Her zaman yapmak istediğim tek şey bir çocuk kitabı yazmaktır.One thing I've always wanted to do is write a children's book.
Yazmak ölümden daha derin bir uyku.Writing is a deeper sleep than death.
Kütüphane kitaplarına yazı yazmayın.Don't write in library books.
Kütüphane kitaplarına yazı yazmamalısın.You shouldn't write in library books.
O, çok dikkatli yazmasına rağmen, yazma ödevinde çok sayıda hataları vardı.Although he was writing carefully, he had many mistakes in his writing task.
Tom bir kalem çıkardı ve yazmaya başladı.Tom took out a pencil and started to write.
Tom şiir ve şarkı sözleri yazmayı seviyor.Tom likes to write poems and song lyrics.
Tom JavaScriptte programlar yazmayı öğreniyor.Tom is learning to write programs in JavaScript.
Tom Mary'ye bir mektup yazmamı önerdi.Tom suggested that I write Mary a letter.
Tom Mary'ye bir mektup yazmayı henüz bitirdi.Tom has just finished writing a letter to Mary.
Tom Mary'ye şarkı yazma ile ilgili birkaç güzel tavsiye verdi.Tom gave Mary some good advice about how to write songs.
Tom Mary'yi bir roman yazması için teşvik etti.Tom encouraged Mary to write a novel.
Bu girişim, Oksitanca yazmaya teşvik etmek için çaba göstermektedir.This initiative strives to promote writing in Occitan.
Uzun zamandır onlara mektup yazmadı.He hasn't written them a letter in a long time.
Tom uzun zamandır bir mektup yazmadı.Tom hasn't written a letter in a long time.
O hâlâ mektup yazmadı.He still has not written the letter.
Ablam yazmada iyidir.My older sister is good at typing.
Ablam daktilo ile yazmada iyidir.My older sister is good at typing.
Tom Mary'nin niçin yazmadığını merak etti.Tom wondered why Mary had not written.
Tom Mary'ye onun için bir tavsiye yazmasını istedi.Tom wanted Mary to write a recommendation for him.
Tom raporunu yazmayı zamanında bitirebildi.Tom managed to finish writing his report in time.
Tom raporu baştan yeniden yazmak zorundaydı.Tom had to write the report all over again.
Aşağıdaki yazma iletilerinden birini seç.Choose one of the following writing prompts.
Bugün bir rap şarkısı yazmaya başlıyorum.I'm starting to write a rap song today.
O ifadeyi tekrar yazmak zorundasın.You have to write that phrase again.
Yazmaktan vazgeçemiyorum.I can't stop writing.
Bir kitap yazmak için henüz gerekli malzemeleri toplamadım.I have not yet collected sufficient materials to write a book.
Lütfen adını yazmak için bir kurşun kalem kullan.Please use a pencil to write down your name.
Günlük yazmak iyi bir alışkanlıktır.Writing in a diary is a good habit.
Doctor James Mortimer "cebimde bir el yazması metin var" dedi."I have a manuscript in my pocket," Doctor James Mortimer said.
Bu eski bir el yazması.It is an old manuscript.
O, uzun süredir onlara yazmadı.He hasn't written to them in a long time.
Bilgisayarda büyük harfleri yazmak biraz sıkıcı.Typing capital letters on a computer is somewhat tedious.
Tatoeba'da günde 20 tane cümle yazmaya karar verdim.I decided to write 20 sentences a day on Tatoeba.
Benim e-posta yazmak için zamanım yok. Çalışma, çalışma, çalışma!I don't have time to be writing emails. It's study, study, study!
Lütfen bana tekrar yazmayın.Please don't write to me again.
Tom bir süredir bana bir satır bile yazmadı.Tom hasn't written a line to me for a while.
Okuldayken gerçekten denemeler yazmaktan nefret ederdim.When I was in school, I really hated writing essays.
Her gün günlüğünü yazmaya karar verdi.He decided to write in his diary every day.
O her gün günlüğünü yazmaya karar verdi.He made a resolution to write in his diary every day.
O, her gün günlüğünü yazmaya karar verdi.He made up his mind to write in his diary every day.
Her gün günlüğüme yazmalıyım.I must write in my diary every day.
O, her gün onun günlüğüne yazma alışkanlığında.She is in the habit of writing in her diary every day.
O her gün günlüğünü yazmayı prensip edinir.He makes it a rule to write in his diary every day.
O da yazmadı.She didn't write either.
Lütfen mektup yazmayı unutma.Please don't forget to write the letter.
O, şiir yazmayı gerçekten sever.She really likes writing poems.
Şiir yazmayı gerçekten çok seviyor.She really likes to write poems.
O ne okumayı ne de yazmayı biliyor.He knows neither how to read nor write.
400 kelimeden daha fazla yazmana gerek yok.You don't need to write more than 400 words.
Yazmak için vaktim yok.I don't have time to write.
Yazmak için bana bir parça kağıt ver.Give me a piece of paper to write on!
Ona bir teşekkür mektubu yazmanı öneriyorum.I suggest that you write him a thank-you letter.
Hiçbir şey yazmadın.You didn't write anything.
Kendim Kazakça yazmaya çalışacağım.I will try to write in Kazakh myself.
Hükümet haber yazmak istiyorsa, bu bir haber değildir.If the government wants to write news, it is not news.
Yazı yazmaktan usandım.I'm tired of writing.
Bir kitap yazmak istiyorum.I want to write a book.
Her Esperantocu buraya cümleler yazmalı.Every Esperantist should write sentences here.
Vazgeçme ve yazmaya devam et.Do not give up and keep writing.