yazılar ile cümle
yazılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Önemli yazılar zaman aşımına uğramasınНе помечать важные статьи как устаревшие
Önemli yazılar zaman aşımına uğramasınאין תפוגה על מאמרים חשובים
Önemli yazılar zaman aşımına uğramasınلا تنهي المقالات المهمة
Önemli yazılar zaman aşımına uğramasın重要な記事は削除しない(N)
Onlarda tasarlanacak hiç bir şey yok, sadece sıkıcı yazılardan ibaret." demişti.Там же нечего делать. Это просто скучные буквы".
Onlarda tasarlanacak hiç bir şey yok, sadece sıkıcı yazılardan ibaret." demişti.Там же нічого робити. Це ж просто нудні літери".
Onlarda tasarlanacak hiç bir şey yok, sadece sıkıcı yazılardan ibaret." demişti.Там няма никакъв дизайн. Само скучни букви."
Onlarda tasarlanacak hiç bir şey yok, sadece sıkıcı yazılardan ibaret." demişti.Ahí no hay nada que diseñar. Son sólo letras aburridas".
Onlarda tasarlanacak hiç bir şey yok, sadece sıkıcı yazılardan ibaret." demişti.Có gì để con thiết kế chứ? Mẹ thấy toàn chữ là chữ. Chán chết."
Onlarda tasarlanacak hiç bir şey yok, sadece sıkıcı yazılardan ibaret." demişti.Daar is geen vormgeven aan. Het zijn gewoon saaie letters."
Onlarda tasarlanacak hiç bir şey yok, sadece sıkıcı yazılardan ibaret." demişti.Il n'y a pas de conception artistique là dedans. Seulement des lettres ennuyeuses."
Onlarda tasarlanacak hiç bir şey yok, sadece sıkıcı yazılardan ibaret." demişti. (Kahkahalar)Es sind nur langweilige Buchstaben" (Gelächter)
Onlarda tasarlanacak hiç bir şey yok, sadece sıkıcı yazılardan ibaret." demişti."Micsoda? Semmit sem kell ott tervezni.
Onlarda tasarlanacak hiç bir şey yok, sadece sıkıcı yazılardan ibaret." demişti.Non c' è niente da disegnare. Sono solo lettere noiose"
Onlarda tasarlanacak hiç bir şey yok, sadece sıkıcı yazılardan ibaret." demişti.Nu e nici un design aici. Sunt doar litere plicticoase."
Onlarda tasarlanacak hiç bir şey yok, sadece sıkıcı yazılardan ibaret." demişti."O quê? Aí não há nada para fazer.
Onlarda tasarlanacak hiç bir şey yok, sadece sıkıcı yazılardan ibaret." demişti.Tam nie je čo dizajnovať. Sú to len nudné písmená."
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.A dsky ty dílo Boží byly; písmo také písmo Boží bylo vyryté na dskách.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Allah sendiri telah membuat batu itu dan mengukirkan perintah-perintah-Ny di situ
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.A one tablice robotą Bożą były; pismo także pismo Boże było, wyryte na tablicach.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.A táblák pedig Isten kezének csinálmányai valának, az írás is Isten írása vala, kimetszve a táblákra.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Dosky boly dielom Božím, písmo bolo písmom Božím, ktoré bolo vyryté na doskách.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.E aquelas tábuas eram obra de Deus; também a escritura era a mesma escritura de Deus, esculpida nas tábuas.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.God had deze plaquettes Zelf beschreven.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Hai bảng đó là việc của Ðức Chúa Trời làm ra; chữ cũng là chữ của Ðức Chúa Trời khắc trên bảng.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Hai bảng đó là việc của Ðức_Chúa_Trời làm ra ; chữ cũng là chữ của Ðức_Chúa_Trời khắc trên bảng .
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.In plošči sta bili delo Božje, in pisava je bila pisava Božja, vdolbena v plošči.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Ja taulut olivat Jumalan tekemät, ja kirjoitus oli Jumalan kirjoitusta, joka oli tauluihin kaiverrettu.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.그 판은 하나님이 만드신 것이요 글자는 하나님이 쓰셔서 판에 새기신 것이더라
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Las tablas eran obra de Dios, y la escritura era escritura de Dios, grabada sobre las tablas
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Les tables étaient l`ouvrage de Dieu, et l`écriture était l`écriture de Dieu, gravée sur les tables.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Le tavole erano opera di Dio, la scrittura era scrittura di Dio, scolpita sulle tavole
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Och tavlorna voro gjorda av Gud, och skriften var Guds skrift, inristad på tavlorna.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Og tavlene var Guds arbeid, og skriften var Guds skrift, som var inngravd på tavlene.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Og Tavlerne var Guds Værk, og Skriften var Guds Skrift, ridset ind i Tavlerne.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Tablele erau lucrarea lui Dumnezeu, şi scrisul era scrisul lui Dumnezeu, săpat pe table.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Und Gott hatte sie selbst gemacht und selber die Schrift eingegraben.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Και αι πλακες ησαν εργον Θεου και η γραφη ητο γραφη Θεου εγκεχαραγμενη επι τας πλακας.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.Плочите бяха Божие дело; и написаното беше Божие писание начертано на плочите:
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.скрижали были дело Божие, и письмена, начертанные на скрижалях, были письмена Божии.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.והלחת מעשה אלהים המה והמכתב מכתב אלהים הוא חרות על הלחת׃
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.واللوحان هما صنعة الله والكتابة كتابة الله منقوشة على اللوحين.
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.是 神 的 工 作 、 字 是 神 寫 的 、 刻 在 版 上
Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar Onun yazısıydı.是 神 的 工作 、 字 是 神寫 的 、 刻 在 版上
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Dia ternyata laci nya untuk artikel, dan kemudian turun untuk merampok his tempat penyimpanan makanan.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Ele virou-se para fora suas gavetas para os artigos, e depois desceu para saquear o seu despensa.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Girò il suo cassetti per gli articoli, e poi scese a saccheggiare his dispensa.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Hän kääntyi pois hänen laatikot esineistä, ja sitten meni alakertaan rosvota hänen ruokakaappi.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Han vände ut hans lådor för artiklar, och gick sedan ner för att plundra his skafferi.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Hij draaide zich van zijn lades voor de artikelen, en ging toen naar beneden om zijn plunderen voorraadkast.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Il retourna sa tiroirs pour les articles, puis descendit pour saccager sa garde-manger.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Kiderült, a fiók a cikkeket, aztán lement to kirabol ő éléskamra.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.그는 기사에 대한 그의 서랍을 밝혀졌다, 그리고 그의 비밀을 샅샅이 뒤지다 아래층으로 내려 갔는데 고깃간.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Obrnil svoje predale za članke, nato pa šel dol pregleduje his shrambo.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Okazało się jego szuflady na artykuły, a następnie zszedł na dół do splądrować jego spiżarnia.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Otočil svoju zásuvky pre články, a potom šiel dole vyplieniť his špajza.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Otočil svou zásuvky pro články, a pak šel dolů vyplenit his špajz.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Se întoarse în sertarele lui de articole, iar apoi plecat la parter să jefui său cămară.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Se volvió a los cajones de los artículos, y luego bajó a saquear su despensa.
O yazılar için onun çekmeceleri döndü ve daha sonra onun yağma aşağı indi kiler.Γύρισε από τα συρτάρια του για τα άρθρα, και στη συνέχεια πήγε κάτω να διερευνώ του κελάρι.
İlgili Sayfalar