Bir kemalpaşa tatlısı yedim.I ate a gulab jamun.
Kuzu tandırı yedim.I ate the biryani.
Döner yedim.I ate a shawarma.
Şavurma yedim.I ate a shawarma.
Sadece pualo yemedim aynı zamanda kebap da yedim.Not only did I eat pulao, but I also ate kebabs.
Ben bhajjis yedim.I ate the bhajjis.
Ben qeema yedim.I ate the qeema.
Ben sambarlı bir idli yedim.I ate an idli with sambar.
Ben kahvaltı için pohe yedim.I ate pohe for breakfast.
Ben bir tavuk lolipop yedim.I ate a chicken lollipop.
Ben bir samosa yedim.I ate a samosa.
Ben bir paped yedim.I ate a papad.
Ben sevpuri yedim.I ate sevpuri.
Ben pav bhaji yedim.I ate the pav bhaji.
Aç olduğum için yaklaşık on birde öğle yemeği yedim.I had lunch around eleven because I was hungry.
Ben bir chakli yedim.I ate a chakli.
Bütün portakallarımı yedim.I ate all my oranges.
Çok fazla fasulye yedim ve şimdi popom ötmeyi durduramıyor.I ate too many beans and now my backside cannot stop singing.
"Nerede öğle yemeği yedin? " "Bir restoranda yedim.""Where did you eat lunch?" "I ate at a restaurant."
Hafif yedim.I ate light.
Bugün gittim ve bir restoranda öğle yemeği yedim.Today I went and ate lunch at a restaurant.
"Aç mısın?" "Aç değilim. Okuldayken bir sandviç yedim.""Are you hungry?" "I'm not hungry. When I was at school, I ate a sandwich."
Hayır, teşekkür ederim. Ben zaten yedim.No, thank you. I already ate.
Sadece bir parça ekmek yedim.I only ate a bite of bread.
Ben yenilebilir pirinç kağıdı ve karamele sarılmış bir muz yedim.I ate a banana wrapped in edible rice paper and caramel.
Zaten yeterince yedim.I've already eaten enough.
Dün biraz fazla yedim.I ate a little too much yesterday.
Bu sabah ekşi kremalı patates kızartması yedim.This morning I ate french fries with sour cream.
Ben çabucak yedim.I ate quickly.
Ben öğle yemeğimi senden daha önce yedim.I ate lunch earlier than you did.
Senden daha erken akşam yemeği yedim.I had dinner earlier than you.
Ben yemek yedim.I've eaten.
Ben bir dilim karpuz yedim.I ate a slice of watermelon.
Ben sadece büyük bir öğle yemeği yedim.I just had a big lunch.
O kadar açtım ki onu yedim.I was so hungry that I ate it.
Beş tane avokado yedim.I ate five avocados.
Ben bir muz yedim.I ate a banana.
Ben Tom'un evinde bir hamburger yedim.I ate a hamburger at Tom's.
Bir dilim turta yedim.I ate a slice of pie.
Bir fırında öğle yemeği yedim.I had lunch at a bakery.
Yürüyüşe gitmeden önce bir elma yedim.I ate an apple before I went for a walk.
Sandvicimi yedim.I ate my sandwich.
Öğle yemeği için bir sandviç yedim.I had a sandwich for lunch.
Az önce bir tabak dolusu kruvasan yedim. Şimdi tokum.I have just eaten a plate full of croissants. Now I am full.
Patates cipsi yedim.I ate potato chips.
Akşam yemeği için fasulye çorbası ve külbastı yedim.I had bean soup and cutlet for dinner.
Sabahleyin pirinç püresi yedim.I ate rice porridge in the morning.
Nihayet doyurucu bir şey yedim.I finally ate something substantial.
İki defa dayak yedim.I got beat twice.
Öğle yemeği için bir hamburger yedim.I ate a hamburger for lunch.
Kantinde öğle yemeği yedim.I had lunch at the canteen.
Ben dışarıda yedim.I ate out.
Yalnız yemek yedim.I ate alone.
Beni hasta yapan bir şey yedim.I ate something that made me sick.
Zaten öğle yemeği yedim.I've already had lunch.
Salatayı yedim.I ate the salad.
Bir portakal yedim.I ate an orange.
Hepsini yedim.I ate all of it.
Öğlen yemeğimi daha önce yedim.I ate my lunch earlier.
Tabaktan bir kurabiye aldım ve onu yedim.I took a cookie off the plate and ate it.