Bunu yazmadım.I didn't write this.
Onun hakkında bir şarkı yazmalısın.You should write a song about that.
Tom bir şarkı yazmalı.Tom should write a song.
Neden bana hemen yazmadın?Why didn't you write to me right away?
O mektup yazmaktan vazgeçmez.She doesn't stop writing letters.
Onlara bana yazmasını söyle.Tell them to write me.
Ona bana yazmasını söyle.Tell him to write me.
Mektubunu alır almaz, cevap yazmaya oturdum.On receiving your letter, A sat down to answer it.
Sana bir mektup yazmaya çalışacağım.I'll try to write you a letter.
Dan benim bile bunu yazmamam gerektiğini düşünüyor.Dan thinks that I shouldn't even write this.
Fransızca yazmak, konuşmaktan daha zordur.Writing French is more difficult than speaking it.
Kaydedilmiş verinin üzerine yazmak ister misin?Do you want to overwrite the saved data?
Belki Tom'a bir mektup yazmalıyım.Maybe I should write a letter to Tom.
Dan yazmaya bile başlamadı.Dan didn't even start writing.
Dan bile Linda'ya bir mektup yazmadı.Dan didn't even write a letter to Linda.
Dan yerel gazetede olay hakkında yazmak istemedi.Dan didn't want to write about the incident in the local newspaper.
Kısa bir hikaye yazmakla çok meşguldüm.I was very busy writing a short story.
Yazmak üç saat sürecek.Getting down will take three hours.
Dan babasına yazması için Linda'yı teşvik etti.Dan encouraged Linda to write to her father.
Bunu senin için yazması için birine para ödedin mi?Did you pay somebody to write this for you?
Tom bunu yazmalıydı.Tom must've written this.
Tom raporunu yazmayı henüz tamamladı.Tom has just finished writing his report.
Tom'a bir mektup yazmayı düşünüyorum.I intend to write Tom a letter.
Ben bir şiir yazmak istiyorum.I want to write a poem.
Telefonla mesaj yazmayı konuşmaya tercih ederim.I prefer to text than to talk on the phone.
O bana okuma yazma bilip bilmediğimi sordu.She asked me whether I can read and write.
Mektup yazmadım.I didn't write the letter.
Şifrelerinizi başkalarının görebileceği yerlere yazmamanız önerilir.It's recommended that you don't write your passwords down where others might see them.
Kurbanın kendi kanı ile katilin adını yazmaya çalıştığı görünmektedir.It appears that the victim tried to write the murderer's name with his own blood.
Tom şifresini defterinin iç kapağına yazmamalıydı.Tom shouldn't have written his password on the inside cover of his notebook.
Tek yapmanız gereken dün yaptıklarınız hakkında birkaç cümle yazmaktır.All you have to do is write a few sentences about what you did yesterday.
Ona bir şey yazmamaya söz verirsen ders kitabımı sana gönderirim.I'll lend you my textbook if you promise not to write anything in it.
İyi bir yazar olmak istiyorsan, yazmayı pratik yapman gerekir.If you want to become a good writer, you need to practice writing.
Sana yazmayı kim öğretti?Who taught you to write?
Raporu yazmayı bitirir bitirmez onu sana göndereceğim.As soon as I finish writing the report, I'll send it to you.
Tom uzaktayken Mary'ye bir mektup bile yazmadı.Tom didn't even write one letter to Mary while he was away.
Tom üç saatten daha az bir süre içinde raporu yazmayı bitirdi.Tom finished writing the report in less than three hours.
Sanırım Tom'un cevap yazması oldukça olası değil.I think it's highly unlikely that Tom will write back.
Adını yazmayı öğrendiğinde kaç yaşındaydın?How old were you when you learned to write your name?
Tom, deneyimleri hakkında yazması için Mary'yi teşvik etti.Tom encouraged Mary to write about her experiences.
Tom ne olduğu hakkında yazmak istemedi.Tom didn't want to write about what had happened.
Önümüzdeki pazartesiye kadar on sayfalık rapor yazmak zorundayım.I have to write a ten-page paper by next Monday.
Ben zarfın üzerine adresi yazmayı unuttum.I forgot to write the address on the envelope.
Eğer yazmamı istersen Tom'a bir not yazabilirim.I could write Tom a note if you want me to.
Tom uzun süredir Mary'ye yazmadı.Tom hasn't written to Mary in a long time.
İlişkiler hakkında şarkılar yazmayı severim.I like writing songs about relationships.
Tom yazmada iyidir.Tom is good at writing.
Ben genellikle bu tür şarkı yazmam.I don't usually write this kind of song.
Tom uzun süredir bana yazmadı.Tom hasn't written to me in a long time.
Tom'a bir teşekkür mektubu yazmalısın.You should write Tom a thank-you letter.
Aşk mektupları yazmak benim için kolay değil.Writing love letters isn't easy for me.
Ben sınavda adımı yazmayı unuttum.I forgot to write my name on the exam.
Aylardır bir şey yazmadım.I haven't written anything for months.
Daha okunaklı yazmaya çalışman lazım.You should try to write more legibly.
Daha okunaklı yazmaya çalışmalısın.You should try to write more legibly.
Bu dolma kalemle yazmak çok kolay.This pen is very easy to write with.
Tom'a yazmam gerektiğini düşünüyor musun?Do you think I should write to Tom?
Posta kodunu yazmayı unutmayın.Don't forget to write the zip code.
Dolmakalemle yazmayı severim.I like writing with a fountain pen.
Ne yazmam gerektiği konusunda hiç fikrim yoktu.I had no idea what I should write.