Ben havyar yedim.I ate caviar.
İki yanağıma tokat yedim.I got slapped on both cheeks.
Besleyici bir kahvaltı yedim.I had a sustaining breakfast.
Ben zaten akşam yemeğimi yedim.I've already had my supper.
Daha önce öğle yemeği yedim.I have already eaten lunch.
C vitamini için taze limon yedim.I ate a fresh lemon for the vitamin C.
Korkarım ki çok fazla yedim.I'm afraid I've eaten too much.
Yeterince yedim, bu yüzden midem dolu.I've had enough, so my stomach is full.
İki kek vardı. Ben birini yedim ve sonra diğerini yedim.There were two cakes. I ate one and then I ate the other.
Öğleden sonra atıştırmalığı için krem karamel yedim.I had some custard pudding for an afternoon snack.
Teşekkür ederim, yeterince yedim.Thank you, I've had enough.
Ben hafif bir öğle yemeği yedim.I had a light lunch.
Bu hafta çok yemek yedim.I've eaten a great deal of food this week.
Ayvayı yedim.I am in the soup.
Dün çok fazla yemek yedim.I ate too much food yesterday.
Birini yedim ve sonra diğerini yedim.I ate one and then I ate the other.
Sabah kahvaltısını sekizde yedim.I ate breakfast at eight.
Amcamdan karşılıksız bir akşam yemeği yedim.I sponged a dinner off my uncle.
Ben kekin dörtte birini yedim.I ate a quarter of a cake.
Az önce öğle yemeği yedim.I have just eaten lunch.
Mütevazı bir kahvaltı tost, kahve ve bir yumurta yedim.I ate a modest breakfast of toast, coffee, and one egg.
Bir hamburger yedim ve bir tane daha ısmarladım.I ate a hamburger and ordered another.
Tıka basa pizza yedim.I pigged out on pizza.
Şu restoranda Mike ile öğle yemeği yedim.I had lunch with Mike at that restaurant.
Sabah kahvaltısını zaten yedim.I've already eaten breakfast.
Restorana girdim ve öğle yemeği yedim.I entered the restaurant and had lunch.
Bir lokantaya girdim ve öğle yemeği yedim.I entered a restaurant and had lunch.
Korkarım ki berbat bir şey yedim.I am afraid I ate something bad.
Ben acele bir öğle yemeği yedim.I ate a hasty lunch.
Hafif bir öğle yemeği yedim.I ate a light lunch.
Bu sabah ekmek ve tereyağı yedim.I ate bread and butter this morning.
Yedi de mükemmel bir kahvaltı yedim.I had an excellent breakfast at seven.
İlk defa Japon yemeği yedim.I ate Japanese food for the first time.
Ben öğle yemeği için bir sosisli sandviç yedim.I ate a hot dog for lunch.
Öğle yemeği için biraz ekmek ve bir kaynamış yumurta yedim.I ate some bread and a boiled egg for lunch.
Hafta sonunda çok yemek yedim.I pigged out over the weekend.
İlk defa duren yedim.I ate durian for the first time.
Tembel olduğum için annemden azar yedim.I was scolded by my mother for being lazy.
Masraflar ona ait olmak üzere iyi bir akşam yemeği yedim.I had a good dinner at his expense.
Çok açım, onu yedim.I'm so hungry, I ate it.
Ben kafayı yedim.I'm frantic!
Akşamleyin evde ailemle yemek yedim.In the evening, I have dinner at home with my family.
Gece yarısı aperatifi için anlık erişte yedim.I had instant noodles as a midnight snack.
Yemek o kadar güzeldi ki çok fazla yedim.The food was so good that I ate too much.
Sadece pilav değil, kebap da yedim.Not only did I eat pilaf, but I also ate kebabs.
Bugün ilk kez erişte yedim.I ate noodles for the first time today.
Ben peynir yedim.I ate the cheese.
Ben çabucak öğle yemeği yedim.I quickly ate lunch.
Acele ile öğle yemeği yedim.I ate lunch in a hurry.
Kahvaltı için çayla ekmek yedim.I had nan with tea for breakfast.
Ne! Sen benim çikolata ayımı yedim mi?What! You've eaten my chocolate bear?
İki buçuk saat önce öğle yemeği yedim.I ate lunch two and a half hours ago.
"Sen yemek yedin mi?" "Evet, yedim""Have you eaten?" "Yes, I have."
Ben pastanın dörtte birini yedim.I ate a quarter of the cake.
Dün 10 tane şiş yedim.Yesterday I ate 10 skewers.
Memleketim Bolu'da patates aromalı köy ekmeği yedim.I ate potato flavoured village bread in my hometown, Bolu.
Elmayı yedim.I ate the apple.
Japonya'da sık sık okonomiyaki yedim.In Japan, I often ate okonomiyaki.
Ben Japonya'da sık sık köri yedim.I often ate curry in Japan.
Dün sabah bir gözleme yedim!Yesterday morning I ate a waffle!