Bayan satış elemanı yazarkasayı açamadı.The salesgirl couldn't open the cash register.
İsminizi buraya yazar mısınız?Can you write your name here?
O mükemmel bir yazardır.He's an excellent author.
Yazar, kitabının başında bazı güzel şiirler yazdı.The author wrote some beautiful poems in the beginning of his book.
Eski kitaplar yazarlar, yenileri ise okuyucular içindir.Old books are for writers, new ones for readers.
Gerçekten mi? Kitaplarını hep okuduğun, sevdiğin bir yazarın var mı?Really? You have a favorite writer you always read?
Sizce bu romanın yazarı kim?Who do you think the author of this novel is?
Bu romanın yazarının kim olduğunu düşünüyorsun?Who do you think the author of this novel is?
Babam her gün günlüğünde yazar.My father writes in his diary every day.
Uzun zaman önce ben gençken, ben her gün günlüğüme yazardım.A long time ago when I was young, I used to write in my diary every day.
Ben gençken her gün günlüğüme yazardım.I used to write in my diary every day when I was young.
Ne kadar yorgun olursa olsun, yatmadan önce günlüğünü yazar.No matter how tired he is, he writes in his diary before going to bed.
Prens Hamlet bir oyun yazarı değildi.Prince Hamlet wasn't a playwright.
İyi bir doktor olmasının yanı sıra, o çok ünlü bir roman yazarıydı.In addition to being a doctor, he was a very famous novelist.
O hem bir doktor hem de çok ünlü bir roman yazarıdır.Not only was he a doctor, he was also a very famous novelist.
O sadece bir doktor değil, aynı zamanda çok ünlü bir roman yazarıdır.Not only was he a doctor, he was also a very famous novelist.
O, yerel gazete için yazılar yazar.He writes articles for the local newspaper.
O, bir senaryo yazarıdır.He's a scriptwriter.
O, TV gösterileri için senaryolar yazar.He writes scripts for TV shows.
Ben okurum; sen yazarsın.I read; you write.
O, dünyaca ünlü bir yazar.He's a world-famous writer.
Tom bir çizgi roman yazarıdır.Tom is a comic book writer.
Ben bir Japon yazarım.I am a Japanese writer.
Gözlük takan adam, eski bir Çinli yazardır.The man wearing glasses is an old Chinese author.
O, hayalet yazar olarak çalışıyor.He works as a ghost writer.
Tom yavaş yazar.Tom writes slowly.
O, kabiliyetli bir yazar.He's a talented writer.
O yetenekli bir yazar.She's a talented writer.
Genelde çağdaş yazarları okur.He often reads contemporary authors.
Neredeyse her gün mektup yazarım.I write letters almost every day.
Graham Greene en sevdiğim yazardır.Graham Greene is my favourite writer.
Her yazar açıkça yazmak için kendini okuyucunun yerine koymalı.Every writer, in order to write clearly, must put himself in his reader's shoes.
Ben İsveççe kısa cümleler yazarım.I write short sentences in Swedish.
Mark Twain Amerikalı bir yazardı.Mark Twain was an American novelist.
Jane Austen bir İngiliz yazardı.Jane Austen was a British writer.
Mohamed Dib, Cezayirli bir yazardır.Mohamed Dib is an Algerian author.
Assia Djebar Cezayirli bir yazardır.Assia Djebar is an Algerian author.
Arapça yazar mısın?Do you write in Arabic?
Arapça yazar mısınız?Do you write in Arabic?
Biz o yazarın adına aşinayız.We are familiar with that author's name.
Çok sivri dilli yazarlar var.There are very sharp writers.
Gerçek şu ki, bir yazar olmak istiyorum.The truth is that I want to become a writer.
Tom ömür boyu hapis cezasını sevgi cümleleri yazarak geçirmeyi istiyor.Tom intends to spend his life sentence writing sentences about love.
İngilizce yazarken İngiltere hakkında düşünmem.I do not think about England, whilst I write in English.
Bu mektubu benim için yazar mısın?Could you type this letter for me?
Tom okur yazar.Tom is literate.
Onun zamanında, o isimsiz bir yazardı.In his time, he was an anonymous writer.
İkimiz de yazarlarız.We're both writers.
İkimiz de yazarız.We're both writers.
Bu yazar, birliklerle birlikte arazide birkaç yıl geçirdiThis writer spent several years in the field with the troops.
O, gününün en ünlü yazarıydı.He was the most famous writer of his day.
O bir yazar olmaya karar verdi.He decided to become an author.
Tom bir söz yazarı.Tom is a speechwriter.
Tom bir yazar.Tom is a writer.
Birini yazarken görmedim.I didn't see anyone writing.
Yazar o peri masallarını bizim dilimize çevirdi.That author translated those fairy tales into our language.
Raporumu yazarken yardıma ihtiyacım yok.I don't need help writing my report.
Nasıl 'pretty' yazarsın?How do you write ‘pretty’?
Tom Mary'yi yazar kasadan para çalarken yakaladı.Tom caught Mary stealing money from the cash register.
Yazar George Orwell yaklaşık yirmi yıl İngiliz polisi tarafından gözlendi.The writer George Orwell was watched for about twelve years by the British police.