ye ile cümle
ye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Benim takımım sizinkine karşı şans eseri yenilirse dişimi kıracağım.I'll eat my hat if, by some chance, my team loses to yours.
Benim yerime uğramayacak mısın?Won't you come over to my place?
Evimizde yemek yemek için gelmek ister misin?Would you like to come eat at our house?
Tavşanlar havuç yemeği severler.Rabbits like to eat carrots.
Hindistan, dünyanın yedinci büyük ülkesidir.India is the seventh largest country in the world.
Yerliler bu bölgede yaşadılar.Indians inhabited this district.
İran ABD'ye karşı savaş ilan etti.Iran proclaimed war against the US.
Lütfen Kobe'ye ne zaman geleceğini bana bildir.Please let me know when you will come to Kobe.
Lütfen bana yemeği ne zaman servis yapacağını söyle.Please tell me when to serve the food.
Yeni dükkanını ne zaman açtın?When did you open your new store?
Yeni mağazanızı ne zaman açtınız?When did you open your new store?
Akşam yemeğinden sonra genellikle ne yaparsın?What do you usually do after dinner?
Mary daima yiyebileceğinden daha fazla yemek getirdi.Mary invariably brought more food than she could eat.
Her zamanki yerde seni bekliyor olacağım.I'll be waiting for you at the usual place.
Her zamanki yerde her zamanki insanlarla karşılaştım.I met the usual people at the usual place.
O yer her zaman kalabalıktır, ama bir masa rezervasyonu yaptım, endişelenmemeliyiz.That place is always crowded, but I reserved a table today, so we don't have to worry.
Öğle yemeğinde bana katılır mısın?Would you join me for lunch?
Niçin birlikte öğle yemeği yemiyoruz?Why don't we have lunch together?
Bir gün İngiltere'ye gitmek istiyorum.Someday I'd like to go to England.
Ne olursa olsun, yarın trene yetişin.In any case, catch the train tomorrow.
Bir sandalye yerine lütfen bu ahşap kutuyu kullan.Please use this wooden box in place of a chair.
Biraz yerel şaraba sahibiz.We have some local wine.
İyi bir şarap listeleri yoksa, burada yemek yemek istemiyorum.Unless they have a good wine list, I don't want to eat here.
Hayır, o az önce öğle yemeği için dışarı çıktı.No, he has gone out for lunch already.
Hayır, teşekkür ederim. Yeterince aldım.No, thank you. I've had enough.
Anne'ye göndermek için hangi kitabı seçtin?Which book did you pick out to send to Anne?
Aç olamazsın. Birkaç dakika önce abur cubur yedin.You can't be hungry. You had a snack a few minutes ago.
Senin yaşında böyle giyersen kendini aptal yerine koyarsın.If you dress like that at your age, you'll make a fool of yourself.
Onlar bir yerden bir yere taşınıyorlar.They move from place to place.
O, dün akşam yemeği yediğimiz restorandır.That is the restaurant where we had dinner yesterday.
O miktarda yiyecek onlara bir hafta yeter.That amount of food will last them for a week.
Yeni çevreyi benimsemelisin.You must assimilate into new surroundings.
Bir yere kadar seninle aynı fikirdeyim.I agree with you to some extent.
Bir ağaç ölürse yerinde bir başkası yetişir.If a tree dies, plant another in its place.
Cömert bir adam hayır kurumuna iki milyar yen katkıda bulunduA generous man contributed some two billion yen to charity.
Teşekkür ederim, yeterince yedim.Thank you, I've had enough.
Her yere baktım ama cüzdanımı bulamıyorum.I've looked everywhere, but I can't find my wallet.
Her yerde insanlar dünya barışına adanmış kamu liderleri için özlem duyuyorlar.People everywhere yearn for public leaders dedicated to world peace.
Amerikalılar çok et yer.Americans eat a lot of meat.
Amerikan yemeği Japonya'da burada popüler mi?Is American food popular here in Japan?
Amerikalı öğrenciler matematikte yetersiz kalıyor.American students are falling behind in math.
Amerikalı yaşlı vatandaşların nispeten hali vakti yerinde.American senior citizens are comparatively well-off.
ABD'de, insanların nakit ödeme yerine bir çek yazmaları yaygındır.In the U.S., it is common for people to write a check instead of paying cash.
Çok fazla yemediğinizden emin olun.Be sure not to eat too much.
O, cevap vermek için çok fazla sinirli olduğu için yere baktı.Being too nervous to reply, he stared at the floor.
Çok fazla şeker yememelisin.You shouldn't eat too much candy.
O otel, yemek hariç gecelik 5000 yendir.That inn is 5,000 yen a night, meals excluded.
O kitap yeni bir kitaptır.That book is a new book.
Bu aktör hem yakışıklı hem de yetenekli.That actor is both handsome and skillful.
Onlar o lokantada çok iyi bir akşam yemeği veriyorlar.They serve a very good dinner at that restaurant.
O kırmızı kravat takım elbisene uymuyor-Niçin yeşil olanını takmıyorsun?That red tie doesn't go with your suit. Why don't you wear the green one?
Onlar yeni binada çalışmaktalar.They have been working on the new building.
O bizim yeni öğretmenimiz olabilir.He might be our new teacher.
Onun kızı yemek pişirmede kötüdür.Her daughter is bad at cooking.
Onların kulübesi vadide yer almaktadır.Their hut is situated in the valley.
O yeni şirket rekabeti yumuşatabilir.That new company could flatten the competition.
Bayan, bir milyon dolar kazandığını öğrendiğinde gerçekten kafayı yedi.The lady really flipped out when she learned she had won a million dollars.
Çocuk yetişkinleri utandırır.The child puts adults to shame.
Ben, o kızın kendisine yeni bir görünüm vermek için saçını kestiğini düşünüyorum.I think that girl cut her hair to give herself a new look.
Onlar o fabrikada kullanılmış yemek yağını sabun haline getirmektedirler.They make used cooking oil into soap at that factory.