Ana içeriğe geç
Sözlük

yazmak ile cümle

yazmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yazmak için bir şeyin var mı?Do you have something to write with?
Yazmak için bir şeye ihtiyacım var.I need something to write with.
Bana yazmak için bir şey verin.Give me something to write with.
İngilizce bir mektup yazmak böyle kolay değildi.It was not so simple to write a letter in English.
İngilizce bir aşk mektubu yazmak kolay değildir.To write a love letter in English is not easy.
İyi bir mektup yazmanın gerçek sırrı sanki konuşuyormuşsun gibi yazmaktır.The true secret of writing a good letter is to write as if you were talking.
Bir kart yazmak Brian'ın birkaç saatini aldı.It took Brian several hours to write a card.
Tom mektubu bugün yazmak zorunda mı?Does Tom have to write the letter today?
Tebeşirle yazmak kolay değil.It is not easy to write in chalk.
Yapmanız gereken tek şey onu yazmak.All you have to do is write it down.
Onu yazmak birkaç saatimi aldı.It took me several hours to write it.
Mektubu yazmak ne kadar zamanını aldı?How long did it take you to write the letter?
Yapman gereken tek şey buraya adını ve adresini yazmak.All you have to do is to write your name and address here.
Mürekkeple yazmak zorunda mıyım?Must I write in ink?
Sen kompozisyonunun temiz bir kopyasını yazmak zorunda değilsin.You don't have to write out a clean copy of your composition.
“Yazmak için bana bir şey ver.” “Bu olur mu?” “Evet, olur.”"Give me something to write with." "Will this do?" "Yes, it will do."
Mektubumu yazmak için hiç kalemim yok.I have no pen to write my letter with.
Yazmak için kurşun kalemim yok.I have no pencil to write with.
Benim hobim hikayeler yazmaktır.My hobby is writing stories.
Bu kitabı yazmak üç yılımı aldı.It took me three years to write this book.
Mektubu yazmak üç saatimi aldı.It took me three hours to write the letter.
Şimdi bir kitap yazmakla meşgulüm.I'm now busy writing a book.
Mektup yazmak zorunda mıyım?Do I have to write a letter?
Kısa bir hikaye yazmakla meşgulüm.I have been busy writing a short story.
Bir mektup yazmak kolay bir iş değil.It is no easy task to write a letter.
Ben bir mektup yazmak zorundayım.I have to write a letter.
Yazı yazmak için bana biraz kağıt verin.Give me some paper to write on.
Yazmak için hiç kağıt yok.There is no paper to write on.
Bayım, mürekkeple yazmak zorunda mıyız?Sir, do we have to write in ink?
Japonya'ya öğretmek için değil yazmak için geldim.I have come to Japan not to teach but to write.
Onun bir imzasını isteyeceğim. Yazmak için bir şeyin var mı?I'm going to ask him for an autograph. Do you have anything to write with?
O bir mektup yazmakla meşgul.He is busy writing a letter.
Romanı yazmak üç yılını aldı.It took him three years to write the novel.
Yazmak şöyle dursun, Fransızca'yı okuyamaz bile.He can't read French, much less write it.
O, hikayeler yazmakla çok meşguldür.He is very busy writing stories.
Bir roman yazmak için ani bir dürtü hissetti.He felt a sudden urge to write a novel.
O bir mektup yazmaktaydı.He had been writing a letter.
O bir mektup yazmaktadır.He has been writing a letter.
Yazmak şöyle dursun, okuyamaz bile.He can't even read, let alone write.
O, raporları yazmakla meşguldür.He is busy typing the reports.
O, her ay annesine yazmaktan geri kalmaz.He never fails to write to his mother every month.
O her hafta annesine yazmaktan geri kalmaz.He never fails to write to his mother every week.
O her hafta ona yazmaktan asla geri kalmaz.He never fails to write to her every week.
Arkadaşlarına yazmakla çok meşgul.He is very busy writing to his friends.
Onlardan her biri gördüğü hakkında bir rapor yazmak zorunda.Each of them has to write a report about what he saw.
Onun görevi bütün mektupları yazmaktı.Her job was to type all the letters.
O, mektupları yazmakla meşguldü.She is engaged in writing letters.
Babam şimdi bir mektup yazmakla meşgul.Father is now busy writing a letter.
Baba mektupları yazmakla meşgul.Father is busy writing letters.
Yazmak için zamanınız olmadığını anlıyorum.I appreciate that you have not had time to write.
Annem mektuplar yazmaktan nefret eder.My mother hates writing letters.
Ben onu unutmadan önce onun adresini yazmak zorundayım.I must write down his address before I forget it.
Tatoeba'ya yüzlerce cümle yazmak isterdim ama yapmam gereken şeyler var.I would love to write hundreds of sentences on Tatoeba, but I've got things to do.
Sekreter yazmaktan usandı.The secretary is tired of typing.
O, onun makaleyi yazmak için kullandığı bilgisayardır.That's the computer he used to write the article.
Üzerinde yazmak için bir şey ödünç alabilir miyim?Can I borrow something to write on?
Her gün yazmak için söz verdi.He promised to write every day.
Uzun bir mektup yazmak gerekli değildirIt's not necessary to write a long letter.
O, mektup yazmakta kullanabilmek için biraz kağıt satın aldı.She bought some paper that she could use for writing letters.
Judy'ye bir mektup yazmak niyetindeyim.I intend to write a letter to Judy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod