yavruların ile cümle

yavruların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ne mutlu senin yavrularını tutup Kayalarda parçalayacak insana!拿 你 的 嬰 孩 摔 在 磐 石 上 的 、 那 人 便 為 有 福
Ne mutlu senin yavrularını tutup Kayalarda parçalayacak insana!拿 你 的 嬰孩 摔 在 磐石 上 的 、 那人 便 為 有福
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Chẳng hạn như chúng canh chừng vây của nhau.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.De exemplu, își îngrijesc reciproc puii.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.For eksempel, babysitter de hinandens kalve.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Ils surveillent mutuellement leurs petits par exemple.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.서로의 새끼들을 지켜주고
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Napríklad si navzájom opatrujú mláďatá.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Například si vzájemně hlídají mláďata.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Np. opiekują się nawzajem swoimi młodymi.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Per esempio, si prendono cura dei piccoli dell'altra specie.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Por ejemplo, cuidan a las crías del otro.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Por exemplo, cuidam das crias uns dos outros.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Zum Beispiel springen sie füreinander als Babysitter ein.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Για παράδειγμα, το ένα νταντεύει τα μικρά του άλλου.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.Наприклад, вони доглядають дітей одне одних.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.לדוגמא, הם עושים שמרטפות הדדית לגוריהם.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.فعلى سبيل المثال فهم يرعون عجول بعضم البعض
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.雄はお互いの雌を追尾して
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.(146:9) дает скоту пищу его и птенцам ворона, взывающим к Нему .
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.A ki megadja táplálékát a baromnak, a holló-fiaknak, a melyek kárognak.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Ban đồ ăn cho thú vật, Và cho quạ con kêu rêu.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Ban đồ_ăn cho thú_vật , Và cho quạ con kêu_rêu .
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Da al ganado su alimento; y a las crías de los cuervos, cuando gritan
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.der dem Vieh sein Futter gibt, den jungen Raben, die ihn anrufen.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.El dă hrană vitelor, şi puilor corbului cînd strigă.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Føde giver han Kvæget og Ravneunger, som skriger;
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Han gir feet dets føde, ravneungene som roper.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Hij zorgt voor het voer voor onze dieren; zelfs voor de jonge raven, die roepen in het nest.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.honom som giver föda åt djuren, åt korpens ungar som ropa.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Ia memberi makanan kepada hewan, dan kepada anak burung gagak yang memanggil-manggil
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Il donne la nourriture au bétail, Aux petits du corbeau quand ils crient,
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.ja antaa ruuan eläimille, kaarneen pojillekin, kun ne huutavat.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.들짐승과 우는 까마귀 새끼에게 먹을 것을 주시는도다
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Kterýž dává hovadům potravu jejich, i mladým krkavcům, kteříž volají k němu.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Który daje bydłu pokarm ich, i kruczętom młodym, które wołają do niego.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.ktorý dáva hovädu jeho pokrm i mladým havranom, ktorí volajú.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Provvede il cibo al bestiame, ai piccoli del corvo che gridano a lui
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.que dá aos animais o seu alimento, e aos filhos dos corvos quando clamam.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Živini daje njen živež in mladim krokarjem, ki čivkajo.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.τον διδοντα εις τα κτηνη την τροφην αυτων και εις τους νεοσσους των κορακων, οιτινες κραζουσι προς αυτον.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.Който дава храна на животните И на гарвановите пилета, които пиукат.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.נותן לבהמה לחמה לבני ערב אשר יקראו׃
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.المعطي للبهائم طعامها لفراخ الغربان التي تصرخ‎.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.他 賜 食 給 走 獸 、 和 啼 叫 的 小 烏 鴉
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.他 賜食給 走獸 、 和 啼叫 的 小 烏鴉
Problem şu ki, anneden beslenebilmeleri için yavruların ihtiyacı katı buzdan sağlam bir platform.A gond, hogy a kölyköknek szükségük van a szilárd jégre hogy felnőjenek és elváljanak az anyjuktól.
Problem şu ki, anneden beslenebilmeleri için yavruların ihtiyacı katı buzdan sağlam bir platform.문제는 이 물개 새끼들이 어미들로부터 보살핌을 받기 위해서는 단단한 얼음의 안정된 바닥이 필요하다는 것입니다
Problem şu ki, anneden beslenebilmeleri için yavruların ihtiyacı katı buzdan sağlam bir platform.Problema este că acești pui au nevoie de o platformă stabilă de gheață solidă pentru a suge de la mamele lor.
Problem şu ki, anneden beslenebilmeleri için yavruların ihtiyacı katı buzdan sağlam bir platform.Problemet är att dessa ungar behöver en stabil plattform av bestående is för att kunna amma från sina mödrar.
Problem şu ki, anneden beslenebilmeleri için yavruların ihtiyacı katı buzdan sağlam bir platform.Szczenięta potrzebują stabilnej tafli lodu, by matki mogły je karmić.
Problem şu ki, anneden beslenebilmeleri için yavruların ihtiyacı katı buzdan sağlam bir platform.Vấn đề là những con non này cần một nền băng vững chắc để được nuôi bởi mẹ chúng.
Problem şu ki, anneden beslenebilmeleri için yavruların ihtiyacı katı buzdan sağlam bir platform.Το πρόβλημα είναι ότι αυτά τα μικρά χρειάζονται μια σταθερή επιφάνεια συμπαγούς πάγου για να θηλάσουν.
Problem şu ki, anneden beslenebilmeleri için yavruların ihtiyacı katı buzdan sağlam bir platform.Проблема в том, что детёнышам тюленей нужна устойчивая платформа из твердого льда во время периода кормления.
Problem şu ki, anneden beslenebilmeleri için yavruların ihtiyacı katı buzdan sağlam bir platform.Проблема у тому, що дитинчатам потрібна стійка платформа міцного льоду для годування.
Problem şu ki, anneden beslenebilmeleri için yavruların ihtiyacı katı buzdan sağlam bir platform.הבעיה היא שהגורים הללו צריכים פלטפורמה יציבה של קרח מוצק על מנת לינוק מאמם.
Problem şu ki, anneden beslenebilmeleri için yavruların ihtiyacı katı buzdan sağlam bir platform.والمشكلة هي أن هذه الجراء بحاجة الى ارضيه مستقره وصلبة من الجليد لكي ترضع من والدتها
Problem şu ki, anneden beslenebilmeleri için yavruların ihtiyacı katı buzdan sağlam bir platform.頑丈で安定した氷の大地が必要です。 アザラシは生まれてからわずか12日で一人立ちします。
Sesten ürktükleri zaman, küçük yavrularını bile bırakıp kaçabilirler.Cuando se asusta por el sonido, es capaz de dejar atrás a su joven cachorro y escapar.
Sesten ürktükleri zaman, küçük yavrularını bile bırakıp kaçabilirler.Foto dari Flickr oleh Toshihiro Gamo.

İlgili Sayfalar