Ana içeriğe geç
Sözlük

yazmaya ile cümle

yazmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İnsanlar fikirlerini yazmaya başladılar.사람들은 아이디어를 말하기 시작했습니다.
İnsanlar fikirlerini yazmaya başladılar.Las personas empezaron a aportar ideas.
İnsanlar fikirlerini yazmaya başladılar.Les gens ont commencé à échanger des idées.
İnsanlar fikirlerini yazmaya başladılar.Ľudia začali písať svoje myšlienky.
İnsanlar fikirlerini yazmaya başladılar.Ludzie dorzucali pomysły.
İnsanlar fikirlerini yazmaya başladılar.Mensen begonnen ideeën aan te leveren.
İnsanlar fikirlerini yazmaya başladılar.Mọi người bắt đầu đóng góp ý tưởng.
İnsanlar fikirlerini yazmaya başladılar.Oamenii au început să vină cu idei.
İnsanlar fikirlerini yazmaya başladılar.Orang-orang mulai menyumbangkan ide-ide.
İnsanlar fikirlerini yazmaya başladılar.Οι άνθρωποι άρχισαν να συνεισφέρουν ιδέες.
İnsanlar fikirlerini yazmaya başladılar.Люди предлагали какие-то идеи.
İnsanlar fikirlerini yazmaya başladılar.Хората започнаха да допринасят идеи.
İnsanlar fikirlerini yazmaya başladılar.אנשים התחילו לתרום רעיונות.
İnsanlar fikirlerini yazmaya başladılar.الأفكار بدأت في الظهور على الصفحة لنصرة القضية
İnsanlar fikirlerini yazmaya başladılar.事実 その中の最もとんでもないアイデアの一つが
İnsanların çoğu 140 karakterlik mesajlar yazmaya... ...1000 kelime yazmaktan daha fazla meyillidir.대부분의 사람들이 1000글자보다는 140자를 많이 쓴다는 점에 착안한 것인데
İnsanların çoğu 140 karakterlik mesajlar yazmaya... ...1000 kelime yazmaktan daha fazla meyillidir.最初は誰もが懐疑的でしたが 市場に合い人間の本質にも合っていました
İşim insanları Macintosh yazılımı yazmaya ikna etmekti.Mi trabajo consistía en convencer a la gente para que escribiera software para Macintosh.
İşim insanları Macintosh yazılımı yazmaya ikna etmekti.Я должен был убеждать людей разрабатывать программы для Macintosh.
İşim insanları Macintosh yazılımı yazmaya ikna etmekti.この会場にマック・ユーザーはいますか?
İşini gücünü bıraktı, Juarez'e taşındı kaybolan kadınları belgeleyen hikayeler yazmaya başladı.Cambiò vita e si trasferì a Juarez, dove iniziò a scrivere storie che documentavano la scomparsa di donne.
İşini gücünü bıraktı, Juarez'e taşındı kaybolan kadınları belgeleyen hikayeler yazmaya başladı.그녀는 모든 걸 정리하고 후아레즈로 옮겨 와서 사라진 여성에 관한 다큐멘터리 글을 쓰기 시작했어요.
İşini gücünü bıraktı, Juarez'e taşındı kaybolan kadınları belgeleyen hikayeler yazmaya başladı.היא ויתרה על חייה, עברה לחוארס, והתחילה לכתוב את הסיפורים שתיעדו את הנשים שנעלמו.
İşini gücünü bıraktı, Juarez'e taşındı kaybolan kadınları belgeleyen hikayeler yazmaya başladı.تخلت عن حياتها و انتقلت الى خواريز بدات بكتابة القصص التي توثق قصص النساء المختفيات
İşini gücünü bıraktı, Juarez'e taşındı kaybolan kadınları belgeleyen hikayeler yazmaya başladı.失踪した女性の記録を書き始めました 300人の女性が肌の色と
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.Astfel a început pasiunea mea de-o viaţă pentru scrierea de ficţiune.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.A tak začala moje celoživotní vášeň pro psaní beletrie.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.Così cominciò la passione di una vita nel scrivere romanzi.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.Demikianlah awal dari semangat saya sampai sekarang untuk menulis karya fiksi.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.Đó là điểm bắt đầu niềm đam mê cả cuộc đời tôi cho việc viết tiểu thuyết.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.E assim começou a paixão de toda a minha vida pela escrita de ficção.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.És így kezdődött életre szóló szenvedélyem, a regényírás iránt.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.Et ainsi a commencé ma passion de toute une vie pour l'écriture de fiction.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.그렇게 소설을 쓰겠다는 제 평생의 열정이 타오르기 시작했어요.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.Så började min livslånga kärlek till att skriva påhittade historier.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.Tak więc zaczęła się moja dożywotnia pasja do pisania fikcji.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.Und damals begann meine lebenslange Leidenschaft für das Schreiben von Fiktion.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.Y así comenzó mi pasión de toda la vida por escribir ficción.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.Zo begon mijn levenslange passie voor het schrijven van fictie.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.Έτσι ξεκίνησε το πάθος μου για τη συγγραφή λογοτεχνίας το οποίο με συνοδεύει σε όλη μου τη ζωή.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.И ето така започна моята страст в живота да пиша белетристика.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.Так зародилася моя пристрасть завдовжки в життя. Пристрасть писати книжки.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.Так писательство стало страстью всей моей жизни.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.וכך, התחילה אצלי התשוקה ארוכת השנים לכתיבת סיפורת.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.ومن ثم بدأ شغفي الأبدي بكتابة الأدب القصصي.
İşte kurgu yazmaya karşı tutkum bu şekilde başlamış oldu.楽しさを身につけていったのです 私にとってフィクションは当初から
İyi, peki. Adam: Orjinal bir şey yaparak, bu özel çift, diğerinin evlilik yeminini yazmaya karar verdi.Ann và John vào ngày hôm nay đổi mới của họ thề trong ánh sáng của của họ 50 năm kinh nghiệm của hôn nhân.
Kafanızın karışmasını istemiyorum, bu yüzden çok fazla yazmayacağım.Non voglio che diventi troppo confuso, perche' non voglio troppo scriverci sopra.
Kafanızın karışmasını istemiyorum, bu yüzden çok fazla yazmayacağım.No quiero resultar confuso, porque no quiero escribir mucho esima
Kafanızın karışmasını istemiyorum, bu yüzden çok fazla yazmayacağım.Tôi không muốn nhận được khó hiểu, bởi vì tôi không muốn viết lên quá nhiều.
Kafanızın karışmasını istemiyorum, bu yüzden çok fazla yazmayacağım.Я не хочу много писать, чтобы не запутать вас.
Kanunlar ayrıca genellikle kimin ilaç yazmaya yetkili olduğunu da belirlemektedir.As leis também definem, habitualmente, quem está autorizado a prescrever as substâncias.
Kanunlar ayrıca genellikle kimin ilaç yazmaya yetkili olduğunu da belirlemektedir.A törvények általában azt is meghatározzák, hogy ki írhat fel gyógyszert.
Kanunlar ayrıca genellikle kimin ilaç yazmaya yetkili olduğunu da belirlemektedir.Darüber hinaus ist in der Regel gesetzlich festgelegt, wer verschreibungsberechtigt ist.
Kanunlar ayrıca genellikle kimin ilaç yazmaya yetkili olduğunu da belirlemektedir.Det er normalt også fastsat i lovgivningen, hvem der har tilladelse til at ordinere medicin.
Kanunlar ayrıca genellikle kimin ilaç yazmaya yetkili olduğunu da belirlemektedir.È in genere definito per legge anche il profilo del prescrittore.
Kanunlar ayrıca genellikle kimin ilaç yazmaya yetkili olduğunu da belirlemektedir.Laeissa määritellään yleensä myös, kenellä on oikeus antaa lääkemääräys.
Kanunlar ayrıca genellikle kimin ilaç yazmaya yetkili olduğunu da belirlemektedir.Legisla†ia defineªte, de asemenea, persoanele autorizate s≤ prescrie acest tratament.
Kanunlar ayrıca genellikle kimin ilaç yazmaya yetkili olduğunu da belirlemektedir.Meestal is ook bij wet bepaald wie recepten mag uitschrijven.
Kanunlar ayrıca genellikle kimin ilaç yazmaya yetkili olduğunu da belirlemektedir.Oftast anges det också i lagarna vem som har förskrivningsrätt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod