yazması ile cümle
yazması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Okuma yazması olmayan kadınlar bu sofistike fırın sistemini kurdular.Analphabetinnen, die tatsächlich, den ausgeklügelsten Solarkocher gebaut haben.
Okuma yazması olmayan kadınlar bu sofistike fırın sistemini kurdular.문맹 여성들이 가장 정교한 태양광 밥솥을 실제로 제작한 거죠
Okuma yazması olmayan kadınlar bu sofistike fırın sistemini kurdular.la cocina solar más sofisticada.
Okuma yazması olmayan kadınlar bu sofistike fırın sistemini kurdular.là những người phụ nữ mù chữ, họ đã tạo ra bếp năng lượng mặt trời tinh vi nhất.
Okuma yazması olmayan kadınlar bu sofistike fırın sistemini kurdular.lukutaidottomat naiset, jotka itse asiassa rakentavat erittäin kehittyneen aurinkokeittimen.
Okuma yazması olmayan kadınlar bu sofistike fırın sistemini kurdular.Niepiśmienne kobiety potrafią zbudować skomplikowaną kuchnię słoneczną.
Okuma yazması olmayan kadınlar bu sofistike fırın sistemini kurdular.נשים חסרות השכלה, שלמעשה מייצרות את מערכת הבישול הסולארית המתוחכמת ביותר.
Okuma yazması olmayan kadınlar bu sofistike fırın sistemini kurdular.نساء أميات والذين يصنعون بالفعل موقد الطاقة الشمسية الأكثر تطوراً
Okuma yazması olmayan kadınlar bu sofistike fırın sistemini kurdular.とても洗練された太陽熱調理器を 組み立てたのです パラボラ式で料理人不要の調理器です
-örneğin- "aydınlanmış el yazması Kuran" yazarsanız bulacağınız her 28 resmin 24'ü benim enstitümden geliyor.예를 들어 "채색된 코란 원고"를 입력한다면 28개의 이미지 중 24개는 저희 기관에서 나올 겁니다
-örneğin- "aydınlanmış el yazması Kuran" yazarsanız bulacağınız her 28 resmin 24'ü benim enstitümden geliyor."Iluminowany rękopis Koranu" 24 z 28 znalezionych zdjęć pochodzi z mojej instytucji.
-örneğin- "aydınlanmış el yazması Kuran" yazarsanız bulacağınız her 28 resmin 24'ü benim enstitümden geliyor."Manuscrito iluminado del Corán", por ejemplo, 24 de 28 imágenes provienen de mi institución.
-örneğin- "aydınlanmış el yazması Kuran" yazarsanız bulacağınız her 28 resmin 24'ü benim enstitümden geliyor.ותקלידו "כתבי יד מוארים קוראן" לדוגמה, 24 מתוך 28 תמונות שתמצאו מגיעות מהמכון שלי.
-örneğin- "aydınlanmış el yazması Kuran" yazarsanız bulacağınız her 28 resmin 24'ü benim enstitümden geliyor.وكتبت في "مخطوطات مضيئة للقرآن" على سبيل المثال، 24 من ال28 صورة التي ستجدها، مصدرها معهدي.
-örneğin- "aydınlanmış el yazması Kuran" yazarsanız bulacağınız her 28 resmin 24'ü benim enstitümden geliyor.表示される28の画像のうち24が我々の団体によるものです (拍手)
Özellikle de yazması.A właściwie częściej pisanie.
Özellikle de yazması.Chiar mai rău de scris.
Özellikle de yazması.Đặc biệt viết còn ngán ngẩm hơn.
Özellikle de yazması.E' anche peggio scriverle.
Özellikle de yazması.En fait, c'est encore pire à écrire.
Özellikle de yazması.Faktisk meget værre at skrive.
Özellikle de yazması.Je horšie ich písať.
Özellikle de yazması.Kirjoittaminen on jopa ikävämpää.
Özellikle de yazması.사실 쓰는 일이 훨씬 재미없습니다.
Özellikle de yazması.Még rosszabb is írni.
Özellikle de yazması.Nog minder zelfs, om te schrijven.
Özellikle de yazması.O pior mesmo é escrevê-los.
Özellikle de yazması.Še slabše jih je pisati.
Özellikle de yazması.Sogar schlimmer zu schreiben.
Özellikle de yazması.Till och med värre att skriva.
Özellikle de yazması.To psaní je horší.
Özellikle de yazması.Είναι ακόμα χειρότερα στη συγγραφή.
Özellikle de yazması.Даже е по-зле да ги пишеш.
Özellikle de yazması.С написанием дело явно хуже.
Özellikle de yazması.אפילו יותר גרוע לכתוב.
Özellikle de yazması.حتى أن كتابتها أسوأ .
Özellikle de yazması.ですから もっと面白いことを書くことに決めました
Ve bir el yazmasında bunlardan iki tane bulmak gerçekten büyük bir şey.3つを見つけるとなると不可能に近いです
Ve bir el yazmasında bunlardan iki tane bulmak gerçekten büyük bir şey.A najít dva v jednom rukopise je vážně něco.
Ve bir el yazmasında bunlardan iki tane bulmak gerçekten büyük bir şey.Dwa w jednym rękopisie to naprawdę coś.
Ve bir el yazmasında bunlardan iki tane bulmak gerçekten büyük bir şey.E encontrar dois no mesmo manuscrito foi qualquer coisa!
Ve bir el yazmasında bunlardan iki tane bulmak gerçekten büyük bir şey.En trouver deux sur un seul manuscrit c'est vraiment quelque chose.
Ve bir el yazmasında bunlardan iki tane bulmak gerçekten büyük bir şey.E riuscire a trovarne addirittura 2 in un solo manoscritto è davvero raro.
Ve bir el yazmasında bunlardan iki tane bulmak gerçekten büyük bir şey.Er twee vinden in één handschrift is een hele belevenis.
Ve bir el yazmasında bunlardan iki tane bulmak gerçekten büyük bir şey.그러니 한 문헌에서 두 개를 발견한다는 건 의미가 있죠
Ve bir el yazmasında bunlardan iki tane bulmak gerçekten büyük bir şey.Nyomban kettőt is találni egy kéziratban, az már tényleg valami.
Ve bir el yazmasında bunlardan iki tane bulmak gerçekten büyük bir şey.Så at finde to i ét manuskript er noget særligt.
Ve bir el yazmasında bunlardan iki tane bulmak gerçekten büyük bir şey.Să găseşti două într-un manuscris e ceva deosebit.
Ve bir el yazmasında bunlardan iki tane bulmak gerçekten büyük bir şey.Und zwei in einer Handschrift zu finden will wirklich etwas heißen.
Ve bir el yazmasında bunlardan iki tane bulmak gerçekten büyük bir şey.Y encontrar dos en un manuscrito es realmente algo.
Ve bir el yazmasında bunlardan iki tane bulmak gerçekten büyük bir şey.Η ανακάλυψη δύο χειρογράφων σε ένα, είναι στα αλήθεια κάτι.
Ve bir el yazmasında bunlardan iki tane bulmak gerçekten büyük bir şey.Да се намерят два в един ръкопис е наистина важно.
Ve bir el yazmasında bunlardan iki tane bulmak gerçekten büyük bir şey.אתם לא מוצאים טקסט יחודי. ולמצוא שניים בכתב יד אחד זה ממש משהו.
Ve bir el yazmasında bunlardan iki tane bulmak gerçekten büyük bir şey.والعثور على مخطوطتين اثنين في وثيق واحدة أمر مميّز.
Ve bir polis memurun kendilerine ceza yazmasına inanamadım.A policjant raczej nie wlepi sobie mandatu.
Ve bir polis memurun kendilerine ceza yazmasına inanamadım.E non posso pensare che un poliziotto ha intenzione di fare a se stesso una multa.
Ve bir polis memurun kendilerine ceza yazmasına inanamadım.Et je n'arrive pas à croire qu'un policier va se donner une contravention à lui-même.
Ve bir polis memurun kendilerine ceza yazmasına inanamadım.경찰이 딱지를 떼기 위해 이웃들에게 가는걸 믿을 순 없지만요
Ve bir polis memurun kendilerine ceza yazmasına inanamadım.Les encantó. Y no creo que un policía se ponga una multa a sí mismo.
Ve bir polis memurun kendilerine ceza yazmasına inanamadım.Și nu cred că un polițist își va da o amendă sie însuși.
İlgili Sayfalar