Ana içeriğe geç
Sözlük

yaza ile cümle

yaza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Boş zamanımda şiir yazarım.I write poems in my free time.
Bir öğretmenden daha ziyade bir yazarım.I am a writer rather than a teacher.
Ben bir yazar olmayı hedefliyorum.I aim to be a writer.
Geçen yıl o popüler yazarla yaptığım toplantıyı asla unutmayacağım.I will never forget meeting that popular writer last year.
Park ve dağlarımız hakkında yazacağım.I am going to write about our parks and mountains.
Ben bazen ona çok uzun bir mektup yazarım.I sometimes wrote him a very long letter.
Bir mektup yazacağım.I am going to write a letter.
Sadece bir mektup yazacaktım.I was just going to write a letter.
O, ne okuyabilir nede yazabilir.He can neither read nor write.
Onu büyük bir yazar olarak düşünüyorum.I consider him a great writer.
Ona yazacak zamanım yok.I have no time to write to her.
Yarın bir mektup yazacağım.I am going to write a letter tomorrow.
Şairler şiirler yazar.Poets write poems.
Gerçek şu ki, ben bir yazar olmak istiyorum.The truth is, I want to be a writer.
Benim dizüstü bilgisayarıma adınızı yazar mısınız?Would you write your name in my notebook?
Yazacak bir şeyin var mı?Do you have anything to write?
Sık sık kendini çalışma odasına kapatır ve böyle şeyler yazar.He often shuts himself up in the study and writes things like this.
Giriş bölümünde, yazar aşağıda gösterildiği gibi belirtiyor.In the introduction, the author is stating as follows.
Bir roman yazarken, hayal gücümüzü çalıştırırız.When we write a novel, we exercise our imagination.
Seni gelecek vadeden genç bir yazarla tanıştırayım.Let me introduce a promising young writer to you.
O, ülkesine döner dönmez bana yazacak.She will write to me as soon as she returns to her country.
Üzgünüm sana daha erken yazamadım.I'm sorry I couldn't write to you sooner.
Yazar kitabı kız kardeşine ithaf etti.The author dedicated the book to his sister.
Yazar kitabını bir sürü resimlerle resimledi.The author illustrated his book with a lot of pictures.
Yazar Avrupa edebiyatının tüm farklı türlerini bir araya getirmiş.The author lumps all the different European literatures together.
Bayan tanaka daktiloyla yazabilir, değil mi?Ms. Tanaka can type, can't she?
Tokyo'ya vardığımda sana iki satır yazarım.I'll drop you a line when I get to Tokyo.
O eve geldiğinde sadece bir mektup yazacaktım.I was just going to write a letter when he came home.
O, muhtemelen kendi başına mektup yazamaz.He can't possibly write the letter by himself.
Ona kibar bir cevap yazacağım.I will write him a civil answer.
Onun konuşma şekli ünlü bir yazarın dikkatini çekti.The way he spoke attracted the attention of a famous writer.
O otuz yaşına kadar o bir yazar olmaya karar vermedi.He did not decide to be a writer until he was thirty.
O, bu romanı yazarken üç yıl harcadı.He has spent three years writing this novel.
Çok yakında bir cevap yazacak.He will write an answer very soon.
O bir sporcu gibi görünüyor, ama bir yazar.He looks like a sportsman, but he is a writer.
O, yazarın harika olduğunu düşünmüyor.He doesn't think that the writer is great.
O, çok yaratıcı bir yazardır.He is a very imaginative writer.
O sık sık Japonya'daki ebeveynlerine yazar.He often writes to his parents in Japan.
O,bir parça şairdi ve romantik şiirler yazardı.He was something of a poet and used to write romantic poems.
O her iki eliyle yazabilir.He can write with either hand.
Ne kadar meşgul olursa olsun, ayda en az bir kez ebeveynlerine yazar.He writes home to his parents at least once a month, no matter how busy he is.
O, Fransızcayı hem konuşur hemde yazar.He both speaks and writes French.
En iyi satan romanı yazarak bir servet yaptı.He made a fortune by writing a best selling novel.
O, babasına nadiren yazar.He seldom writes to his father.
O, nadiren ebeveynlerine yazar.He seldom writes to his parents.
O, Rusçayı hem konuşabilir hem de yazabilir.He can both speak and write Russian.
Bir doktor olmanın yanı sıra, o bir yazardır.In addition to being a doctor, he is a writer.
Onun mükemmel bir yazar olduğunu söylemek abartı değildir.It is no exaggeration to say that he is a first-rate writer.
Hata yapmadan İngilizce yazamıyor.He cannot write English without making mistakes.
O da İngilizceyi okuyabilir ve yazabilir.He can read and write English as well.
O, nasıl İngilizce mektup yazacağını bilmiyor.He doesn't know how to write a letter in English.
O, İngilizce bir mektubu nasıl yazacağını bilmiyor.He doesn't know how to write a letter in English.
Bir cerrah olmanın yanı sıra, o ünlü bir yazardı.Besides being a surgeon, he was a famous writer.
O bir bilim adamından çok bir yazardır.He is a writer rather than a scholar.
Hiç kanji yazamaz.He can't write any kanji.
O senaryolar yazar.He writes scripts.
O hâlâ zaman zaman romanlar yazar fakat eskisi kadar sık değil.He still writes novels from time to time, but not as often as he used to.
O, şimdi en umut verici yazarlardan biri olarak tanınmaktadır.Now he is recognized as one of the most promising writers.
O ayda bir kez ebeveynlerine yazar.He writes to his parents once a month.
O kitaplar yazar.He writes books.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod