yayını ile cümle

yayını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.لكن بعد شهرين من ذلك كانت لدي فرصة لكي اجري حوار مع " إر جلاس " مضيف البرنامج
Ama bir kaç ay sonra, yayının yaratıcısı Ira Glass'la bir röportaj yapma fırsatını yakaladım.番組司会者のアイラ・グラスにインタビューする機会があり 彼にこの事を話すと
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Ale nie było sposobu, by przygotować się do występu na żywo, u Oprah.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Ale niet spôsobu, ako sa pripraviť na aspekt živého prenosu u Oprah.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Aber es gab keinen Weg um mich auf den Aspekt der live Fernsehübertragung bei Oprah vorzubereiten.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Ale na to živé vystoupení na Oprah se připravit prostě nedalo.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Dar nu a fost posibil sa ma pregatesc si pentru aspectul legat de transmisia TV, pentru emisiunea lui Oprah.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.De arra semmiképp nem lehetett felkészülni, hogy élő adásban leszek Oprah-nál.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Maar voorbereiding op het live-televisieaspect ervan bij Oprah, was onmogelijk.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Mais il n'y avait pas moyen de se préparer pour le coté "télévision en direct", qui dépendait d'Oprah.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Ma non c'era modo di essere pronti per la diretta tv, dato che sarei stato da Oprah.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Mas não havia maneira de preparar o espetáculo da televisão ao vivo, quando estivesse na Oprah.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Men der var ingen måde at forberede mig på live fjernsynsdelen af det, det at være på Oprah.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Men det fanns inget sätt att förbereda mig för att vara med på live tv, vara med på Oprah.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Mutta en mitenkään voinut valmistautua suoraan televisiolähetykseen, Oprah-showssa.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Nhưng không còn cách nào để chuẩn bị truyền hình trực tiếp việc đó, trên chương trình của Oprah.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Pero no tenía forma de prepararme para el aspecto televisivo de la hazaña, al salir en "Oprah".
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.하지만, 오프라윈프리의 TV 생방송을 위해서 준비할 방법이 없었습니다.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Но не было никакой возможности подготовиться к условиям прямого эфира — ведь это шоу Опры.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.Нямаше начин обаче как да се подготвя за телевизионния аспект, т.е. за шоуто на Опра.
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.אבל לא היתה דרך להתכונן להבט של השידור החי בטלוויזיה ולהיות בתוכנית של אופרה
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.ولكن لم يكن التدريب كافٍ للظهور على العلن على التلفاز وخاصة في برنامج أوبرا
Ama canlı televizyon yayını kısmına, yani Oprah'a hazırlanmanın yolu yoktu.不可能なものでした 練習では顔を下に向けてプールに浮いていればよかったのですが
Amerikan basın yayınında olduğuydu.놀라움을 금치 못했습니다.
Amerikan basın yayınında olduğuydu.la couverture médiatique américaine était biaisée. Et il s'est dit:
Amerikan basın yayınında olduğuydu.l'informazione di fonte americana.
Amerikan basın yayınında olduğuydu.היה הסיקור התקשורתי האמריקאי.
Amerikan basın yayınında olduğuydu.الذي أبدته التغطية الأمريكية لهذه الاضطرابات.
Amerikan basın yayınında olduğuydu.双方の国の人たちが、少しでもお互いのことを
Ancak bu sefer, telsiz yayını da verdik.Di acara malam ini. Tapi kali ini popping nirkabel disertakan.
Ancak bu sefer, telsiz yayını da verdik.Ma questa volta, è stato incluso lo scoppiettio del senza fili.
Ancak bu sefer, telsiz yayını da verdik.Pero esta vez la inalambrica fue incluida.
Ancak bu sefer, telsiz yayını da verdik.Успях да уредя излъчване на шоуто с чудотворните лечения, но този път безжичната връзка беше изключена.
arte.tv yayınını izlemek için bir totem eklentisiתוסף ל־totem כדי לצפות בתזרימי וידאו מ־arte.tv
Avrupa’da metamfetamin üretimi: EMCDDA–Europol ortak yayınıA metamfetamin európai termelése: az EMCDDA és az Europol közös kiadványa
Avrupa’da metamfetamin üretimi: EMCDDA–Europol ortak yayınıEuroopassa arvioidaan tehdyn 40 000 jauhemaisen amfetamiinin takavarikkoa vuonna 2007, yhteismäärältään
Avrupa’da metamfetamin üretimi: EMCDDA–Europol ortak yayınılaboratoriów amfetaminy odnotowanych w 2007 r. (UNODC, 2009), chociaż jest także obecna w innych
Avrupa’da metamfetamin üretimi: EMCDDA–Europol ortak yayınıProductie van metamfetamine in Europa — Gezamenlijke publicaties van het EWDD en Europol
Avrupa’da metamfetamin üretimi: EMCDDA–Europol ortak yayınıProduktionen av metamfetamin i Europa: en gemensam publikation från ECNN och Europol
Ayrıca AC yayının B merkezli bir çemberin bir parçası olduğu da verilmiş. -그리고 호AC는 원B의 일부분입니다
Ayrıca AC yayının B merkezli bir çemberin bir parçası olduğu da verilmiş. -Ďalej máme dané, že oblúk AC, označený oblúčikom, oblúk AC je časťou kružnice B.
Ayrıca AC yayının B merkezli bir çemberin bir parçası olduğu da verilmiş. -Dále máme dáno, že oblouk AC, označený obloučkem, oblouk AC je částí kružnice B.
Ayrıca AC yayının B merkezli bir çemberin bir parçası olduğu da verilmiş. -Vi får også, at vide, at buen AC er en del af cirkel B.
Ayrıca AC yayının B merkezli bir çemberin bir parçası olduğu da verilmiş. -ثم اعطينا ان القوس AC، وهو منحنى يقع في الاعلى القوس AC جزء من الدائرة B
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Dubaiba költöztem, mint a saját készítésű műsorok igazgatója egy ismert nyugati TV társaságnál.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Ich bin seinerzeit für einen westlichen Fernsehsender als Leiter des kreativen Ressorts nach Dubai gezogen.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Ik verhuisde naar Dubai, als hoofd eigen producties voor een Westers tv-netwerk.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.J'ai déménagé à Dubai comme responsable d'édition pour une chaîne de télé occidentale.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.M-am mutat in Dubai ca sef al unui program cu continut original pentru o retea TV din vestul Europei.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Me mudé a Dubai como jefe de nuevos contenidos para una cadena de TV occidental.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Mi trasferi a Dubai come capo di nuovi contenuti per una rete televisiva occidentale.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Przeniosłem się do Dubaju jako kierownik wydziału jednej z zachodnich stacji telewizyjnych.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Tôi chuyển đến Dubai với vai trò là người chịu trách nhiệm về nội dung cho một đài TV của phương Tây.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Μετακόμισα στο Ντουμπάι ως επικεφαλής ενός πρωτοπόρου σχεδίου για ένα Δυτικό τηλεοπτικό κανάλι.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Преместих се в Дубай, като ръководител на оригинално съдържание за западна телевизионна мрежа.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Я переехал в Дубаи на пост лидера разработки содержания программ для Западной телевизионной сети.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarakJag flyttade till Dubai som chef-
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak저는 이 코메디 컨텐츠의 대표로서 두바이로 갔습니다.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarakעברתי לדובאי כאחראי תוכן מקורי
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarakانتقلت إلى دبي كرئيس قسم البرامج الجديدة

İlgili Sayfalar