yemeğe ile cümle
yemeğe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Biz de akşam yemeği yemeğe gidiyorduk.Wij gaan avondeten.
Biz de akşam yemeği yemeğe gidiyorduk.Wir werden Abendessen gehen.
Biz de akşam yemeği yemeğe gidiyorduk.Θα πάμε για φαγητό.
Biz de akşam yemeği yemeğe gidiyorduk.Мы собираемся обедать.
Biz de akşam yemeği yemeğe gidiyorduk..אנחנו הולכים לאכול יחד
Biz de akşam yemeği yemeğe gidiyorduk.نحن ذاهبون لتناول العشاء
Biz de akşam yemeği yemeğe gidiyorduk.そうなの?
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.A tak sa skryl Dávid na poli, a bola slávnosť novmesiaca, a kráľ si sadol k pokrmu jesť.
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.A tak skryl se David na poli. Byl pak novměsíce, i sedl král za stůl k jídlu.
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.A tak skrył się Dawid w polu. A gdy przyszedł nów miesiąca, siadł król do stołu, aby jadł.
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.Davide dunque si nascose nel campo. Arrivò la luna nuova e il re sedette a tavola per mangiare
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.David s'a ascuns în cîmp. A venit luna nouă, şi împăratul a luat loc la ospăţ ca să mănînce.
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.David se cacha dans les champs. C`était la nouvelle lune, et le roi prit place au festin pour manger.
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.David se escondió en el campo. Y cuando llegó la luna nueva, el rey se sentó a la mesa para comer
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.David se je torej skril na polju. In ko pride mlaj, sede kralj za mizo k jedi.
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.David skjulte sig så ude på Marken. Da Nymånedagen kom,satte Kongen sig til Bords for at spise;
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.David verbarg sich im Felde. Und da der Neumond kam, setzte sich der König zu Tisch, zu essen.
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.Elrejtõzék azért Dávid a mezõn. És mikor az újhold eljött, leült a király az ebédhez, hogy egyék.
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.Escondeu-se, pois, Davi no campo; e, sendo a lua nova, sentou-se o rei para comer.
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.다윗이 들에 숨으니라 월삭이 되매 왕이 앉아 음식을 먹을 때에
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.Maka bersembunyilah Daud di padang. Pada Pesta Bulan Baru, Raja Saul datang ke perjamuan
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.Niin Daavid kätkeytyi kedolle. Ja kun uusikuu tuli, istuutui kuningas aterialle.
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.Och David gömde sig ute på marken. Och när nymånaden var inne, satte konungen sig till bords för att äta.
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.Så skjulte David sig ute på marken. Da det blev nymåne, satte kongen sig til bords for å holde måltid.
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.Vậy , Ða - vít ẩn trong đồng . Khi đến ngày mồng một , vua ngồi bàn đặng ăn bữa ;
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.Vậy, Ða-vít ẩn trong đồng. Khi đến ngày mồng một, vua ngồi bàn đặng ăn bữa;
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.Εκρυφθη λοιπον ο Δαβιδ εν τω αγρω και οτε ηλθεν η νεομηνια, ο βασιλευς εκαθισεν εις την τραπεζαν δια να φαγη.
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.И скрылся Давид на поле. И наступило новомесячие, и сел царьобедать.
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.И тъй, Давид се скри на полето; и когато дойде новолунието, царят седна на трапезата да яде.
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.ויסתר דוד בשדה ויהי החדש וישב המלך על הלחם לאכול׃
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.فاختبأ داود في الحقل. وكان الشهر فجلس الملك على الطعام لياكل.
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.大 衛 就 去 藏 在 田 野 。 到 了 初 一 日 、 王 坐 席 要 喫 飯
Böylece Davut tarlada gizlendi. Yeni Ay Töreni başlayınca, Kral Saul gelip yemeğe oturdu.大衛 就 去 藏 在 田野 。 到 了 初一 日 、 王 坐席 要 喫飯
Bu 45,000 den bir tanesi, yani her oglen yemeginde, 12,000 kisi yemege geliyor.이것이 4만 5천명이 일하는 공장이지요. 점심 시간마다 만 이천 명 가량이 점심을 먹으러 쏟아져 나와
Bu 45,000 den bir tanesi, yani her oglen yemeginde, 12,000 kisi yemege geliyor.Aceasta este una cu 45.000. Deci la fiecare prânz, sunt aproximativ 12.000 venind pentru prânz.
Bu 45,000 den bir tanesi, yani her oglen yemeginde, 12,000 kisi yemege geliyor.Celle-là emploie 45 000 ouvriers. Tous les midis, pas loin de 12 000 personnes viennent manger.
Bu 45,000 den bir tanesi, yani her oglen yemeginde, 12,000 kisi yemege geliyor.Deze heeft 45.000 werknemers. Iedere lunchpauze gebruiken 12.000 mensen de maaltijd.
Bu 45,000 den bir tanesi, yani her oglen yemeginde, 12,000 kisi yemege geliyor.Esta é uma com 45 000. Ao meio-dia, há cerca de 12 000 que saem para o almoço.
Bu 45,000 den bir tanesi, yani her oglen yemeginde, 12,000 kisi yemege geliyor.Esta tiene 45.000. Así que a la hora de comer hay unos 12.000 empleados yendo a comer
Bu 45,000 den bir tanesi, yani her oglen yemeginde, 12,000 kisi yemege geliyor.Hier ist eine mit 45.000 Arbeitern. In jeder Mittagspause werden an die 12.000 Leute mit Essen versorgt.
Bu 45,000 den bir tanesi, yani her oglen yemeginde, 12,000 kisi yemege geliyor.In questa ci sono 45.000 operai. Quindi a ogni pausa pranzo circa 12.000 operai escono fuori.
Bu 45,000 den bir tanesi, yani her oglen yemeginde, 12,000 kisi yemege geliyor.Tato má 45.000 lidí. Takže každý oběd, jich asi 12.000 přichází na oběd.
Bu 45,000 den bir tanesi, yani her oglen yemeginde, 12,000 kisi yemege geliyor.W tej jest 45 000 pracowników - około 12 000 osób przychodzi więc na lunch.
Bu 45,000 den bir tanesi, yani her oglen yemeginde, 12,000 kisi yemege geliyor.На этом предприятии работает 45 000 человек, так что в обеденный перерыв примерно 12 000 приходят поесть.
Bu 45,000 den bir tanesi, yani her oglen yemeginde, 12,000 kisi yemege geliyor.Тази е с 45 000. Така че всеки обяд идват около 12 000 души за обяд.
Bu 45,000 den bir tanesi, yani her oglen yemeginde, 12,000 kisi yemege geliyor.זהו אחד עם 45,000. אז כל צהריים, יש כ - 12,000 שבאים לארוחת צהריים. הם יושבים, יש להם כ- 20 דקות.
Bu 45,000 den bir tanesi, yani her oglen yemeginde, 12,000 kisi yemege geliyor.هذا المصنع فيه 45 الف عامل. اي في كل فترة غداء سيحضر ما يقارب 12 الف عامل
Bu 45,000 den bir tanesi, yani her oglen yemeginde, 12,000 kisi yemege geliyor.昼食には1万2000人がここに来ます 座って 20分ぐらいが休憩時間です
Bu eserin arkasında yatan hikaye şöyle: Simonides adlı bir şair bir yemeğe katılıyormuş.Anegdota opowiada takie zdarzenie: pewnego razu poeta Symonides poszedł na ucztę.
Bugün hepinizden yemeğe katılmanızı isteme nedenim... ...monarşi törenini konuşmak içindi...سبب دعوتكم للعشاء اليوم علينا التحدث حول الافتتاحية
Bunun zorbalık olduğunu biliyorum fakat yemeğe ihtiyacımız vardı.C'était pas bien, je sais. Mais on avait faim.
Bunun zorbalık olduğunu biliyorum fakat yemeğe ihtiyacımız vardı.Ich wusste es war grob. Aber wir brauchten Essen.
Bunun zorbalık olduğunu biliyorum fakat yemeğe ihtiyacımız vardı.Ik wist dat het slecht was, maar we hadden eten nodig.
Bunun zorbalık olduğunu biliyorum fakat yemeğe ihtiyacımız vardı.나쁜 짓인 것을 알았지만 우리에겐 음식이 필요했으니
Bunun zorbalık olduğunu biliyorum fakat yemeğe ihtiyacımız vardı.Sabía era grosero, pero hacía falta alimento.
Bunun zorbalık olduğunu biliyorum fakat yemeğe ihtiyacımız vardı.Sabia que era mau. Mas precisávamos de comida.
Bunun zorbalık olduğunu biliyorum fakat yemeğe ihtiyacımız vardı.Sapevo che era scorretto. Ma ci serviva cibo.
Bunun zorbalık olduğunu biliyorum fakat yemeğe ihtiyacımız vardı.Ştiu că era necivilizat. Dar era nevoie de hrană.
Bunun zorbalık olduğunu biliyorum fakat yemeğe ihtiyacımız vardı.Teljesen el vagyok szánva, mint egy hazafias rendőr.
Bunun zorbalık olduğunu biliyorum fakat yemeğe ihtiyacımız vardı.Tôi biết làm như thế là không phải. Nhưng chúng tôi cần thức ăn.
İlgili Sayfalar