1881 yazında White ateşlendi ve Battle Creek Sanatoryumuna kaldırıldı.Durante el verano de 1881, White cayó en cama con fiebre y fue llevado al natorio de Battle Creek.
2013 yazında Danimarka kulübü Brøndby IF ile 3 yıllık sözleşme imzaladı.En el verano de 2013 firmó un contrato de 3 años con el club danés Brøndby IF.
Yazın göğsün pembe bir renklenmesi vardır.En verano su pecho adquiere un tono rosáceo.
Dünya turunun ikinci ayağı olan "Don't Turn Off the Lights" 2002 yazında sona erdi.La segunda etapa de la gira se llamó Don't Turn off the lights Tour y terminó en el verano de 2002.
Yazının bellek üzerinde hiçbir etkisi yoktur.”“A la izquierda le falta imaginación”».
Yazın bir hamur haline geçmiş olan döküntüsü kış yaklaşınca ve tekrar donar ve katılaşır.En invierno se deposita un sedimento delgado y oscuro; y en verano, uno grueso y claro.
1814 Mayıs'ında Johanne Cathrine Andrea Borch ile evlenen Norveçli, yazın ülkesine gitmek üzere yola çıktı.Después de casarse con Johanne Cathrine Andrea Borch en mayo de 1814, partieron hacia Noruega en el verano.
"Dilber hala, yazın ortaya çıktı".«Las bicicletas son para el verano».
Yazın çoğu insan bisiklete biniyor.En verano, es visitado por numerosos ciclistas.
1997'de ilk kitabı olan Killing Floor'u yazyınladı ve 1998 yazında Birleşik Devletlere taşındı.En 1997 apareció Killing Floor, su ópera prima, y en el año siguiente se fue a vivir a Estados Unidos.
1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Rus Ordusu 1771 yazında Kırım'ı ele geçirdi.Durante la guerra ruso-turca de 1768-1774 el ejército ruso invadió Crimea, en el verano de 1771.
2010 yazında Miami Heat ile anlaşmıştır.En verano de 2007 firmó con Miami Heat.
Böylece 1988 yazında bir çekişme başladı.Se empezó a disputar en 1986.
Who's That Girl World Tour, Amerikalı sanatçı Madonna'nın 1987 yazında çıktığı konser turnesi.Who's That Girl World Tour, gira mundial realizada por Madonna.
Bunun için halk öyküleri yalnızca yazınsal bir ürünü oluşturmaz.Hoy, esta ciudad no sólo produce las textiles.
Bununla beraber bazı ülkelerde de yazın veya kışın tam ortası kabul edilir.En invierno, no obstante, aparecen en tierra sólo durante o después de los vendavales.
2017 yazında satışa sunulmuştur.Salió a la venta en el verano de 2018.
1957 yazında Darmstad'daki yeni müzik yaz kurslarına devam etti.50 años Cursos de Verano de Darmstadt para la nueva música .
Lego Indiana Jones: The Original Adventures 2008 yazında çıkmış bir oyundur.Lego Indiana Jones: The Original Adventures fue lanzado el 3 de junio de 2008, basado en la trilogía original.
Bunlardan bazılarının suları yazın tamamen kurur.Muchas de ellas en verano se secan casi totalmente.
Grubun ikinci albümü A Salt with a Deadly Pepa, 1988 yazında piyasaya çıktı.Salt-N-Pepa, en su segundo álbum A Salt with a Deadly Pepa (1988), hacen una versión en ritmo de rap.
İşte bu değişme sırasında biz tarihte ilk kez olarak yazının bulunduğunu görüyoruz.Es en este contexto donde empieza a escribir música por primera vez.
2011 yazında grup Kuzey Amerika'yı turladı.En el 2011 se sumó al Sol de América.
Böylece bir edebiyat ve tarih yazını oluşabilmiştir.Será aquí donde desarrollará su trabajo literario e histórico.
Yazın tuzlanmış hamsi tüketilir.Salto Huilo Huilo en verano.
En sevdiği ders Yaratıcı Yazın, en sevmediği ders ise Coğrafyadır.Dijo que la escritura creativa era su tema favorito y las matemáticas menos favoritas.
1343 yazında, bir elçi Avignon'da Papa VI. Clemens'e bağlılığını sundu.En el verano de 1343 un emisario proclamó su lealtad al papa Clemente VI en Aviñón.
2005 yazında futbolu bıraktı.Se retiró del fútbol en el año 2005.
2006 yazında futbolu bırakıp, teknik direktörlüğe başladı.Universidad En 2006 inició su carrera como Director Técnico.
Daha sonra, 1942 yazında, Generaloberst rütbesine terfi ettirildi.En el verano de 1942, fue promovido a Generaloberst.
Yazın gelen 8-10 hanede yazlıkçılar vardır.Por lo general las pinturas 8-10 en la noche,.
Kışın lacivert çuha ve yazın beyaz keten olmak üzere pantolon giyerlerdi.En invierno usaban poncho y en verano chupa y calzón de color blanco.
1998 yılının yazında, Arnavutlar Sırp yönetimine karşı kitle protestolarına başladılar.En abril de 1991, los serbios de Croacia iniciaron serios movimientos hacia la secesión.
Yazın gelişme devresi süresince nemi sever.En verano y para la gira de promoción de Me gusta cómo andas.
1951'in yazında Bursa Şer'iyye Sicilleri üzerine çalışmaya başladı.En 1951, comenzó a trabajar en las siembras de café.
1977 yazında Docherty'nin yerini Dave Sexton almıştır.En 1977 Jack pregunta dónde vive Sawyer.
Bu yüzden yazın derenin debisi epey düşmektedir.La sensación térmica en verano está bastante marcada.
Javito 2006 yazında Aris'e katıldı.En verano de 2006 firmó con el UT Arad.
Başkenti kışın Cemmu yazın ise Srinagar'dır.La capital de verano es Srinagar mientras que la de invierno, Jammu.
Kışın ısıtma maksadı ile kullanılan ısı pompası, yazın da soğutma için kullanılabilir.El calor residual del motor puede utilizarse para calefacción en invierno y para refrigeración en verano.
O yılın yazında ilk turistler şehre gelmeye başladılar.Al siguiente año llegó el primer tren proveniente de dicha ciudad.
2005 yazında bu kez Las Vegas'taki Washington Wizards kampına katıldı.En el verano de 2015 probó con los Washington Wizards.
Ayrıca yazın suyunu kaybeden küçük çaylarda bulunmaktadır.En pleno verano, les faltaba agua potable.
Yazın ise sıcaklık 30 ila 38 °C'a kadar yükselir.En verano, las temperaturas rondan entre 30° y 38°.
2015 yazında ilk single'ı olan "Lion"u çıkardı.En la primavera de 2015, lanzó el que ha sido su primer single, titulado "Lion".
Creation Entertainment tarafından 2005'in yazında bir resmî hayran kulübu kuruldu.En el verano del 2009 se realiza simplemente desde un parque de diversiones.
1998 yazında ise Yeni Türkü tekrar konserlerine başladı.Para la gira de 2006, la canción ha vuelto a aparecer de manera constante en sus conciertos.
Film 1998 yazında geçer.La película se estrenó en 1998.
İç çamaşırı olarak yazın ince, kışın kalın çiçekle pazenden dikolta dikilir.Estarían posando en trajes de baño en pleno invierno, salpicadas por agua fría.
Yazın sıcaklık 32 °C'ye kadar çıkar.En el verano puede subir hasta 42 ºC.
Oyun, 1991 yazında hazırlanmıştır.El juego fue publicado en abril de 1991.
Lütfen cevabı bu kâğıt parçasına yazın.Per favore, scrivete la risposta su questo pezzo di carta.
Lütfen ara sıra bana yazınız.Per favore scrivetemi di tanto in tanto.
Senin el yazın çok güzel.La tua calligrafia è molto bella.
Savaş kaçınılmaz olarak 1148 yazında patlak verdi.La guerra scoppiò inevitabilmente nell'estate del 1148.
Borç 1989 yazında, Ceauşescu devrilmeden az önce tamamen ödendi.Il debito fu pagato interamente nell'estate del 1989, poco prima che Ceaușescu venisse spodestato.
1570 yazında Türkler yine saldırdı, ancak bu sefer baskın değil, tam kapsamlı bir işgal yapıldı.Nell'estate del 1570 i turchi colpirono nuovamente, ma questa volta con un'invasione su vasta scala.
914 yazında, Bulgar ordusu Trakya ve Makedonya themalarını işgal etti.Nell'estate del 914 l'esercito bulgaro invase i themata di Tracia e Macedonia.
1838 yılının yazında, Renan Tréguier kolejindeki bütün ödülleri kazandı.Nell'estate del 1838 Renan vinse alcuni premi al collegio di Tréguier.
2009 Yazında Khloé Kardashian ile evlenmiştir.Nel settembre 2009 si è sposato con Khloé Kardashian.