Bir bilgisayar olmadan nasıl yazacağım?How will I write without a computer?
Bir sonraki romanını nerede yazacaksın?Where will you write your next novel?
Kim raporu yazacak?Who will write the report?
Kabartma yazı yazabilir misin?Can you write Braille?
Kabartma yazıyla yazabilir misin?Can you write in Braille?
Yaza kadar bekleyemem.I can't wait till summer.
Yaza kadar bekleyemiyorum.I can't wait till summer.
Onu yazayım.Let me write that down.
Biz o yazarın adına aşinayız.We are familiar with that author's name.
Çok sivri dilli yazarlar var.There are very sharp writers.
Onlar bile kendi isimlerini nasıl yazacaklarını bilmiyorlardı.They didn't even know how to write their own names.
Gerçek şu ki, bir yazar olmak istiyorum.The truth is that I want to become a writer.
Tom ömür boyu hapis cezasını sevgi cümleleri yazarak geçirmeyi istiyor.Tom intends to spend his life sentence writing sentences about love.
Önümüzdeki hafta size yazacağım.I will write to you next week.
Benim Japonca düzeyim zayıf, bu yüzden iyi yazamam.My level of Japanese is weak, so I can't write well.
İngilizce yazarken İngiltere hakkında düşünmem.I do not think about England, whilst I write in English.
Bu mektubu benim için yazar mısın?Could you type this letter for me?
Tom okur yazar.Tom is literate.
Onun zamanında, o isimsiz bir yazardı.In his time, he was an anonymous writer.
İkimiz de yazarlarız.We're both writers.
İkimiz de yazarız.We're both writers.
Bu yazar, birliklerle birlikte arazide birkaç yıl geçirdiThis writer spent several years in the field with the troops.
O, gününün en ünlü yazarıydı.He was the most famous writer of his day.
Onu yazabilir misin lütfen?Can you write that down please?
O bir yazar olmaya karar verdi.He decided to become an author.
Tom bir söz yazarı.Tom is a speechwriter.
Tom bir yazar.Tom is a writer.
Birini yazarken görmedim.I didn't see anyone writing.
Yazar o peri masallarını bizim dilimize çevirdi.That author translated those fairy tales into our language.
Bitişik yazıyı okuyamıyorum, dik yazıyla yazabilir misin lütfen?I can't read cursive, so could you write in block letters, please?
Bu raporu yazanın Tom olduğunu sanıyordum.I assumed it was Tom who wrote this report.
Ben hiçbir şey yazamıyorum.I can't write anything at all.
Bir kitap yazabildim.I could write a book.
İşe yararsa Tom'a bir not yazabildim.I could write Tom a note if it would help.
Yazan şeyi okuyamadım.I couldn't read what was written.
Bunu o şekilde yazabilir miyim?Can I write it that way?
Bunu onun gibi yazabilir miyim?Can I write it like that?
Raporumu yazarken yardıma ihtiyacım yok.I don't need help writing my report.
Yazacak bir denemen olduğunu biliyorum.I know you have an essay to write.
Sanırım Tom üstüne yazacak bir şey istiyor.I think Tom wants something to write on.
Nasıl 'pretty' yazarsın?How do you write ‘pretty’?
İngilizce ya da İspanyolca yazabilirsin. Senin için çevireceğim.You can write in English or Spanish. I'll translate for you.
Sana bir mektup yazacağım.I'll write you a letter.
Tom Mary'yi yazar kasadan para çalarken yakaladı.Tom caught Mary stealing money from the cash register.
Sana bir mektup yazabilirim.I can write you a letter.
Yazar George Orwell yaklaşık yirmi yıl İngiliz polisi tarafından gözlendi.The writer George Orwell was watched for about twelve years by the British police.
Kısa hikayeler yazar mısın?Do you write short stories?
Nasıl hızlı yazabilirim ?How can I write faster?
Marika Japonca okuyup yazabilir mi?Can Marika read and write Japanese?
Tom Fransızca bir aşk mektubunu nasıl yazacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to write a love letter in French.
Tom Fransızca yazarken nadiren hatalar yapar.Tom seldom makes mistakes when writing in French.
Tom Fransızcayı hem konuşabilir hem de yazabilir.Tom can both speak and write French.
Fransızca yazar mısın?Do you write in French?
Yazarsan doğru biçimde yaz.If you write, write correctly.
Sen benden daha iyi yazarsın.You write better than I do.
O bir mektup yazacak.He is going to write a letter.
Tom okuyamaz ya da yazamaz.Tom can't read or write.
Elimden geldiğince yazarım.I write when I can.
Senin için adresimi yazacağım.I'll write my address down for you.
Bu raporu yeniden yazacağım.I'm going to rewrite this report.