Ana içeriğe geç
Sözlük

yazarlar ile cümle

yazarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.Pot să scrie piesa, de exemplu, și scriitorii pot să lucreze la punerea în scenă.
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.Pueden escribir la obra, por ejemplo, y los escritores pueden trabajar en arte escénico.
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.Sie können z.B. das Stück schreiben, und die Autoren können an der Bühnenkunst arbeiten.
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.Ví dụ họ có thể viết một vở kịch. và những nhà biên kịch có thể làm việc với sân khấu.
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.Ze mogen het stuk schrijven, en de schrijvers mogen aan het decor werken.
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.Натомість вони можуть писати п'єси, наприклад, а сценаристи - працювати над сценою.
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.הם יכולים לכתוב את המחזה, לדוגמא, והכותבים יכולים לעבוד על התפאורה.
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.بإمكانهم أن يكتبوا مسرحية، على سبيل المثال، والكتّاب قد يعملون على الفن المسرحي.
Onlar oyunu yazabilir örneğin ve yazarlar sahne tasarımını yapabilir.作家志望の学生に舞台美術をさせたり 美術専攻の学生に演技をさせたりして 舞台を完成させる
Öte yandan, biz yazarların böyle kötü bir ünü var.하지만 우리 작가들은 그런 평판을 가지고 있지요.
Öte yandan, biz yazarların böyle kötü bir ünü var.Schrijvers wel, die hebben zo'n soort reputatie.
Öte yandan, biz yazarların böyle kötü bir ünü var.Vi författare har det ryktet.
Öte yandan, biz yazarların böyle kötü bir ünü var.Wir Schriftsteller scheinen aber diese Art von Ruf zu haben.
Öte yandan, biz yazarların böyle kötü bir ünü var.Zato my spisovatelia takú reputáciu máme.
Öte yandan, biz yazarların böyle kötü bir ünü var.Мы, писатели, имеем репутацию такого рода.
Öte yandan, biz yazarların böyle kötü bir ünü var.לנו הסופרים דווקא יצא שם כזה,
Öte yandan, biz yazarların böyle kötü bir ünü var.نحن الكُتّاب، نحن نوعا ما لدينا تلك السُمعة،
Öte yandan, biz yazarların böyle kötü bir ünü var.いえ 全クリエイティブ業界で...
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.그 이후로 부터는 저자들의 승리였죠. 뚜렷이 1억2천9백만번 동안 책을 출판했으니까요
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.1億2千9百万回にも 及びます それらの本は 失われていなければ
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.A szerzők azóta sikeresen, 129 millió különböző alkalommal publikáltak könyvet.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Da allora, gli autori sono riusciti in 129 milioni distinte occasioni, a pubblicare libri.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.De atunci, autorii au câștigat în 129 de milioane de ocazii diferite, publicarea cărților.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Depuis, les auteurs ont eu 129 millions différentes occasions, de publier des livres.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Desde então, os autores tiveram 129 milhões de ocasiões diferentes para publicar livros,
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Desde entonces, los autores han tenido 129 millones de ocasiones para publicar libros.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Od té doby se autorům podařilo ve 129 milionech různých případů, své knihy vydat.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Od tego czasu, autorom udało sie 129 milionów razy wydać książkę.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Odvtedy sa spisovateľom podarilo, pri 129 miliónoch rôznych príležitostiach, vydať knihu.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Sedan dess har författarna fått, vid 129 miljoner tillfällen, böcker publicerade.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Seither haben Autoren es 129 Millionen Mal geschafft Bücher zu veröffentlichen.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Sejak itu, penulis telah melalui dalam 129 juta kesempatan berbeda untuk menerbitkan buku.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Siden da, er det lykkedes forfattere at udgive bøger 129 millioner gange.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Sindsdien is het deze schrijvers 129 miljoen maal gelukt een boek te publiceren.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Từ đó, các nhà sáng tác đã có được 129 triệu cơ hội xuất bản những cuốn sách.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Από τότε οι συγγραφείς κατάφεραν, σε 129 εκ. ξεχωριστές περιπτώσεις, να εκδώσουν βιβλία
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.З тих пір, автори перемогли у 129 мільйонів різних випадків видання книг.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Оттогава писателите са получили 129 милиона различни възможности да публикуват книги.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.С тех пор авторы победили в 129 миллионах случаев публикации книг.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.מאז, הסופרים זכו לפרסם ספרים 129 מיליון פעמים.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.منذ ذلك الوقت، استطاع الكتاب على مدى 129 مليون مناسبة متميزة، من نشر الكتب.
Pekala. Bir bakıma çok karizmatik bir şey. Şarkı sözü yazarları istediklerini yazabiliyorlar.Det är ganska häftigt; låtskrivare kan komma undan med det mesta.
Pekala. Bir bakıma çok karizmatik bir şey. Şarkı sözü yazarları istediklerini yazabiliyorlar.Goed. 't Is wel cool.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Banyak pengarang merasakan tekanan ini, tapi pengarang non-Barat merasakannya lebih dari yang lain.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.De nombreux auteurs sentent cette pression, mais les auteurs non-occidentaux la ressentent plus fortement.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.이로 인해 많은 작가들은 부담을 느껴요. 비서양출신 작가들의 경우엔 그 정도가 더 심하죠.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Mnoho autorů ten tlak cítí, ale nezápadní autoři ho cítí silněji.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Molti autori sentono questa pressione, ma gli autori non occidentali lo sentono maggiormente.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Muchos autores sienten esta presión, pero los no occidentales la sienten aún más.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Muitos autores sentem esta pressão, mas os autores não ocidentais sentem-no de modo mais forte.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Mulţi autori resimt această presiune, dar asupra celor ne-occidentali apasă mai greu.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Rengeteg író érzi ezt a nyomást, de a nem-nyugati írók még ennél is jobban érzik.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Vele auteurs voelen deze druk, maar niet-Westerse auteurs voelen die sterker.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Viele Autoren spüren diesen Druck, aber nicht-westliche Autoren spüren ihn stärker.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Wielu autorów czuje tą presję, a na nie-Zachodnich autorach ciąży ona jeszcze bardziej.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Πολλοί συγγραφείς αισθάνονται αυτήν την πίεση, αλλά οι μη δυτικοί συγγραφείς την αισθάνονται πιο έντονα.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Багато письменників відчувають цей тиск, але найвразливіші до нього незахідні автори.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Много автори усещат този натиск, но незападните автори го усещат по-силно.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.Много писателей чувствуют это давление, но не-западные авторы ощущают его сильнее.
Pek çok yazar bu baskıyı hisseder, ama özellikle batılı olmayan yazarlar bunu çok daha ağır hisseder.מחברים רבים חשים את הלחץ, אך מחברים שאינם מערביים חשים זאת אף יותר.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod