yayını ile cümle
yayını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Şu ana kadar en çok okunan feminist yayınız.Ми найбільш читана феміністська публікація з усіх.
Şu ana kadar en çok okunan feminist yayınız.Мы самый широко читаемый интернет-ресурс о феминизме.
Şu ana kadar en çok okunan feminist yayınız.(Феминистинг.ком) Ние сме най-четената феминистка публикация за всички времена.
Şu ana kadar en çok okunan feminist yayınız.אנחנו ההוצאה הפמיניסטית בתפוצה הרחבה ביותר מאז ומעולם.
Şu ana kadar en çok okunan feminist yayınız.نحن الناشر الاكثر قراءة على الاطلاق فيما يخص القضايا النسوية
Şu ana kadar en çok okunan feminist yayınız.このことをお話しするのは
Suçlu bulundu, yaklaşık 5 gün önce, 150.000 kablo yayınını ele geçirip 50 tanesini sızdırdığı söylendi.15万本の電信を入手し- 内50本を漏洩したことで 告発されました
Suçlu bulundu, yaklaşık 5 gün önce, 150.000 kablo yayınını ele geçirip 50 tanesini sızdırdığı söylendi.그는 대략 5일 전에 15만 건의 서류를 빼돌리고 그 중 50건를 공개한 혐의로
Suçlu bulundu, yaklaşık 5 gün önce, 150.000 kablo yayınını ele geçirip 50 tanesini sızdırdığı söylendi.Asi pred piatimi dňami bol obvinený zo získania 150 000 telegramov a zverejnenia 50.
Suçlu bulundu, yaklaşık 5 gün önce, 150.000 kablo yayınını ele geçirip 50 tanesini sızdırdığı söylendi.Bil je obtožen pred približno petimi dnevi, da si je pridobil 150.000 telegramov in jih 50 dal na razpolago.
Suçlu bulundu, yaklaşık 5 gün önce, 150.000 kablo yayınını ele geçirip 50 tanesini sızdırdığı söylendi.Dia dituntut sekitar lima hari yg lalu telah mencuri 150.000 telegram dan membocorkan 50 diantaranya
Suçlu bulundu, yaklaşık 5 gün önce, 150.000 kablo yayınını ele geçirip 50 tanesini sızdırdığı söylendi.El a fost acuzat, acum cinci zile, pentru obţinerea a 150.000 de rapoarte şi publicarea a 50.
Suçlu bulundu, yaklaşık 5 gün önce, 150.000 kablo yayınını ele geçirip 50 tanesini sızdırdığı söylendi.Ele foi acusado, há cerca de cinco dias de ter obtido 150 000 telegramas e de ter publicado 50.
Suçlu bulundu, yaklaşık 5 gün önce, 150.000 kablo yayınını ele geçirip 50 tanesini sızdırdığı söylendi.E' stato accusato, circa cinque giorni fa, di aver ottenuto 150.000 comunicazioni e di averne pubblicato 50.
Suçlu bulundu, yaklaşık 5 gün önce, 150.000 kablo yayınını ele geçirip 50 tanesini sızdırdığı söylendi.Häntä syytettiin viisi päivää sitten 150 000 sähkeen hankkimisesta ja 50 levittämisestä.
Suçlu bulundu, yaklaşık 5 gün önce, 150.000 kablo yayınını ele geçirip 50 tanesini sızdırdığı söylendi.Ha sido acusado, hace unos cinco días, de haberse hecho con 150.000 cables y haber publicado 50.
Suçlu bulundu, yaklaşık 5 gün önce, 150.000 kablo yayınını ele geçirip 50 tanesini sızdırdığı söylendi.Il a été accusé, il y a environ 5 jours, d'avoir détourné 150 000 télégrammes, et d'en avoir dévoilé 50.
Suçlu bulundu, yaklaşık 5 gün önce, 150.000 kablo yayınını ele geçirip 50 tanesini sızdırdığı söylendi.Jakieś pięc dni temu został oskarżony o posiadanie 150,000 dokumentów i przekazanie 50 w niepowołane ręce.
Suçlu bulundu, yaklaşık 5 gün önce, 150.000 kablo yayınını ele geçirip 50 tanesini sızdırdığı söylendi.Ông ta đã được trả tiền, khoảng 5 ngày trước với 150,000 bức điện thu được và công bố 50 bản.
Suçlu bulundu, yaklaşık 5 gün önce, 150.000 kablo yayınını ele geçirip 50 tanesini sızdırdığı söylendi.Před pěti dny byl obviněn, že získal 150 000 telegramů a 50 z nich zveřejnil.
Suçlu bulundu, yaklaşık 5 gün önce, 150.000 kablo yayınını ele geçirip 50 tanesini sızdırdığı söylendi.Vádat emeltek ellene kb. öt nappal ezelőtt, 150 000 távirat megszerzésével és 50 nyilvánosságra hozatalával.
Suçlu bulundu, yaklaşık 5 gün önce, 150.000 kablo yayınını ele geçirip 50 tanesini sızdırdığı söylendi.Его обвинили пять дней назад, кажется, в получении 150 000 сообщений и предании гласности 50.
Suçlu bulundu, yaklaşık 5 gün önce, 150.000 kablo yayınını ele geçirip 50 tanesini sızdırdığı söylendi.Той бе осъден, преди около пет дни затова че притежава 150 000, и че е пуснал 50.
Suçlu bulundu, yaklaşık 5 gün önce, 150.000 kablo yayınını ele geçirip 50 tanesini sızdırdığı söylendi.הוא הואשם, לפני חמישה ימים, בהשגת 150,000 מברקים
Suçlu bulundu, yaklaşık 5 gün önce, 150.000 kablo yayınını ele geçirip 50 tanesini sızdırdığı söylendi.لقد تمت إدانته، منذ حوالى خمسة أيام مضت , بتهمة الحصول على 150,000 برقية
Şu yayını hemen susturun!¡Corta esa emisión enseguida!
Şu yayını hemen susturun!Fai subito chiudere quell'emittente!
Şu yayını hemen susturun!Interrompa a transmissão imediatamente!
Şu yayını hemen susturun!Keskeytä lähetys heti!
Şu yayını hemen susturun!Natychmiast przerwij emisję.
Şu yayını hemen susturun!Sluta sända omedelbart!
Şu yayını hemen susturun!Stop transmissionen øjeblikkeligt!
Şu yayını hemen susturun!Διάκοψε αμέσως αυτή την εκπομπή!
Şu yayını hemen susturun!Немедленно прекратите передачу!
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz."ako personál srandujeme, že každá jedna epizóda našej show ma tú istú skrytú tematiku.
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz.Als team zorgen wij dat voor de grap elke aflevering van onze show hetzelfde verborgen thema bevat.
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz."a munkatársakkal azon szoktunk poénkodni, hogy a műsorunk minden epizódjának ugyanaz a rejtett témája.
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz."ca echipă, glumim că fiecare episod al emisiunii are aceeaşi temă criptică.
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz."como equipo bromeamos con que cada episodio de nuestro programa encierra el mismo mensaje.
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz."entre nous à la radio, nous plaisantons que chaque épisode de notre émission a le même crypto-thème.
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz."jsme jako tvůrci žertovali, že každý díl našeho pořadu měl stejné skryté téma.
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz.우리 제작진은 우리 프로그램은 매 회마다 같은 숨은 테마가 있는데
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz."là nhân viên chương trình, chúng tôi đùa là tập nào của chương trình cũng có chủ đề bí mật giống nhau.
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz."nós dizemos, por piada, que cada episódios do programa tem o mesmo tema oculto.
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz."som personale, laver vi grin med at hver eneste episode af vores show har det samme hemmelige tema.
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz."tra colleghi, scherziamo sempre sul fatto che ogni puntata del programma abbia lo stesso tema segreto.
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz."vitsailemme työporukassamme, että ohjelmamme joka jaksolla on sama salainen teema.
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz."witzelt das Team darüber, dass jede einzelne Folge unserer Sendung das gleiche Geheimthema hat.
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz."w naszej ekipie, żartujemy, że każdy odcinek naszego programu ma ten sam krypto-temat.
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz."μεταξύ μας το προσωπικό, κάνουμε αστεία ότι κάθε επεισόδιο της εκπομπής έχει το ίδιο θέμα να υποβόσκει.
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz." между собой, мы шутим, что каждый отдельный эпизод нашего шоу - это все та же песня (крипто-тема).
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz."ми в студії жартуємо що кожнісінький епізод нашого шоу має ту саму крипто-тему.
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz."с пресонала се бъзикаме, че всеки един епизод на нашето шоу има еднакъв мотив.
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz."כצוות אנו מתבדחים שלכל פרק של התוכנית שלנו יש אותו נושא סמוי.
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz.طاقم عملنا وما يتفاكه فيما بينه على ان جميع الحلقات لها نفس المنحى
"takım olarak, hep yayınımızın her bir bölümünün aynı şifreli teması olduğuyla eğleniyoruz.番組のエピソードには 共通の秘密のテーマがあるって笑うよ 秘密のテーマとは
Tamam, yayını kesmeyin!D'accordo. Continuate a trasmettere!
Tamam, yayını kesmeyin!Fortsæt sendingen!
Tamam, yayını kesmeyin!Fortsätt sändningen!
Tamam, yayını kesmeyin!-Jatkakaa lähetystä.