yazmış ile cümle

yazmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Filistinli bir kız öğrenci günlüğüne şöyle yazmış:일기에 팔레스타인 여학생이 이렇게 썼습니다.
Filistinli bir kız öğrenci günlüğüne şöyle yazmış:Nel suo diario, una studentessa palestinese ha scritto:
Filistinli bir kız öğrenci günlüğüne şöyle yazmış:O studentă palestiniană a scris în jurnal:
Filistinli bir kız öğrenci günlüğüne şöyle yazmış:Una chica palestina escribió en su diario:
Filistinli bir kız öğrenci günlüğüne şöyle yazmış:В своя дневник, палестинска студентка пише:
Filistinli bir kız öğrenci günlüğüne şöyle yazmış:Одна из палестинских студенток написала в своём дневнике:
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.Frank Wilson a scris o carte numită "Mâna".
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.Frank Wilson avait écrit un livre appelé "La Main".
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.Frank Wilson aveva scritto un libro intitolato "La Mano".
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.Frank Wilson đã viết một quyển sách với tựa đề "Bàn Tay."
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.Frank Wilson escreveu um livro chamado "A Mão".
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.Frank Wilson había escrito un libro llamado "La Mano".
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.Frank Wilson had een boek geschreven genaamd "De Hand".
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.Frank Wilson hat ein Buch mit dem Titel "The Hand" geschrieben.
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.Frank Wilson havde en bog kaldet "Hånden".
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.Frank Wilson írt egy könyvet "A kéz" címmel.
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.Frank Wilson napisał książkę pt.: "The Hand"
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.Frank Wilson napsal knihu „Ruka“.
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.프랭크 윌슨은 "손"이라는 책을 썼습니다.
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.Ο Φράνκ Γουίλσον είχε γράψει ένα βιβλίο με τίτλο "Το Χέρι".
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.Франк Уилсън е написал книга с заглавие "Ръката."
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.Френк Вілсон написав книжку "Рука".
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.Фрэнк Уилсон написал книгу "Рука".
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.פרנק וילסון כתב ספר שנקרא "היד."
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.فرانك ويلسون كان قد كتب كتابا اسمه "اليد."
Frank Wilson "The Hand (El)" adlı bir kitap yazmış.二人は共に JPL に雇用されました
Galiba, bazıları boyayla karınlarının üstüne "W-A-T-S-O-N" yazmışlardı.Acho que havia homens que tinham "W-A-T-S-O-N" pintado nas barrigas.
Galiba, bazıları boyayla karınlarının üstüne "W-A-T-S-O-N" yazmışlardı.Credo che alcuni ragazzi si siano dipinti sulla pancia la scritta "W-A-T-S-O-N".
Galiba, bazıları boyayla karınlarının üstüne "W-A-T-S-O-N" yazmışlardı.Creo que había algunos que tenían "W-A-T-S-O-N" escrito en sus barrigas con pintura de grasa.
Galiba, bazıları boyayla karınlarının üstüne "W-A-T-S-O-N" yazmışlardı.I tror at gutterne havde skrevet "W-A-T-S-O-N" hen over deres mave med oliemaling.
Galiba, bazıları boyayla karınlarının üstüne "W-A-T-S-O-N" yazmışlardı.Leute hatten mit Schminke "W-A-T-S-O-N" auf Ihre Bäuche geschrieben.
Galiba, bazıları boyayla karınlarının üstüne "W-A-T-S-O-N" yazmışlardı.Mieli chyba napis "W-A-T-S-O-N" na brzuchach.
Galiba, bazıları boyayla karınlarının üstüne "W-A-T-S-O-N" yazmışlardı.Myslím, že hoši dokonce měli na břichu šminkama napsáno "W-A-T-S-O-N".
Galiba, bazıları boyayla karınlarının üstüne "W-A-T-S-O-N" yazmışlardı.Sommigen hadden zelfs "W-A-T-S-O-N" op hun buik geschilderd.
Galiba, bazıları boyayla karınlarının üstüne "W-A-T-S-O-N" yazmışlardı.Tôi nghĩ một số gã dùng cả phấn nước trang điểm để vẽ lên bụng chữ "W-A-T-S-O-N".
Galiba, bazıları boyayla karınlarının üstüne "W-A-T-S-O-N" yazmışlardı.사람들이 "왓슨(W-A-T-S-O-N)"이란 글자를 배에 썼죠.
Galiba, bazıları boyayla karınlarının üstüne "W-A-T-S-O-N" yazmışlardı.Νομίζω πως κάποιοι είχαν γράψει "ΓΟΥΑΤΣΟΝ" στην κοιλιά τους με μπογιά.
Galiba, bazıları boyayla karınlarının üstüne "W-A-T-S-O-N" yazmışlardı.Кажется, у каких-то парней были написаны на животах буквы "В-А-Т-С-О-Н".
Galiba, bazıları boyayla karınlarının üstüne "W-A-T-S-O-N" yazmışlardı.Мисля, че мъжете имаха "W - A - T - S - O - N", написано на коремите им с мазна боя.
Galiba, bazıları boyayla karınlarının üstüne "W-A-T-S-O-N" yazmışlardı.לדעתי לבחורים היה "W-A-T-S-O-N" כתוב על בטנם שלהם בצבע שמן.
Galiba, bazıları boyayla karınlarının üstüne "W-A-T-S-O-N" yazmışlardı.أعتقد أن الرجال كتبوا"واتسون" على بطونهم بالطلاء المشحم.
Galiba, bazıları boyayla karınlarının üstüne "W-A-T-S-O-N" yazmışlardı.そんなことをお腹に書いた プログラマーなんて想像できます?
Galiba Donne bununla ilgili bir şiir yazmıştı.Am impresia că Donne a scris un poem despre asta.
Galiba Donne bununla ilgili bir şiir yazmıştı.Azt hiszem, Donne írt erről verset.
Galiba Donne bununla ilgili bir şiir yazmıştı.Credo che Donne abbia scritto un poema sull'argomento.
Galiba Donne bununla ilgili bir şiir yazmıştı.Creo que Donne escribió un poema sobre eso.
Galiba Donne bununla ilgili bir şiir yazmıştı.Donne 가 그것을 한 편의 시로 썼다고 생각합니다.
Galiba Donne bununla ilgili bir şiir yazmıştı.Ich glaube, Donne hat mal ein Gedicht darüber geschrieben.
Galiba Donne bununla ilgili bir şiir yazmıştı.Ik geloof dat Donne daar een gedicht over schreef.
Galiba Donne bununla ilgili bir şiir yazmıştı.Mas têm 40 géneros de parasitas.
Galiba Donne bununla ilgili bir şiir yazmıştı.Myślę że Donne napisał o tym wiersz.
Galiba Donne bununla ilgili bir şiir yazmıştı.Νομίζω ο Donne έγραψε ένα ποίημα για αυτό.
Galiba Donne bununla ilgili bir şiir yazmıştı.Мисля, че Дон е написал поема за това.
Galiba Donne bununla ilgili bir şiir yazmıştı.У Донна есть поэма об этом.
Galiba Donne bununla ilgili bir şiir yazmıştı.אני חושבת שדאן כתב שיר על זה.
Galiba Donne bununla ilgili bir şiir yazmıştı.وأعتقد دون فإنه كتب قصيدة عن ذلك.
Galiba Donne bununla ilgili bir şiir yazmıştı.彼らには寄生虫が40種類もいるので
Gençlik dönemlerinde bazı eserler yazmış ancak hayatının ilerleyen olgunlaşma dönemlerinde iseBach viết vài tác phẩm sớm, nhưng khi trưởng thành ông ta nói:
Gençlik dönemlerinde bazı eserler yazmış ancak hayatının ilerleyen olgunlaşma dönemlerinde iseEr schrieb einige frühe Stücke, aber später in seinem Leben, in seiner reifen Periode, sagte er:
Gençlik dönemlerinde bazı eserler yazmış ancak hayatının ilerleyen olgunlaşma dönemlerinde iseEscribió algunas piezas tempranas, pero más tarde en su vida, en su período de madurez, dijo:

İlgili Sayfalar