yemeğimiz ile cümle

yemeğimiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
'Sorun değil, aile yemeğimizin saatini kaydırırım."אין בעיה. אני פשוט אעביר את ארוחת הערב לזמן אחר.
'Sorun değil, aile yemeğimizin saatini kaydırırım."لا توجد مشكلة، سوف أؤجل العشاء مع العائلة.
'Sorun değil, aile yemeğimizin saatini kaydırırım.家にいないから夕食を作れない?
Yemeğimize devam ederken, tuhaf bir duyguya kapıldım:Iar în timp ce mâncam, am avut această senzație clară că mă aflam iar în Londra,
Yemeğimize devam ederken, tuhaf bir duyguya kapıldım:식사 중에, 특이한 느낌을 받았죠.
Yemeğimize devam ederken, tuhaf bir duyguya kapıldım:ותוך כדי הארוחה, הייתה לי תחושה מוחשית
Yemeğimize devam ederken, tuhaf bir duyguya kapıldım:وعندما كنا نأكل , خالجني هذا الشعور الغريزي
Yemeğimize devam ederken, tuhaf bir duyguya kapıldım:私はまるでロンドンに戻って 同僚の銀行家や経済学者と一緒に
Yemegimizin kendisi, kaynagi bile etkilendi.Anche il nostro cibo è oggi contaminato e alla sua stessa fonte.
Yemegimizin kendisi, kaynagi bile etkilendi.Även vår mat har nu blivit berörd ... och vid dess verkliga källa.
Yemegimizin kendisi, kaynagi bile etkilendi.Chiar si hrana noastra a fost afectata... si asta chiar de la sursa.
Yemegimizin kendisi, kaynagi bile etkilendi.Most még az ételünkre is kihat... és közvetlen a forrásánál.
Yemegimizin kendisi, kaynagi bile etkilendi.Selbst unser Essen ist nun betroffen, und das direkt an ihrer Quelle.
Yemegimizin kendisi, kaynagi bile etkilendi....אפילו המזון שלנו הושפע מכך .הישר במקור שלו
Yemeğimizin kendisi, kaynağı bile etkilendi.Anche il nostro cibo è oggi contaminato e alla sua stessa fonte.
Yemeğimizin kendisi, kaynağı bile etkilendi.Anemia diabetes, dan banyak lagi. Bahkan makanan kita kini telah dilakukan ... dan pada yang sangat Sumbernya.
Yemeğimizin kendisi, kaynağı bile etkilendi.Även vår mat har nu blivit berörd ... och vid dess verkliga källa.
Yemeğimizin kendisi, kaynağı bile etkilendi.Celo naša hrana je zdaj prizadeta in to pri samem viru.
Yemeğimizin kendisi, kaynağı bile etkilendi.Chiar si hrana noastra a fost afectata... si asta chiar de la sursa.
Yemeğimizin kendisi, kaynağı bile etkilendi.Diabetes u.a. Selbst unser Essen ist nun betroffen, und das direkt an ihrer Quelle.
Yemeğimizin kendisi, kaynağı bile etkilendi.Même notre nourriture est maintenant atteinte, et à sa source même.
Yemeğimizin kendisi, kaynağı bile etkilendi.Most még az ételünkre is kihat... és közvetlen a forrásánál.
Yemeğimizin kendisi, kaynağı bile etkilendi.Teď už je napadeno i naše jídlo, a to jde o samotný zdroj.
Yemeğimizin kendisi, kaynağı bile etkilendi.Vaikutukset näkyvät jopa ruuassamme, sen alkulähteillä.
Yemeğimizin kendisi, kaynağı bile etkilendi.Ακόμη και το φαΐ μας έχει πλέον επηρρεαστεί, και αυτό είναι πολύ βασικό.
Yemeğimizin kendisi, kaynağı bile etkilendi.Даже наша пища была теперь произведена... и в его самом источнике.
Yemeğimizin kendisi, kaynağı bile etkilendi.סוכרת, ועוד. אפילו המזון שלנו הושפע מכך... הישר במקור שלו.
Yemeğimizi yedikçe kamera uzaklaşıyor ve giderek daha büyük organizmalarla etkileşime girmeye başlıyoruz.À medida que vamos comendo, a câmara vai-se afastando e começamos a interagir com organismos cada vez maiores.
Yemeğimizi yedikçe kamera uzaklaşıyor ve giderek daha büyük organizmalarla etkileşime girmeye başlıyoruz.Jemy, rośniemy, kamera się oddala i napotykamy coraz większe organizmy.
Yemeğimizi yedikçe kamera uzaklaşıyor ve giderek daha büyük organizmalarla etkileşime girmeye başlıyoruz.먹을 수록 카메라가 물러나며 더 큰 유기체들과 상호작용할 수 있게 되죠.
Yemeğimizi yedikçe kamera uzaklaşıyor ve giderek daha büyük organizmalarla etkileşime girmeye başlıyoruz.Mentre mangiamo, l'immagine si allarga e si comincia a interagire con organismi sempre più grandi.
Yemeğimizi yedikçe kamera uzaklaşıyor ve giderek daha büyük organizmalarla etkileşime girmeye başlıyoruz.Mientras comemos, la cámara se aleja y comenzamos a interactuar con organismos más y más grandes.
Yemeğimizi yedikçe kamera uzaklaşıyor ve giderek daha büyük organizmalarla etkileşime girmeye başlıyoruz.Sitä mukaa kun syömme, kamera vetäytyy poispäin ja alamme vuorovaikutukseen yhä isompien organismien kanssa.
Yemeğimizi yedikçe kamera uzaklaşıyor ve giderek daha büyük organizmalarla etkileşime girmeye başlıyoruz.Поки ми їмо, камера віддаляється, і ми починаємо взаємодіяти із все більшими і більшими організмами.
Yemeğimizi yedikçe kamera uzaklaşıyor ve giderek daha büyük organizmalarla etkileşime girmeye başlıyoruz.אז ככל שאנחנו אוכלים, המצלמה מתחילה להתרחק ואנחנו מתחילים להתמודד עם אורגניזמים גדולים יותר ויותר.
Yemeğimizi yedikçe kamera uzaklaşıyor ve giderek daha büyük organizmalarla etkileşime girmeye başlıyoruz.بينما يأكل تبدأ الكاميرا بالتراجع ثم يبدأ بالتفاعل مع نوع أكبر من الكائنات الحية.
Yemeğimizi yiyelim.Ehi, mangiamo!
Yemeğimizi yiyelim.Hei, cepat makan!
Yemeğimizi yiyelim.Hej, jejmo!
Yemeğimizi yiyelim.Hej, zjedzmy!
Yemeğimizi yiyelim.Hey , kom eten !
Yemeğimizi yiyelim.Hey, låt oss äta!
Yemeğimizi yiyelim.Hey , mancati repede !
Yemeğimizi yiyelim.Hey, mangeons !
Yemeğimizi yiyelim.Lasst uns essen!
Yemeğimizi yiyelim.Này, ăn đi thôi!
Yemeğimizi yiyelim.Έι, ας φάμε!
Yemeğimizi yiyelim.Эй, давай есть!
Yemeğimizi yiyelim.הי. בואו לאכול
Yemeğimizi yiyelim.!هيه . دعوننا نأكل
Yemeğimizi yiyelim.美味しいわ
Yemeğimiz sona erdiğinde ikimiz de karşımızdakinin açık davrandığını görmüştük.A la fin de notre repas, chacune a reconnu l'ouverture d'esprit de l'autre.
Yemeğimiz sona erdiğinde ikimiz de karşımızdakinin açık davrandığını görmüştük.Al final de la charla, reconocimos mutuamente nuestra apertura.
Yemeğimiz sona erdiğinde ikimiz de karşımızdakinin açık davrandığını görmüştük.Alla fine del pranzo eravamo convinte della reciproca apertura mentale.
Yemeğimiz sona erdiğinde ikimiz de karşımızdakinin açık davrandığını görmüştük.Di akhir makan siang kita, kita mengakui keterbukaan masing-masing.
Yemeğimiz sona erdiğinde ikimiz de karşımızdakinin açık davrandığını görmüştük.Ebédünk befejeztével elismertük egymás nyíltságát.
Yemeğimiz sona erdiğinde ikimiz de karşımızdakinin açık davrandığını görmüştük.Gần kết thúc bữa trưa, chúng tôi đều cảm thấy cởi mở với nhau.
Yemeğimiz sona erdiğinde ikimiz de karşımızdakinin açık davrandığını görmüştük.점심 식사가 끝날 즈음 우리는 서로의 마음이 열려 있는 것을 확인했습니다.
Yemeğimiz sona erdiğinde ikimiz de karşımızdakinin açık davrandığını görmüştük.Na konci našeho oběda jsme ocenily naši vzájemnou otevřenost.
Yemeğimiz sona erdiğinde ikimiz de karşımızdakinin açık davrandığını görmüştük.No fim do nosso almoço, reconhecemos a franqueza uma da outra.

İlgili Sayfalar