Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››Các ngươi lượm trong sáu ngày , nhưng qua_ngày thứ_bảy là ngày Sa-bát , sẽ chẳng có đâu .
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››Các ngươi lượm trong sáu ngày, nhưng qua ngày thứ bảy là ngày Sa-bát, sẽ chẳng có đâu.
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››Hat napon szedjétek azt, de a hetedik napon szombat van, akkor nem lesz.
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››I seks bage skal I samle det, men på den syvende Dag, på Sabbaten, er der intet at finde."
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››I seks dager skal I sanke det; men på den syvende dag er det sabbat, da skal det ikke være å finne.
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››I sex dagar skolen I samla därav, men på sjunde dagen är sabbat; då skall intet vara att finna.»
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››육일 동안은 너희가 그것을 거두되 제 칠일은 안식일인즉 그날에는 없으리라 하였으나
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››Kuutena päivänä on teidän sitä koottava, mutta seitsemäntenä päivänä on sapatti; silloin ei sitä ole."
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››Pendant six jours vous en ramasserez; mais le septième jour, qui est le sabbat, il n`y en aura point.
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››Po šest dní budete to sbírávati, den pak sedmý sobota jest; nebude bývati manny v ní.
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››Po šesť dní to budete sberať, ale siedmeho dňa je sobota, nebude v nej manny.
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››Przez sześć dni zbierać to będziecie, a dnia siódmego sabbat; nie będzie weó manny.
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››Sechs Tage sollt ihr sammeln; aber der siebente Tag ist der Sabbat, an dem wird nichts da sein.
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››Sei giorni lo raccoglierete, ma il settimo giorno è sabato: non ve ne sarà»
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››Seis días lo recogeréis; pero el séptimo día es sábado, en el cual no será hallado
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››Seis dias o colhereis, mas o sétimo dia é o sábado; nele não haverá.
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››Šest dni boste nabirali, a sedmi dan je počitek, tedaj ne bo tega.
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››Veţi strînge timp de şase zile; dar în ziua a şaptea, care este Sabatul, nu va fi.``
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››Zes dagen kunt u het verzamelen, maar op de zevende dag niet, dan is het een rustdag."
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››εξ ημερας θελετε συναγει αυτο εν τη εβδομη ομως ημερα, τω σαββατω, εν ταυτη δεν θελει ευρισκεσθαι.
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››Шест дена ще го събирате; но седмия ден е събота, в нея няма да се намира.
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››шесть дней собирайте его, а в седьмой день – суббота: не будет его в этот день.
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››ששת ימים תלקטהו וביום השביעי שבת לא יהיה בו׃
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››ستة ايام تلتقطونه. واما اليوم السابع ففيه سبت. لا يوجد فيه
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››六 天 可 以 收 取 、 第 七 天 乃 是 安 息 日 、 那 一 天 必 沒 有 了
Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak.››六 天 可以 收取 、 第七 天 乃 是 安息日 、 那 一 天 必 沒 有 了
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.Aus sechs Trübsalen wird er dich erretten, und in der siebenten wird dich kein Übel rühren:
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.Da sei tribolazioni ti libererà e alla settima non ti toccherà il male
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.De şase ori te va izbăvi din necaz, şi de şapte ori nu te va atinge răul.
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.Em seis angústias te livrará, e em sete o mal não te tocará.
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.En seis tribulaciones te librará; y en siete no te tocará el mal
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.Hat bajodból megszabadít, és a hetedikben sem illet a veszedelem téged.
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.I seks trengsler skal han berge dig, og i den syvende skal intet ondt røre dig.
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.Iz šestih stisk te otme, tudi v sedmerih se te ne dotakne nesreča.
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.Jikalau bahaya mengancam, selalu engkau diselamatkan
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.여섯가지 환난에서 너를 구원하시며 일곱가지 환난이라도 그 재앙이 네게 미치지 않게 하시며
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.Kuudesta hädästä hän sinut pelastaa, ja seitsemässä ei onnettomuus sinua kohtaa.
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.Seks Gange redder han dig i Trængsel, syv går Ulykken uden om dig;
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.Sex gånger räddar han dig ur nöden, ja, sju gånger avvändes olyckan från dig.
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.Six fois il te délivrera de l`angoisse, Et sept fois le mal ne t`atteindra pas.
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.Steeds weer zal Hij je redden, zodat het kwaad je niet raakt.
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.Trong sáu cơn hoạn nạn, Ngài sẽ giải cứu cho, Qua cơn thứ bảy, tai hại cũng sẽ không đụng đến mình.
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.Trong sáu cơn hoạn_nạn , Ngài sẽ giải_cứu cho , Qua cơn thứ_bảy , tai_hại cũng sẽ không đụng đến mình .
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.Zo šiestich úzkostí ťa vytrhne, áno, v siedmich sa ťa nedotkne zlé.
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.Z šesti úzkostí vysvobodil by tebe, ano i v sedmi nedotklo by se tebe zlé.
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.Z sześciu ucisków wyrwie cię, a w siódmym nie tknie się ciebie złe.
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.Εν εξ θλιψεσι θελει σε ελευθερωσει και εν τη εβδομη δεν θελει σε εγγισει κακον.
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.В шест беди ще те избави; Дори в седмата няма да те досегне зло.
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.В шести бедах спасет тебя, и в седьмой не коснется тебя зло.
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.בשש צרות יצילך ובשבע לא יגע בך רע׃
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.في ست شدائد ينجيك وفي سبع لا يمسك سوء.
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.你 六 次 遭 難 、 他 必 救 你 . 就 是 七 次 、 災 禍 也 無 法 害 你
Altı kez sıkıntıya düşsen seni kurtarır, Yedinci kez de sana zarar vermez.你 六 次 遭難 、 他 必 救 你 . 就是 七 次 、 災禍 也 無法 害 你
altıncısı Ammiel, yedincisi İssakar, sekizincisi Peulletay. Çünkü Tanrı Ovet-Edomu kutsamıştı.Amiel, al şaselea, Isahar al şaptelea, Peultai al optulea; căci Dumnezeu îl binecuvîntase.
altıncısı Ammiel, yedincisi İssakar, sekizincisi Peulletay. Çünkü Tanrı Ovet-Edomu kutsamıştı.Amiel el sexto, Isacar el séptimo, Peultai el octavo; porque Dios había bendecido a Obed-edom
altıncısı Ammiel, yedincisi İssakar, sekizincisi Peulletay. Çünkü Tanrı Ovet-Edomu kutsamıştı.Amiel, Isakhar dan Peuletai
altıncısı Ammiel, yedincisi İssakar, sekizincisi Peulletay. Çünkü Tanrı Ovet-Edomu kutsamıştı.Amiel o sexto, Issacar o sétimo, Peuletai o oitavo; porque Deus o tinha abençoado.
altıncısı Ammiel, yedincisi İssakar, sekizincisi Peulletay. Çünkü Tanrı Ovet-Edomu kutsamıştı.Amiel, šesti, Isahar, sedmi, Peuletaj, osmi; kajti Bog ga je blagoslovil.
altıncısı Ammiel, yedincisi İssakar, sekizincisi Peulletay. Çünkü Tanrı Ovet-Edomu kutsamıştı.Amiel šestý, Izachar sedmý, Pehulletai osmý; nebo požehnal mu Bůh.
altıncısı Ammiel, yedincisi İssakar, sekizincisi Peulletay. Çünkü Tanrı Ovet-Edomu kutsamıştı.A-mi-ên thứ sáu, Y-sa-ca thứ bảy, và phê -u-lê-tai thứ tám; vì Ðức Chúa Trời có ban phước cho Ô-bết-Ê-đôm.