yemeğim ile cümle

yemeğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Derler ki eger kendi yemegimizi öldürmek zorunda kalsaydik hepimiz vejeteryan olurduk.È stato detto che se dovessimo uccidere la carne che mangiamo saremmo tutti vegetariani.
Derler ki eger kendi yemegimizi öldürmek zorunda kalsaydik hepimiz vejeteryan olurduk.Es wurde gesagt, dass, wenn wir unser Fleisch selber töten müssten, wir alle Vegetarier wären.
Derler ki eger kendi yemegimizi öldürmek zorunda kalsaydik hepimiz vejeteryan olurduk.Se spune ca daca am fi nevoiti sa ucidem pe cei ca noi, am fi cu totii vegetarieni.
Derler ki eger kendi yemegimizi öldürmek zorunda kalsaydik hepimiz vejeteryan olurduk.פעם נאמר, שאם היה עלינו להרוג את הבשר ,שאותו אנו אוכלים .אז כולנו היינו צמחוניים
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Azt mondják, ha a húst magunknak kellene megölnünk, mind vegetáriánusok lennénk.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Det har sagts att om vi var tvugna att döda vårt eget kött, så skulle vi alla vara vegetarianer.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.È stato detto che se dovessimo uccidere la carne che mangiamo saremmo tutti vegetariani.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Es wurde gesagt, dass, wenn wir unser Fleisch selber töten müssten, wir alle Vegetarier wären.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Il a été dit que si nous devions tuer notre propre viande, nous serions tous végétariens.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Jest powiedzenie, że jeśli sami zabijalibyśmy swoje mięso, bylibyśmy wszyscy wegetarianami
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Jika Telah dikatakan Bahwa kita telah membunuh daging kita sendiri, kita semua akan vegetarian.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.On sanottu, että jos joutuisimme tappamaan syömämme lihan, olisimme kaikki kasvissyöjiä.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Rečeno je bilo, da če bi morali sami ubjati naše meso, bi bili vsi vegetarijanci.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Říká se, že kdybychom si měli každý zabíjet maso co jíme, byli bychom všichni vegetariány.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Se dice, que si tubiésemos que matar a nuestro propio alimento, seríamos todos vegetarianos.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Se spune ca daca am fi nevoiti sa ucidem pe cei ca noi, am fi cu totii vegetarieni.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Η θανάτωση ενός ζώου είναι από μόνη της, μια ενέργεια προβληματική.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Было сказано это, если мы имели убить наше собственное мясо, нас все были бы вегетарианцы.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.פעם נאמר, שאם היה עלינו להרוג את הבשר שאותו אנו אוכלים, אז כולנו היינו צמחוניים.
Evdeydik ve akşam yemeğimizi yemiştik.우리 집에 있었고, 저녁 식사를 했다 우리가 저녁 식사를 함께 합니다.
Evdeydik ve akşam yemeğimizi yemiştik.Ήμασταν όλοι σπίτι και δειπνούσαμε μαζί.
Evdeydik ve akşam yemeğimizi yemiştik.كنا كلنا في المنزل تناولنا طعام العشاء، وجبة مسائية سوياً
Evet? Ögle yemeğimi yiyeceksin? Evet.Neden bana katılmıyorsun?Омо!
Evet? Ögle yemeğimi yiyeceksin??כן
Gezilerimden birinde... arkadaşımı yemeğe çalıştım çünkü hiç yemeğimiz yoktu.Bűnre kényszerítve, hogy élhessek.
Gezilerimden birinde... arkadaşımı yemeğe çalıştım çünkü hiç yemeğimiz yoktu.제가 지나온 여정 중에 음식이 없어서 친구를 먹고 싶었을 때의 이야기입니다.
Gezilerimden birinde... arkadaşımı yemeğe çalıştım çünkü hiç yemeğimiz yoktu.О том, что мне пришлось пережить в одном походе, когда меня терзало искушение съесть из-за голода моего друга.
Gezilerimden birinde... arkadaşımı yemeğe çalıştım çünkü hiç yemeğimiz yoktu.על אחד מהמסעות שעברתי ושבו התפתיתי לאכול את חברי כי לא היה לנו מזון
Gezilerimden birinde... arkadaşımı yemeğe çalıştım çünkü hiç yemeğimiz yoktu.أحدى الرحلات التي مشيتها عندما حاولت أكل صديقي بسبب شح الغذاء
Gezilerimden birinde... arkadaşımı yemeğe çalıştım çünkü hiç yemeğimiz yoktu.仲間を食べようと思うほど空腹な状態で 400人近くで歩き回っていたけど
Her akşam, o ve ben, yemeğimizi yiyip tek kelime etmeden otururduk.Każdego wieczora siadaliśmy do kolacji, on i ja, bez słowa.
Her akşam, o ve ben, yemeğimizi yiyip tek kelime etmeden otururduk.Každý večer jsme jedli doma, on a já, bez jediného slova.
Her akşam, o ve ben, yemeğimizi yiyip tek kelime etmeden otururduk.Pasábamos las tardes sentados en casa, sin decir una palabra.
Her akşam, o ve ben, yemeğimizi yiyip tek kelime etmeden otururduk.Passavamo le sere in casa, senza dire una parola.
Her akşam, o ve ben, yemeğimizi yiyip tek kelime etmeden otururduk. Sadece otururduk.Vi satt hemma ensamma om kvällarna, och ingen sa nånting.
Her akşam, o ve ben, yemeğimizi yiyip tek kelime etmeden otururduk.Wir saßen immer den ganzen Abend zu Hause und sagten kein Wort.
Her akşam, o ve ben, yemeğimizi yiyip tek kelime etmeden otururduk.Τα βράδια καθόμασταν μόνοι στο σπίτι.
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.Ale Ježiš im povedal: Mojím pokrmom je to, aby som činil vôľu toho, ktorý ma poslal, a dokonal jeho dielo.
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.Dí jim Ježíš: Můjť pokrm jest, abych činil vůli toho, jenž mne poslal, a dokonal dílo jeho.
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.Disse-lhes Jesus: A minha comida é fazer a vontade daquele que me enviou, e completar a sua obra.
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.Ðức Chúa Jêsus phán rằng: Ðồ ăn của ta tức là làm theo ý muốn của Ðấng sai ta đến, và làm trọn công việc Ngài.
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.Gesù disse loro: «Mio cibo è fare la volontà di colui che mi ha mandato e compiere la sua opera
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.Isus le -a zis: ,,Mîncarea Mea este să fac voia Celui ce M'a trimes, şi să împlinesc lucrarea Lui.
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.Jeesus sanoi heille: "Minun ruokani on se, että minä teen lähettäjäni tahdon ja täytän hänen tekonsa.
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.Jesús les dijo: --Mi comida es que yo haga la voluntad del que me envió y que acabe su obra
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.Jésus leur dit: Ma nourriture est de faire la volonté de celui qui m`a envoyé, et d`accomplir son oeuvre.
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.Jesus sade till dem: »Min mat är att göra dens vilja, som har sänt mig, och att fullborda hans verk.»
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.Jesus sier til dem: Min mat er å gjøre hans vilje som har sendt mig, og å fullføre hans gjerning.
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.Jesus siger til dem: "Min Mad er, at jeg gør hans Villie, som udsendte mig, og fuldbyrder hans Gerning.
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.예수께서 이르시되 나의 양식은 나를 보내신 이의 뜻을 행하며 그의 일을 온전히 이루는 이것이니라
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.Reče jim Jezus: Moja jed je, da izpolnjujem voljo tega, ki me je poslal, in dopolnim delo njegovo.
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.Rzekł im Jezus: Mójci jest pokarm, abym czynił wolę tego, który mię posłał, a dokonał sprawy jego.
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.Иисус говорит им: Моя пища есть творить волю Пославшего Меня и совершить дело Его.
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.Рече їм Ісус: Моя їжа, щоб чинити волю Пославшого мене, й скінчити Його діло.
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.ויאמר אליהם ישוע מאכלי הוא לעשות רצון שלחי ולהשלים מעשהו׃
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.قال لهم يسوع طعامي ان اعمل مشيئة الذي ارسلني واتمم عمله.
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.耶 穌 說 、 我 的 食 物 就 是 遵 行 差 我 者 的 旨 意 、 作 成 他 的 工
İsa, ‹‹Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve Onun işini tamamlamaktır›› dedi.耶穌說 、 我 的 食物 就是 遵行 差 我 者 的 旨意 、 作成 他 的 工
Kahvaltımı ve öğle yemeğimi...De ha az oktatásba fektetsz meg fogjuk tudni változtatni Afrikát.
Kahvaltımı ve öğle yemeğimi... Kendim kurduğum bir vakfa bağışlıyorum.Завтрак и обед я отдаю в основанную мной благотворительную организацию.
İlgili Sayfalar