ye ile cümle

ye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sürücü ehliyeti almak için yeterli yaşta değilsin.You're not old enough to get a driver's license.
Sürücü ehliyeti almak için yaşınız yeterli değil.You're not old enough to get a driver's license.
Sürücü belgesi almak için yaşın yeterli değil.You're not old enough to get a driver's license.
İstediğiniz her yere gidebilirsiniz.You may go anywhere you like.
Herhangi bir yerde evinizdeymiş gibi hisseder misiniz?Do you feel at home anywhere?
Aptal yerine konuldun.You've been had.
Trene yetişemeyeceksiniz.You will not be able to catch the train.
Balığı çiğ olarak yememeliydin.You shouldn't have eaten the fish raw.
Yakında yeni okuluna alışacaksın.You will soon get accustomed to your new school.
Akşam yemeği için eve zamanında gelmediğinden dolayı babandan özür dilemelisin.You should apologize to Dad for not coming home in time for supper.
Bu kadar çok dondurma yememeliydin.You shouldn't have eaten so much ice cream.
Sen yenildin. Teslim ol!You have been beaten. Give in!
Senin yerine çalışacak birini bulacağım.I'll find someone to fill in for you.
Oğlunuz öğrenci hareketi içinde yer aldı, ben duydum.Your son took part in the student movement, I hear.
Yeni elbisen sana çok iyi yakışıyor.Your new dress becomes you very well.
Yeni telefon numaranı bilgisayarıma kaydedeyim.Let me put down your new phone number in my notebook.
Beni arabanızla gideceğim yere kadar götürün.Give me a lift in your car.
Beni arabanızla gittiğiniz yere kadar götürün.Give me a lift in your car.
Ülkende pirinç yer misiniz?Do you eat rice in your country?
İstediğiniz yere gitme özgürlüğüne sahipsiniz.You have the freedom to travel wherever you like.
Senin yerine geleceğim.I'll come to your place.
Ben sana yeni bir takım yapacağım.I'll make you a new suit.
Benim yerime senin gitmeni istiyorum.I would like you to go instead of me.
Senin müziğe doğuştan yeteneğin var.You have a gift for music.
Yeşil size uyar.Green suits you.
Yeşil size uyuyor.Green suits you.
Sana yeterince teşekkür edemem.I can't thank you enough.
Ben yeterince teşekkür edemiyorum.I can't thank you enough.
Size yeterince teşekkür edemiyorum.I can't thank you enough.
Yerinde olsam başarabilirdim.If I were you, I'd be able to succeed.
Yerinde olsam başarılı olabilirim.If I were you, I'd be able to succeed.
Ben sık sık seninle tanıştığım yer hakkında düşünüyorum.I often think about the place where I met you.
Eğer seninle olursam o bir bit yeniği olduğundan emin olacak.He'll be sure to smell a rat if I'm with you.
Hepinize yetecek kadar ekmek var.There is enough bread for all of you.
Benim yerimde olsaydın ne yapardın?What would you do if you were in my place?
Yerimde olsan ne yaparsın?What would you do if you were in my place?
Ben yerimde ne yapacağını düşünmeni istiyorum.I would like you to think about what you would have done in my place.
Benim yerimde ne yapardın?What would you do in my place?
Başarısız olmanın nedeni yeterince sıkı çabalamamandır.The reason why you failed is you did not try hard enough.
Ya sen ya da ben onun yerine gitmeliyim.Either you or I must go in his place.
Benim için yaptıkların için yeterince teşekkür edemiyorum.I can't thank you enough for what you did for me.
Oturduğun yerdeki boya hâlâ yaştır.The paint on the seat on which you are sitting is still wet.
Aç olamazsın. Akşam yemeğini henüz yedin.You can't be hungry. You've just had dinner.
Aç olamazsınız. Henüz akşam yemeği yediniz.You can't be hungry. You've just had dinner.
Sana yetişemeyeceğim kadar çok hızlı yürüyorsun.You walk too fast for me to keep up with you.
Ayakkabılarınızı giyin. Akşam yemeği için dışarı çıkalım.Put on your shoes. Let's go out for dinner.
Yeni olduklarında, ayakkabılar serttir.Shoes are stiff when they are new.
Havaalanına kolay erişimi olan bir yerde kalalım.Let's stay somewhere with easy airport access.
Hava kirliliği sorunundan dolayı bir gün bisiklet otomobilin yerini alabilir.Because of the problem of air pollution, the bicycle may some day replace the automobile.
Hava, yemek gibi insanların temel ihtiyaçlarındandır.Air, like food, is a basic human need.
Boş yeriniz var mı?Do you have any vacancies?
Emek yoksa yemek de yok.No pain, no gain.
Emek olmadan yemek olmaz.No pain, no gain.
Emeksiz yemek olmaz!No cross, no crown.
Bankadaki bakiye 2 milyon yende duruyor.The balance at the bank stands at two million yen.
Lütfen,bankadan 100.000 yen çek.Please draw a hundred thousand yen from the bank.
Faizi yeniden ayarlama yönünü belirlemek zordur.It is difficult to peg the direction of interest deregulation.
Biz cuma günü bir yemek için dışarı çıkıyoruz.We're going out for a meal on Friday.
Para ağaçlarda yetişmez.Money does not grow on trees.
Parayı güvenli bir yerde saklayın.Keep the money in a safe place.

İlgili Sayfalar