ye ile cümle

ye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Son zamanlarda her yerde kargalar görüyoruz.Lately, we see crows everywhere.
Son zamanlarda yeterince uyumuyorum.I haven't been getting enough sleep lately.
Geçenlerde yeni bir daireye taşındım.Recently I moved to another apartment.
Bilgisayarım için yeni bir masa aldım.I just bought a new desk for my computer.
Yeni karikatürler çok fazla şiddet ve cinsel sahneye sahip.Recent comics have too many violent and sexual scenes.
Artık yeterince uyuyamıyorum.I can not get enough sleep any more.
Son zamanlarda yeni bir iş başlattı.Recently he launched a new business.
Başlangıçta yeni ortamımla baş etmeyi zor buldum.Initially I found it difficult to deal with my new environment.
İlk sırada resim çizen kız benim yeğenim.The girl drawing a picture in the first row is my niece.
Karısı dışarıda olduğu için, kendisine akşam yemeği pişirdi.His wife being out, he cooked dinner for himself.
Karım dışarıda yemeyi sever ve bu yüzden yemek pişirmek zorunda değildir.My wife likes to eat out and so she doesn't have to cook.
Karım yeni bir araba almam için beni ikna etti.My wife talked me into buying a new car.
Karımı yeni bir araba almaktan vazgeçirdim.I talked my wife out of buying a new car.
Yeteneğin olmadığı için vazgeçmemelisin.You shouldn't give up just because you have no talent.
Vejetaryen yemekleri tavsiye edebilir misiniz?Can you recommend any vegetarian dishes?
Buralarda bir yerde cüzdanımı kaybettim.I lost my wallet somewhere around here.
Hanshin depreminde yer uzun süre sarsıldı.In the Hanshin earthquake, the ground shook for a long time.
Dün buraya yakın bir yerde bir gemi battı.A ship sank near here yesterday.
Dünden beri bir şey yemedim.I haven't eaten anything since yesterday.
Dün Giant'lar Lion'ları yendi.The Giants beat the Lions yesterday.
Ben dünü dışarı çıkma yerine kitap okuyarak geçirdim.I spent yesterday reading instead of going out.
Dün geceki harika akşam yemeği için sana çok teşekkür ederim.Thank you very much for the wonderful dinner last night.
Dün dışarı çıkmak yerine evde kaldı.Yesterday she stayed at home instead of going out.
Dün akşam yemeği yediğimiz restoran çok iyi değil.The restaurant where we had dinner yesterday isn't very good.
O dün beni yemeğe davet etti.Yesterday, I was invited to dinner by him.
Dün çok fazla yemek yedim.I ate too much food yesterday.
Dün yediğim bir şey bana dokundu.Something I ate yesterday disagreed with me.
Dün yediğim balık bana dokundu.The fish I ate yesterday did not agree with me.
Dün yeni bir kişisel bilgisayar satın aldım.I bought a new personal computer yesterday.
Dün yeni bir PC satın aldım.I bought a new personal computer yesterday.
Dün yeni bir ceket aldım.I got a new jacket yesterday.
Dün caddede Mary'ye rastladım.Yesterday I met Mary on the street.
Dün gece yediğim istiridyeler bana yaramadı.Those oysters I ate last night didn't agree with me.
Dün gece bir yemek kitabı okudu.She read a cookbook last night.
Dün gece, saat 02'ye kadar televizyonda Olimpiyat Oyunları izleyerek yatmadım.I sat up last night until two o'clock watching the Olympic Games on TV.
Dün gece bir şey yedin mi?Did you eat something last night?
Bahçede yetişen bir kiraz vardı.There was a cherry tree growing in the garden.
Katil olay yerinde tutuklandı.The murderer was arrested on the spot.
Tabak kazara yere düştü.The dish fell on the floor with a crash.
Tabak elinden kaydı ve yere düştü.The plate slipped from her hand and crashed to the floor.
Tabakları dolaptaki yerine koyar mısın?Will you put the dishes away in the cupboard?
Şemsiyemi hiçbir yerde bulamıyorum.I can't find my umbrella anywhere.
Dağlar mutlaka yeşil değildir.Mountains are not necessarily green.
Üzgünüm ama isteğinizi yerine getiremem.I am sorry, but I cannot meet your requirement.
İş o kadar başarılıydı ki, onun şimdi hala hali vakti yerinde.The business was so successful that he is still well off now.
İşe gitme yerine bütün gün yatakta kaldım.I stayed in bed all day instead of going to work.
Rahip yeni yapılan kiliseyi kutsadı.The priest blessed the newly built church.
Yeni dönem nisanda başlar.The new term starts in April.
Ben ilk otobüse zamanında yetişmek için aceleyle kahvaltı yaptım.I had breakfast in haste in order to be in time for the first bus.
Kız kardeşim bazen akşam yemeğimizi hazırlar.My sister sometimes makes our dinner.
Kız kardeşim mutfakta yemek pişiriyor.My sister is cooking in the kitchen.
Çocuklar yetişkinler gibi davranmak isterler.Children want to act like grown-ups.
Bir çocuğu iyi bir şey yaptığı için yeterince övemezsin.You cannot praise a child enough for doing something well.
Çocuklara uygun bakım vermek için yeterli doktor yok.There are not enough doctors to give proper care to the children.
Televizyon seyretmek yerine, çocuklar dışarıda oynadılar.Instead of watching television, the children played outside.
Çocuklar oyun oynarken yetişkin gibi davranırlar.Children like to pretend to be adults when they play.
Çocukken her yerde uyuyabilirdim.When I was a child, I could sleep anywhere.
Bir çocuğun müzik yeteneği irsi midir?Does a child's musical talent depend on heredity?
Çocuklar için tasarlanmış olan bu kitap yetişkinler tarafından okunur.Intended for children, this is a book often read by adults.
Çocuklar için tasarlanmış kitap yetişkinleri eğlendiriyor.Intended for children, the book entertains grown-ups.

İlgili Sayfalar