Magliabechiano el yazması Esas olarak dinsel bir metindir.El Códice Magliabecchiano es fundamentalmente un documento religioso.
Daha sonra Blake Catherine’ye hem okuma yazmayı hem de oymacılığı öğretti.Más adelante Blake le enseñó a leer y escribir, así como a realizar grabados.
Ellet 1877'deki ölümüne dek yazmaya devam etti.Continuó escribiendo hasta su muerte en 1877.
Kendi ifadesine göre 1141 yılında Tanrı ona gördüklerini yazmasını söylemişti.Decía en sus primeras declaraciones cuando salió que le daba las gracias a Alá y a sus seguidores.
Bu uğraşından esinlenerek bir komedi hikâyesi yazma çalışmalarını sürdürmektedir.Me muero de ganas de escribir una comedia...
Rome: Total War oyunculara tarihî savaşları yaşama ve yeniden senaryo yazma imkanı tanır.Rome: Total War permite a los jugadores luchar en diferentes escenarios históricos.
Müzikte, hayalet yazarlar çoğu zaman şarkı, şarkı sözü ve enstrümantal parça yazmak için kullanılır.En música, los ghostwriters son a menudo utilizados para escribir canciones, letras, o piezas instrumentales.
1977'de yazmaya başladı.Lo había comenzado a escribir en 1977.
Şu an Uykusuz dergisinde yazmaya ve çizmeye devam etmektedir.En su lecho de dolor sigue escribiendo.
Aralık 2000'de Scott Rosenberg Batman: Year One 'nın senaryosunun yazmaya başladı.Scott Rosenberg rechazó la oportunidad de escribir el guion de Batman: Año Uno en enero del 2000.
("What would Satan do?") yazmaktadır.«¿Qué es el Corán y quién lo escribió?».
Okuma yazma bilmezdi.No sabía escribir.
Bu olay üzerine Flyleaf grubunun üyeleri Ocak ayında kayda başlamak umuduyla yeni müzikler yazmaya başladılar.Los miembros de Flyleaf empezaron a escribir música nueva, con la esperanza de empezar a grabar en enero.
Sonra hatıralarını yazmayı da durdurdu.Posteriormente se dedicó a escribir sus memorias.
Bir sene sonra Graves İdris Şah’tan el yazmasını göstermesini ister.Un año más tarde, Graves le pidió a Idries Shah que produjera el manuscrito.
Yazma sırasında iki erkek şahit bulundurulmalıdır.Se requiere la presentación de dos testigos.
"O onları bana yazmadı".No puedo escribirla."
O şarkıyı ben yazmadım.Yo no escribí esa canción".
Günümüzde The Huffington Post’ta yazmaktadır.Actualmente colabora en El Huffington Post.
Birçok Yahudi en azından İbranîce okuma ve yazmayı öğrenirdi.Parece que algunas espartanas al menos sabían leer y escribir.
Kendisi hemen hemen hiç yazmamış, fakat yazdırmıştır.No anotó e hizo poco, pero se dio a notar.
Daha önce sadece okuma yazma bilen kadınlar oy kullanabiliyordu.Aunque solo podían votar las mujeres mayores de edad que supiesen leer y escribir.
1990'lı yıllardan itibaren tekrara aktif olan şair ve yazar György Károly tekrar yazmaya başlamıştır.En los años noventa Károly comenzó a escribir de nuevo.
Artık insanların hayatlarını yazmayacağım.Yo ya no confío en la gente.
Müzik kulağını geliştirdi, fakat hiçbir zaman müziği yazmayı öğrenemedi.Creó la pieza por oído, pues no había aún aprendido a leer y escribir música.
Eserin tek yazma nüshası vardır.De él existe un único manuscrito.
Bu alan kelimelerle konuşma veya yazma becerisiyle ilgilidir.Se trata, en suma, de la tendencia a hablar o escribir de modo excesivo sobre sí.
1950'den itibaren çocuklar için yazmaya başladı.No fue hasta finales de los años 1950 que empezó a escribir literatura infantil.
Kahire'de kurulan bir kütüphane için 200,000 cilt yazma eser toplandı.Asimismo una biblioteca con 200 000 volúmenes fue construida en El Cairo.
Artık yazmaya başlayabilirdi.Entonces empezó a escribir.
Hayatı boyunca yoğun bir araştırma ve yazma işine kendisini vakfetmiştir.Estuvo involucrado con la investigación y la escritura a lo largo de toda su vida.
Eşinin ölümünden sonra kendisinin yaşlılık döneminde kitap yazmaya devam etmiştir.Su abuelo, tras la muerte de su esposa, también había escrito un libro.
Yazılımda büyük-küçük harf ayrımı yoktur ve komutlar/fonksiyonların ilk dört harfini yazmak yeterlidir.Como en la mayoría de dialectos XBase, basta con solo escribir las primeras 4 letras para un comando.
Kuzey Kore Muhabirleri, başkan Kim'e iltifat makaleleri yazmakta vakit geçirmektedirler.Los periodistas norcoreanos pasan su carrera escrbiendo artículos de alabanza sobre los Kim.
1992'de, The New Yorker dergisinde yazmaya başladı.En 1996 empezó a trabajar en The New Yorker.
"İrem Yaman: Tekrar tarih yazmak istiyorum!".«Ojeda: “Mi novela plantea la reescritura de la historia”».
Kısaltmalar okuma ve yazmayı hızlandırır.Mejoras en la velocidad de lectura y escritura.
Ressam, 1918 yılına kadar günlüğüne yazmaya devam etti.Empezó a escribir poesía hasta el año 1918.
Yazmaç 1'e 2 sayısını ekle.Sustituye todos los 2 por 1.
1890'larda yazı yazmaya başladı.Empezó a escribir hacia la década de 1890.
Sağlık sorunları olmasına rağmen yazmayı sürdürdü.A pesar de las penalidades económicas que produjeron un desmoronamiento en su salud, continuó escribiendo.
Yürütme ve geri yazma evresinden sonra, tüm işlemler tekrarlanır.En fin, tras la compra y venta, todo vuelve a empezar.
Butler, romanlarını Fairchild Publications'da çalışırken yazmaya başladı.Reginald pasó a trabajar en las publicaciones de Fairchild.
(Bunu yazmadım.)(No publicado.)
Rolling Stone dergisine göre McKee, şarkının sözlerini yazmak için tüm gece kaldı.Según Rolling Stone, la coescritora estuvo componiéndola una noche entera.
Çocuk yaşlarda şiir ve öykü yazmaya başladı.Siendo niña comenzó a escribir poemas y cuentos.
Bu sır Hanna'nın okuma yazma bilmiyor oluşudur.Como haya sido Sargon no puede confirmar la leyenda.
(Harambee) yazmaktadır.Surgimiento de la escritura.
Bu sebeple bir şarkı yazmaya karar verdi.Así que realmente sólo quería escribir una canción sobre él.
Her yıl yeni oyunlar yazmaya çalıştı.Continúan tocando espectáculos todos los años.
1938'den beri şiir yazmaktadır.“La poesía desde 1936.
Mezar taşı üzerinde ismi yazmamaktadır.Sobre la tumba no se colocaba nunca el nombre.
Bu yıllarda üniversite gazetesinde yazılar yazmaya başladı.Comienza en esos años a trabajar en el telégrafo.
Bu baskılar 1323-1324 dolaylarında intinsah edildiği düşünülen bir yazmayı temel almıştır.Se trata de una vasta recopilación de notas y comentarios escrita entre 1322 y 1331.
Nota okumayı ve yazmayı bilmez.No sabe leer ni escribir.
Yazmaçlar okunur.Listos para leer.
Blais eserlerini Fransızca yazmayı tercih etmiştir.Llamas escribió su obra teatral en francés.
Bir yandan da roman yazmaya başladı.Además comenzó a escribir una novela.
Amartolos, vakanüvisini el yazmasının kolofonunda beyan ettiği üzere 842 yılında bitirir.Hamartolus finaliza su crónica con el año 842 como colofón en la mayoría de manuscritos.
Kanji ise kelime köklerini yazmakta kullanılır.Muchas palabras tienen su forma kanji también.