yazısı ile cümle

yazısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Nazrul Islam Amrabondhu bloğunda bir yazısında şöyle diyor:نازرال إسلام كتب في مقالة نشرت في مدونة أمرابوندو:
O günlerde Yahuda soylularıyla Toviya sık sık yazışıyorlardı.Auch waren zu derselben Zeit viele der Obersten Juda's, deren Briefe gingen zu Tobia und von Tobia zu ihnen.
O günlerde Yahuda soylularıyla Toviya sık sık yazışıyorlardı.E napokban is sok levelet küldének némely zsidó elõljárók Tóbiásnak, és viszont Tóbiástól sok jöve hozzájok.
O günlerde Yahuda soylularıyla Toviya sık sık yazışıyorlardı.I de dager sendte også de fornemste i Juda mange brev til Tobias, og fra Tobias kom det brev til dem igjen.
O günlerde Yahuda soylularıyla Toviya sık sık yazışıyorlardı.In quei giorni i notabili di Giuda mandavano frequenti lettere a Tobia e da Tobia ne ricevevano
O günlerde Yahuda soylularıyla Toviya sık sık yazışıyorlardı.그 때에 유다의 귀인들이 여러번 도비야에게 편지하였고 도비야의 편지도 저희에게 이르렀으니
O günlerde Yahuda soylularıyla Toviya sık sık yazışıyorlardı.Men der gik også i de Dage en Mængde Breve frem og tilbage mellem Tobija og de store i Juda;
O günlerde Yahuda soylularıyla Toviya sık sık yazışıyorlardı.Niinä päivinä meni myös Juudan ylimyksiltä lukuisia kirjeitä Tobialle, ja Tobialta tuli kirjeitä heille.
O günlerde Yahuda soylularıyla Toviya sık sık yazışıyorlardı.Sementara itu para pemimpin Yahudi masih juga mengadakan surat-menyurat dengan Tobia
O günlerde Yahuda soylularıyla Toviya sık sık yazışıyorlardı.Také v těch dnech i listy často posílali přednější Judští k Tobiášovi, tolikéž od Tobiáše docházely k nim.
O günlerde Yahuda soylularıyla Toviya sık sık yazışıyorlardı.Tijdens die 52 dagen gingen heel wat brieven heen en weer tussen Tobia en de rijke leiders van Juda.
O günlerde Yahuda soylularıyla Toviya sık sık yazışıyorlardı.Tudi so v teh dneh plemenitniki Judovi pošiljali mnogo listov Tobiju, jim pa so dohajali listi od Tobija.
O günlerde Yahuda soylularıyla Toviya sık sık yazışıyorlardı.Vid denna tid sände ock Juda ädlingar många brev till Tobia, och brev från Tobia ankommo ock till dem.
O günlerde Yahuda soylularıyla Toviya sık sık yazışıyorlardı.При това, в ония дни Юдовите благородни пращаха често писма до Товия, и писма от Товия дохождаха до тях.
O günlerde Yahuda soylularıyla Toviya sık sık yazışıyorlardı.גם בימים ההם מרבים חרי יהודה אגרתיהם הולכות על טוביה ואשר לטוביה באות אליהם׃
O günlerde Yahuda soylularıyla Toviya sık sık yazışıyorlardı.وايضا في تلك الايام اكثر عظماء يهوذا توارد رسائلهم على طوبيا ومن عند طوبيا اتت الرسائل اليهم.
O günlerde Yahuda soylularıyla Toviya sık sık yazışıyorlardı.在 那 些 日 子 猶 大 的 貴 冑 屢 次 寄 信 與 多 比 雅 、 多 比 雅 也 來 信 與 他 們
O günlerde Yahuda soylularıyla Toviya sık sık yazışıyorlardı.在 那些 日子 猶大 的 貴冑屢 次 寄信 與多比雅 、 多 比 雅 也 來信與 他 們
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.사람들이 캡차 문자열을 입력할 때마다 약 10초 정도의 시간을 낭비하게 됩니다.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.Ecco perché, ogni volta che digitate un CAPTCHA, sostanzialmente sprecate 10 secondi del vostro tempo.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.En effet, à chaque fois que vous tapez un CAPTCHA, vous perdez en gros 10 secondes de votre temps.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.Es ist so, jedes Mal wenn Sie ein CAPTCHA tippen, verschwenden Sie im Wesentlichen 10 Sekunden ihrer Zeit.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.Iată de ce: de fiecare dată când tastați CAPTCHA, pierdeți de fapt 10 secunde din timpul vostru.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.Porque, sempre que escrevemos um CAPTCHA, desperdiçamos 10 segundos do nosso tempo.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.Pretože vždy, keď napíšete CAPTCHA, premrháte 10 sekúnd vášho času.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.Sagen er, at hver gang du indtaster en CAPTCHA, spilder du 10 sekunder af din tid.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.Telkens je een captcha typt, verspil je 10 seconden van je tijd.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.Và đây là lý do: mỗi lần bạn gõ một CAPTCHA cơ bản là bạn phí phạm 10 giây thời gian của bạn.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.Víte, pokaždé, když vyplňujete CAPTCHA, vlastně přijdete o 10 vteřin vašeho času.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.Vsakič ko vtipkate CAPTCHO, namreč izgubite 10 sekund svojega časa.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.Y es que cada vez que ingresamos un captcha perdemos unos 10 segundos de nuestro tiempo.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.Za każdym razem, wpisując kod CAPTCHA, marnujemy 10 sekund swojego życia.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.Να γιατί: κάθε φορά που πληκτρολογείς ένα CAPTCHA, στην ουσία σπαταλάς 10 δευτερόλεπτα απο το χρόνο σου.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.Виждате ли, всеки път, когато въведете CAPTCHA, по същество вие губите 10 секунди от времето си.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.Каждый раз при вводе капчи, вы теряете 10 секунд вашего времени.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.Справа в тому, що кожен раз, коли ви вводите CAPTCHA, ви витрачаєте приблизно 10 секунд вашого життя.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.חשבתי, ראו איזו השפעה היתה למחקר שלי. אבל אז התחלתי להרגיש לא נעים.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.فالفكرة أنك في كل مرة تكتب كابتشا، فأنت بالضرورة تضيع عشر ثوانٍ من وقتك.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.因為你每輸入一次驗證碼 你就浪費咗10秒鐘嘅時間。
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.毎回10秒ほど時間を無駄にすることになりますが これを2億回と掛け合わせると
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.A dsky ty dílo Boží byly; písmo také písmo Boží bylo vyryté na dskách.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Allah sendiri telah membuat batu itu dan mengukirkan perintah-perintah-Ny di situ
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.A one tablice robotą Bożą były; pismo także pismo Boże było, wyryte na tablicach.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.A táblák pedig Isten kezének csinálmányai valának, az írás is Isten írása vala, kimetszve a táblákra.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Dosky boly dielom Božím, písmo bolo písmom Božím, ktoré bolo vyryté na doskách.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.E aquelas tábuas eram obra de Deus; também a escritura era a mesma escritura de Deus, esculpida nas tábuas.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.God had deze plaquettes Zelf beschreven.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Hai bảng đó là việc của Ðức Chúa Trời làm ra; chữ cũng là chữ của Ðức Chúa Trời khắc trên bảng.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Hai bảng đó là việc của Ðức_Chúa_Trời làm ra ; chữ cũng là chữ của Ðức_Chúa_Trời khắc trên bảng .
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.In plošči sta bili delo Božje, in pisava je bila pisava Božja, vdolbena v plošči.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Ja taulut olivat Jumalan tekemät, ja kirjoitus oli Jumalan kirjoitusta, joka oli tauluihin kaiverrettu.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.그 판은 하나님이 만드신 것이요 글자는 하나님이 쓰셔서 판에 새기신 것이더라
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Las tablas eran obra de Dios, y la escritura era escritura de Dios, grabada sobre las tablas
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Les tables étaient l`ouvrage de Dieu, et l`écriture était l`écriture de Dieu, gravée sur les tables.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Le tavole erano opera di Dio, la scrittura era scrittura di Dio, scolpita sulle tavole
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Och tavlorna voro gjorda av Gud, och skriften var Guds skrift, inristad på tavlorna.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Og tavlene var Guds arbeid, og skriften var Guds skrift, som var inngravd på tavlene.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Og Tavlerne var Guds Værk, og Skriften var Guds Skrift, ridset ind i Tavlerne.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Tablele erau lucrarea lui Dumnezeu, şi scrisul era scrisul lui Dumnezeu, săpat pe table.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Und Gott hatte sie selbst gemacht und selber die Schrift eingegraben.

İlgili Sayfalar