yazmayı ile cümle

yazmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Siz yazmayın Bütün on beş aşağı burada.لا تكتبوا ١٥ هنا
Siz yazmayın Bütün on beş aşağı burada.ここには、5を書きます。
Son sınıfta ama hala korece yazmayı bile bilmiyorAle wiesz ona jest w ostatniej klasie, powinna wiedzieć jak się piszę po koreańsku Aygoo
Son sınıfta ama hala korece yazmayı bile bilmiyorCô ấy học năm cuối cấp rồi mà vẫn không biết viết tiếng Hàn. Ôi trời, thật là bực mình.
Son sınıfta ama hala korece yazmayı bile bilmiyorDia itu senior tapi masih tidak tahu cara penulisan bahasa Korea dengan baik.
Son sınıfta ama hala korece yazmayı bile bilmiyorElle est en terminale, mais elle ne sait toujours pas écrire coréen. Aigoo, comme c'est frustrant.
Son sınıfta ama hala korece yazmayı bile bilmiyorE' una maturanda e ancora non sa come scrivere il Coreano? Aigoo è così frustrante!
Son sınıfta ama hala korece yazmayı bile bilmiyorHän on seniori, mutta ei vieläkään osaa kirjoittaa Koreaa. Aigoo, miten turhauttavaa.
Son sınıfta ama hala korece yazmayı bile bilmiyorHon är sista års elev men vet ännu inte hur man skiver på Koreanska.
Son sınıfta ama hala korece yazmayı bile bilmiyorHun er senior alligevel ved hun stadig ikke hvordan man skriver koreansk. Altså, hvor frustrerende
Son sınıfta ama hala korece yazmayı bile bilmiyorJe maturantka a stále ešte nevie správne písať po kórejsky.
Son sınıfta ama hala korece yazmayı bile bilmiyorÕ már egy végzős, és még mindig nem tud helyesen írni. Aigoo! Mekkora csalódás.
Son sınıfta ama hala korece yazmayı bile bilmiyorSie ist ein Senior und ist immer noch nicht in der Lage koreanisch zu schreiben. Aigoo, wirklich frustrierend.
Son sınıfta ama hala korece yazmayı bile bilmiyorV zadnjem letniku je pa še vedno ne zna piasti v korejščini. Aigoo (kot "joooj joooj" pri nas)
Son sınıfta ama hala korece yazmayı bile bilmiyorОна уже в старшей школе, а до сих пор не знает, как правильно писать. Какое разочарование.
Son sınıfta ama hala korece yazmayı bile bilmiyorТя е абитюрентка, а не знае как да пише на корейски. Айгу, колко разочароващо.
Şu son cümleyi seviyorum: "Yazar kitabını yazmayı sevdi"저는 마지막 문장을 좋아합니다: "저자는 이 책을 만들기를 좋아했다."
Şu son cümleyi seviyorum: "Yazar kitabını yazmayı sevdi"Tôi luôn thích câu cuối cùng: " Anh ấy rất thích thú khi sáng tác quyển sách này."
Şu son cümleyi seviyorum: "Yazar kitabını yazmayı sevdi"ואני אוהב את המשפט האחרון: "הוא נהנה לכתוב ספר זה."
Şu son cümleyi seviyorum: "Yazar kitabını yazmayı sevdi"لذا أنا أحب هذه العبارة: "أحب صنع هذا الكتاب."
Şu son cümleyi seviyorum: "Yazar kitabını yazmayı sevdi"いろいろ想像して書くのが 本当に楽しかったのを覚えています
Tek kötü tarafı mesaj yazmayı bilmek zorunda olmanız--40歳以上の人は誰も知りません
Tek kötü tarafı mesaj yazmayı bilmek zorunda olmanız--Die einzige Nachteil ist, dass Sie wissen müssen, wie man eine SMS verfasst und diese verschickt.
Tek kötü tarafı mesaj yazmayı bilmek zorunda olmanız--Het enige nadeel is dat je moet weten hoe je moet sms-en.
Tek kötü tarafı mesaj yazmayı bilmek zorunda olmanız--어떻게 문자를 알아야만 사용할 수 있겠죠
Tek kötü tarafı mesaj yazmayı bilmek zorunda olmanız--Le seul point négatif est qu'il faut savoir envoyer un sms.
Tek kötü tarafı mesaj yazmayı bilmek zorunda olmanız--L'unico lato negativo è che presuppone tu sappia scrivere un sms-- e mandarlo.
Tek kötü tarafı mesaj yazmayı bilmek zorunda olmanız-- Mesaj göndermeyi 40 yaşının üstündeki kimse bilmiyor.El único inconveniente es que requiere que sepan mandar texto, mandar un mensaje de texto.
Tek kötü tarafı mesaj yazmayı bilmek zorunda olmanız-- Mesaj göndermeyi 40 yaşının üstündeki kimse bilmiyor.Единственный минус - нужно уметь печатать - отправлять смски.
Tek kötü tarafı mesaj yazmayı bilmek zorunda olmanız--Nhược đIểm duy nhất là nó yêu cầu bạn phải biết cách gõ chữ -- gửi tin nhắn.
Tek kötü tarafı mesaj yazmayı bilmek zorunda olmanız--Szkopuł w tym, że trzeba wiedzieć, co napisać w SMSie...
Tek kötü tarafı mesaj yazmayı bilmek zorunda olmanız--Но е нужно да знаете как да пращате SMS.
Tek kötü tarafı mesaj yazmayı bilmek zorunda olmanız--הוא, שזה דורש ממך לדעת איך לסמס--
Tek kötü tarafı mesaj yazmayı bilmek zorunda olmanız--هو انه يتوجب عليك ان ترسل--
Türkçe yazmayı çok seviyorum, bana göre çok şiirsel ve duygusal bir dil.Adoro escrever em turco, que, para mim, é muito poético e muito emocional.
Türkçe yazmayı çok seviyorum, bana göre çok şiirsel ve duygusal bir dil.Amo scrivere in turco, che per me è molto poetico ed emozionale.
Türkçe yazmayı çok seviyorum, bana göre çok şiirsel ve duygusal bir dil.Ich liebe es, auf Türkisch zu schreiben, was für mich sehr poetisch und sehr emotional ist.
Türkçe yazmayı çok seviyorum, bana göre çok şiirsel ve duygusal bir dil.Ik hou van schrijven in het Turks. Dat is voor mij erg poëtisch en emotioneel.
Türkçe yazmayı çok seviyorum, bana göre çok şiirsel ve duygusal bir dil.Îmi place să scriu în turcă, limbă care este pentru mine foarte poetică şi plină de emoţie.
Türkçe yazmayı çok seviyorum, bana göre çok şiirsel ve duygusal bir dil.J'adore écrire en turc, qui pour moi est très poétique et très émouvant.
Türkçe yazmayı çok seviyorum, bana göre çok şiirsel ve duygusal bir dil.전 터키말로 글쓰는 걸 좋아하죠. 그것은 저에게 매우 시적이고 감성적인 작업이죠.
Türkçe yazmayı çok seviyorum, bana göre çok şiirsel ve duygusal bir dil.Me encanta escribir en turco, el cual para mi es muy poético y muy emocional.
Türkçe yazmayı çok seviyorum, bana göre çok şiirsel ve duygusal bir dil.Moc ráda píšu v turečtině, která se mi zdá hodně poetická a emocionální.
Türkçe yazmayı çok seviyorum, bana göre çok şiirsel ve duygusal bir dil.Saya suka menulis dalam bahasa Turki, bahasa yang bagi saya amat puitis dan emosionil.
Türkçe yazmayı çok seviyorum, bana göre çok şiirsel ve duygusal bir dil.Szeretek törökül írni, mert nagyon költői és érzelmes [jobb féltekés] a számomra.
Türkçe yazmayı çok seviyorum, bana göre çok şiirsel ve duygusal bir dil.Uwielbiam pisać w języku tureckim, który jest dla mnie bardzo poetycki i emocjonalny.
Türkçe yazmayı çok seviyorum, bana göre çok şiirsel ve duygusal bir dil.Λατρεύω να γράφω στην τούρκικη γλώσσα, η οποία για εμένα είναι εξαιρετικά ποιητική και συναισθηματική.
Türkçe yazmayı çok seviyorum, bana göre çok şiirsel ve duygusal bir dil.Обичам да пиша на турски, който за мен е много поетичен и много емоционален.
Türkçe yazmayı çok seviyorum, bana göre çok şiirsel ve duygusal bir dil.Я люблю писати турецькою. Ця мова дуже поетична та емоційна.
Türkçe yazmayı çok seviyorum, bana göre çok şiirsel ve duygusal bir dil.Я люблю писать на турецком, который я считаю очень поэтичным и эмоциональным.
Türkçe yazmayı çok seviyorum, bana göre çok şiirsel ve duygusal bir dil.אני אוהבת לכתוב בתורכית, שבעיניי היא מאד פיוטית ומאד רגשית.
Türkçe yazmayı çok seviyorum, bana göre çok şiirsel ve duygusal bir dil.أحب الكتابة باللغة التركية, وهي بالنسبة لي شاعرية وعاطفية الى حد كبير.
Türkçe yazmayı çok seviyorum, bana göre çok şiirsel ve duygusal bir dil.英語も好きですが 英語は私にとって 数理的で知性に訴える言語です
Üniversitede İngiliz dili okudum. Hiç işime yaramadı, ama yazmayı özlemiştim.Ich hatte keinen Bedarf dafür, aber mir fehlte das Schreiben.
Üniversitede İngiliz dili okudum. Hiç işime yaramadı, ama yazmayı özlemiştim.Ik studeerde Engels en dacht dat ik er niets mee kon, maar ik miste het schrijven.
Üniversitede İngiliz dili okudum. Hiç işime yaramadı, ama yazmayı özlemiştim.Nie pracowałam w zawodzie, ale brakowało mi pisania.
Üstüne yazmayı onaylaBekræft overskrivninger
Üstüne yazmayı onaylaBekräfta överskrivningar
Üstüne yazmayı onaylaConferma sovrascritture
Üstüne yazmayı onaylaConfirmação de substituição
İlgili Sayfalar