Yazılı sınavda başarısız oldum.I failed the written test.
Yarın yazılı sınavım var.Tomorrow I have the written exam.
Aday seviye 2 yazılı sınavını ve mülakatı geçmiş olmalıdır.The candidate must pass the level 2 written exam and pass an interview.
Yazılı sınav: Toplam 100 sorudan ibaret olup, ÖSYM tarafından yapılmaktadır.List questions: List questions are open to both teams, and are worth a possible 50 points.
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."We'll give them a paper test -- no computers, no talking to each other, etc."
Yazılı sınavda dil bilgisi kaynaklı hata var mı?Gibt es in der schriftlichen Prüfung grammatische Fehler?
Konoha’da mezuniyet sınavı birkaç çeşit yazılı sınav ile temel tekniklerin sergilenmesinden oluşur.U Konohi, završni je ispit sveden na nekakvu vrstu pismenog ispita, kao i na znanje nekih osnovnih tehnika.
Final sınavı iki bölümden oluşur: Yazılı sınav ve trafikte sürme anlamına gelen uygulamalı sınav.El examen final tiene dos partes: un examen escrito y otro práctico que es un viaje por las calles.
Final sınavı iki bölümden oluşur: Yazılı sınav ve trafikte sürme anlamına gelen uygulamalı sınav.Il test finale è formato da due parti esercizi scritti e un test pratico, che consiste in un giro su strada
Final sınavı iki bölümden oluşur: Yazılı sınav ve trafikte sürme anlamına gelen uygulamalı sınav.Końcowy egzamin ma dwie części: pisemną i praktyczną, którą stanowi przejazd trasą po mieście.
Final sınavı iki bölümden oluşur: Yazılı sınav ve trafikte sürme anlamına gelen uygulamalı sınav.Slutprovet har två delar: skriftliga prov och ett praktiskt prov, som är en åktur genom trafiken.
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Adunk nekik egy írásos tesztet -- számítógépek, beszélgetés, stb. nélkül."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Annamme heille koepaperin -- ei tietokoneita, ei keskustelua toisten kanssa, jne."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Chúng ta sẽ đưa chúng 1 bài kiểm tra-- không máy tính, không nói chuyện, vân vân."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Dáme jim papírový test --- žádné počítače, žádné mluvení jeden s druhým, atd."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."아이들에게 컴퓨터도 없고 서로 물어보는 것도 없는 지필시험을 치게 해 보죠."라고 답했습니다.
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Les daremos un examen... sin computadoras, nadie habla con nadie, etc".
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Nous leur donnerons un contrôle -- pas d'ordinateur, pas d'échange verbal, etc."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Saya berikan mereka ujian tulis -- tanpa komputer, tanpa kerjasama satu sama lain, dsb."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Și le vom da o lucrare de control -- fără calculatoare, fără să vorbească între ei, etc."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Somministreremo loro un test su carta - niente computer, niente scambio di informazioni, ecc...".
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok.""Vamos dar-lhes um teste escrito, "sem computadores, sem conversarem uns com os outros, etc."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Vi ger dem ett papperstest -- inga datorer, inget pratande med andra, osv."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Vi giver dem en skriftlig prøve - ingen computer, ingen snak med andre, osv."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."We geven hen een test op papier - zonder computers, niet praten met elkaar, enz. "
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Wir geben ihnen einen schriftlichen Test -- keine Computer, keine Gespräche miteinander, etc."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Θα τους δώσουμε ένα διαγώνισμα στο χαρτί -- ούτε υπολογιστές, ούτε να μιλάνε μεταξύ τους κτλ.
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Ми дамо їм письмовий тест - без компьютерів, без спілкування один з одним і так далі.
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Мы проведём письменный экзамен - никаких компьютеров, никаких разговоров и т.п."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."Ще им дам тест на хартия, без компютри, без да си говорят, и т.н."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."ואז נעשה להם בחינה בכתב -- ללא מחשבים, ללא התייעצויות וכו'.
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."سوف نعطيهم ورقة الاختبار -- بدون السّماح لهم باستخدام أجهزة كمبيوتر، ولا بالحديث لبعضهم البعض، الخ."
Onlara kağıda yazılı sınavlar vereceğim, bilgisayar yok, birbirleriyle konuşma yok."コンピューターの使用や相談などは無しです」 コンピューターを使ってグループで解くと
Yazılı sınav ve trafikte sürme anlamına gelen uygulamalı sınav.التمارين التحريرية والاختبار العملي وهو ركوب الدراجة وسط الحركة المرورية