ye ile cümle
ye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Banka soyguncusu " hepiniz, olduğunuz yerde kalın!" diye bağırdıThe bank robber shouted, "Stay where you are, all of you!"
"Mutlu Yeni Yıllar." "Sana da aynısını diliyorum!""A Happy New Year!" "I wish you the same!"
"Baharı bekliyorum" Soseki'ye ait bir roman, değil mi?"Waiting for Spring" is a novel by Soseki, isn't it?
"Önümüzdeki hafta Hawaii'ye gideceğim." "Gerçekten mi?""I'm going to Hawaii next week." "Really?"
"Bunu benim yerime yapabilir misin?" "Üzgünüm, ben çok meşgulüm.""Could you do this instead of me?" "Sorry, I'm too busy."
"Biraz daha ister misiniz?" "Hayır, yeterince aldım.""Would you like any more?" "No, I've had enough."
"Biraz daha kahve alır mıydınız?" "Hayır, teşekkürler. Yeterince içtim.""Will you have some more coffee?" "No, thanks. I've had enough."
"Şu yeni bir şapkadan daha ucuz."diye cevaplar Susan."That's cheaper than a new hat," Susan answers.
"Bitirdin mi?" "Aksine, yeni başlıyorum.""Have you finished it?" "On the contrary, I'm just starting."
" Ne kadara mal oldu? " "Bana bin yene maloldu. ""How much did it cost?" "It cost me a thousand yen."
" Evet bu," o devam etti, "faturaların tutulduğu yerdir.""So this," she went on, "is where the receipts are kept."
"Sue size çok kızgın," yeni garson kız söyledi."Sue's very angry with you," my new waitress said.
Utangaç genç adam "Teşekkür ederim, bir parça daha kek yemek istiyorum" dedi."Thank you, I'd love to have another piece of cake," said the shy young man.
"Ne zaman TV izlersin?" "Akşam yemeğinden sonra TV izlerim.""When do you watch TV?" "I watch TV after dinner."
Ağaçlar yeşil.The trees are green.
O, Yengeç burcunda doğan kızların "cesur" olduğunu söylüyor.It says girls born under Cancer are 'daring'.
Bu fabrikanın randımanı %20'ye kadar arttı.The output of this factory has increased by 20%.
Sen ilerle ve ben sana daha sonra yetişirim.You walk on and I will catch up with you later.
Sadece gözlerinizi kapatın yeter.You have only to close your eyes.
Seni yeterince methedemiyorum.I cannot praise you enough.
Siz yeni öğrencisiniz.You are new students.
Bir kalabalık olay yerinde toplandı.A crowd gathered at the scene.
Erkek kardeşim yeni arabasından memnun değil.My brother is not satisfied with his new car.
İyi bir manzarası olan bir yerde bir dinlenme için duralım.Let's stop for a rest somewhere with a good view.
Polisler hırsızı olay yerinde tutukladı.The police arrested the burglar on the spot.
Polis kruvazörü kazanın olduğu yere yakın bir durağa çekti.The police cruiser pulled to a stop near the spot where the accident happened.
Polis cinayetle ilgili herhangi bir yeni kanıt bulmakta başarısız oldu.Police have failed to turn up any new evidence about the murder.
Polisler olay yerinin birkaç fotografını çekti.The police took some pictures of the scene of the accident.
Ben hafif bir öğle yemeği yedim.I had a light lunch.
Hafif soğuk ailemle birlikte Ibusuki'ye gidişimi engelledi.A slight cold prevented me from going to Ibusuki with my family.
Karuizawa bir sayfiye yeri olarak ünlüdür.Karuizawa is famous as a summer resort.
Hafif bir yemek yiyebileceğim bir kafe var mı?Is there a cafe where I can have a light meal?
Evlilikler cennette yapılır ve yeryüzünde tüketilir.Marriages are made in heaven and consummated on earth.
Ayda bir milyon yen kazanmak kesinlikle olanaksızdır.It's by no means impossible to earn one million yen a month.
Her ay bankaya on bin yen koyarım.I put ten thousand yen into the bank every month.
Ayda 50.000 yen gelirim var.I have an income of 50,000 yen a month.
Ay yaşamak için iyi bir yer değil.The moon is not a good place to live on.
Ayda on bin yenle geçinemiyorum.I can't live on ten thousand yen a month.
İyi sağlığı onun yetmiş beş yaşına kadar çalışmasına olanak sağladı.His good health enabled him to work till the age of seventy-five.
Sağlık açısından bakıldığında Tokyo böylesine güzel bir yer değil.From the viewpoint of health, Tokyo is not such a good place to live.
Kaneko yeni işinde o kadar stresliydi ki sinir krizi geçirdi.Kaneko was so stressed out at her new job that she had a nervous breakdown.
Bir köpeğin yerine bir kedi bakmak istiyorum.I want to keep a cat instead of a dog.
Köpek balığı, kemikleri, kuyruğu ve hepsini yedi.The dog ate the fish, bones, tail and all.
Bir köpek çok aç olduğu zaman, yemeğini bir çırpıda bitirir.When a dog is very hungry, it devours its food.
Araştırma müdürü, departmana yeni bir ürünü test etmede esaslı bir iş yaptırdı.The research director had the department do a thorough job in testing the new product.
Yeni Yıl Günü, birçok kişi, çevre türbelerini ziyaret eder.On New Year's Day, many people visit neighborhood shrines.
Yeni Yıl Günü birçok Japon ibadet etmek için türbeye giderler.On New Year's Day many Japanese go to the shrine to worship.
Yerliler o zaman ilk kez bir uçak gördüler.The natives saw an airplane then for the first time.
Yerliler topraklarını istilacılara karşı savunmak zorundalar.The natives have to defend their land against invaders.
Harajuku, Tokyo'daki en hareketli yerlerden biridir.Harajuku is one of the hottest places in Tokyo.
Ortalama yetenekteki işçiler şu anda yılda 10.000 dolardan fazla kazanırlar.The average skilled workers now earn over $10,000 a year.
Olay yerinde bulunduğuna dair ona karşı herhangi bir kanıt yoktu.There was no evidence against him found at the scene.
Bölgeye yerlilerin girmesine izin verilmiyor.The natives were not allowed to enter the district.
Yerlilerin bölgeye girmesine izin verilmiyor.The natives were not allowed to enter the district.
Ben yerel bir şirkette staj yapacağım.I'm going to do an internship at a local company.
Yerlilere uzun süre kurak havayla işkence yapıldı.The natives were tormented by a long spell of dry weather.
Emekli olduktan sonra, Teresa kendini yetimlerin bakımı için adamış.After retirement, Teresa devoted herself to caring for orphans.
Eski halılar yeni halılardan daha değerlidir.Older carpets are more valuable than newer carpets.
Eski tekerlekleri yenisiyle değiştir.Replace the old tires with new ones.
Eski lastikleri yenileriyle değiştir.Replace the old tires with new ones.