yavruları ile cümle

yavruları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Yumurtadan çıkan yavruların göz ve kulakları kapalıdır.Their eyes and ears are closed.
Yavruların yukarısı daha kahverengi ve aşağısı çizgilidir.The eggs are brown above and lighter below.
Bu kez Er Töştük, ejderhayı öldürür ve yavrularını kurtarır.He faced the dragon, slayed it and rescued the princess.
Yavruları kıllı ve gözleri açık doğar.The infant is born with hair and with its eyes open.
Bunlardan bir erkek ve bir dişi alındığında yavruları şahin oluyor.You get a male and a female each of those, and out of them comes falcons.
Onlar, bilirsiniz, kedi yavruları gibidir.They're like, you know, kittens.
Dişiler ilk doğumdan sonra... ...zaten yavrularını sütten kesmiştir: düşük yüklüdür.Females after their first calf is already weaned: a lower load.
"Çöküş Yavruları" olarak değiştirdik."'The Breakdown Babes.'" (Laughter)
Tabii ki yavruların birçoğu ölüyor.A majority of them will die, of course.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.So they did it with mouse pups, kittens.
Bunu domuz, köpek yavruları, ve hatta, maymunlar üzerinde de uyguladılar.They did it with pigs. They did it with puppies. And, in fact, they did it with monkeys.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.For example, they babysit each other's calves.
Böylece yetişkinler yavruları, yavrular da yetişkinleri ayırt edebilir.The adults can recognize the juveniles; the juveniles can recognize the adults.
Bir nevi mutant bir yavruları olur.They have sort of mutant offspring.
Bu kuşlar, yavrularını kış güvesi tırtılları ile besler.The birds prefer to feed their chicks winter moth caterpillars.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.And I went to the island of Bimini, in the Bahamas, to work with lemon shark pups.
Vahşi doğada, Bonobo ebeveynlerinin yavrularını tımar ettikleri bilinir.In the wild, the parent Bonobo is known to groom its offspring.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.And the bear cubs were being harvested from across the country and being sold and traded.
Çocuklar, yani insanların ve ayıların yavruları barış içinde yaşayabilecekler.And the children, both humans and bear cubs can live peacefully. Thank you.
Yavruları için ilk ev yapanlar bizler değiliz.We're not the first ones to build houses for our young.
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı. Maalesef İnternet böyle.The 10th one was kittens on a treadmill, but that's the Internet for you.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Parents seem to be teaching their young.
'Karınca gidip yavrularını besleyecek.' derdi.He used to say: "The ant's going home to feed its young"
Aslan av bulamadığı için yok oluyor, Dişi aslanın yavruları dağılıyor.The old lion perishes for lack of prey. The cubs of the lioness are scattered abroad.
Çocuklarını sürü gibi salıverirler, Yavruları oynaşır.They send forth their little ones like a flock. Their children dance.
Kuzguna yiyeceğini kim sağlıyor, Yavruları Tanrı'ya feryat edip Açlıktan kıvrandığı zaman?Who provides for the raven his prey, when his young ones cry to God, and wander for lack of food?
Çöküp yavrularını doğurur, Kurtulurlar sancılarından.They bow themselves, they bring forth their young, they end their labor pains.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››His young ones also suck up blood. Where the slain are, there he is."
Ne mutlu senin yavrularını tutup Kayalarda parçalayacak insana!Happy shall he be, who takes and dashes your little ones against the rock.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.He provides food for the livestock, and for the young ravens when they call.
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Moab is destroyed; her little ones have caused a cry to be heard.
Halkı genç aslanlar gibi kükreyecek, Aslan yavruları gibi homurdanacak.They shall roar together like young lions; they shall growl as lions' cubs.
Yavrularım, size yazıyorum, Çünkü Mesihin adı uğruna günahlarınız bağışlandı.I write to you, little children, because your sins are forgiven you for his name's sake.
Yavrularım, kendinizi putlardan koruyun.Little children, keep yourselves from idols.
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.My little children, let us not love in word, neither in tongue; but in deed and in truth.
Dedi ki: "Yavrularım, bir tek kapıdan girmeyin; farklı kapılardan girin.And he said, “O my sons!
Yoksa iki dişiyi mi ya da o iki dişinin rahimlerinin, kendisini kapsadığı (yavruları) mı?Say, “Did He forbid the two males, or the two females, or what the wombs of the two females contain?
De ki: Erkekleri mi haram etti, dişileri mi, yoksa o dişilerin rahimlerindeki yavruları mı?Say, “Did He forbid the two males, or the two females, or what the wombs of the two females contain?
Sesten ürktükleri zaman, küçük yavrularını bile bırakıp kaçabilirler.When frightened by sound, it will even leave its young cub behind and run away.
Bu farklılıklar faydalıysa, yavruların hayatta kalmaları ve üremeleri daha kolay ve olasıdır.If these differences are beneficial, the offspring is more likely to survive and reproduce.
Yavruları besleyen ebebeynlerParents feeding nestlings
Yavruların soluk yanakları vardır ve kıçı kahverengidir, gagalarının ucu siyah değildir.The juvenile is brown with pale cheeks and rump and no black tip to the bill.
Domuz sütü domuzlar tarafından üretilen ve genellikle domuz yavruları tarafından tüketilen bir süt.Pig milk is milk from pigs, and is typically consumed by piglets.
Büyük, daha yoğun yamaları olan erkeklerin yavruları da daha hızlı büyümektedir ve daha ağırdır.[1]Nestlings from males with large, more intense patches also grow faster and weigh more.[5]
Yavruların sarı gözleri ve cere, turuncu-sarı alt gaga ve gri-sarı bacakları vardırJuveniles have yellow eyerings and cere, an orange-yellow lower beak, and grey-yellow legs
Sil doğurur ve Dan yavrularını (Kurtis Burow) kanalizasyonun arkasındaki bir mağarada bulur.Sil gives birth and Dan finds her offspring (Kurtis Burow) in a cavern behind the sewers.
Cinsin, yavruların görünümü dışında oyun içinde hiçbir ilgisi yoktur.Breed has nothing to do within gameplay except the appearance of offspring.
Bazen borzoy yavrularını eğitmek için canlı yakalanırdı. [3]Occasionally, wolves are captured alive in order to better train borzoi pups.[8]
Yavruları ilk başta kılsız ve çaresiz olarak bir yuvada doğarlar.The young are born in a nest and are at first naked and helpless.
Anne Oriental Shorthair ve yavrularıA bicolor Oriental mother with her litter of kittens
Çok eşlidirler ve dişiler yavrularını yapraklardan yapılmış yuvalarda büyütürler.They are polygynous, and the females raise their young in nests made from leaves.
Bu sırada Ryce, Ted ve Emily yavruları beslemek ve onlara bakmakla yükümlüdür.Ryce, Ted, and Emily take it upon themselves to feed and care for them.
Sonunda, George olanları keşfeder ve isteksizce, büyüyene kadar yavruları tutmayı kabul eder.Eventually, George discovers them and reluctantly agrees to keep them until they are mature.
Bu birkaç dakika içinde ne yuvayı ne de yavruları temizler.Während der wenigen Minuten werden auch weder das Nest noch die Jungtiere gesäubert.
Üçüncü ve dördüncü günlerde yavruların gözleri açılır.Ab dem vierten Tag beginnen sich die Augen der Jungen zu öffnen.
Bu zamana kadar anne yavruları ile toplam sadece 1,5 saat geçirmiştir.Bis zu diesem Zeitpunkt hat das Muttertier bloß eineinhalb Stunden bei den Jungtieren verbracht.
Yavruların %50' ye yakını 1 yaşına gelmeden ölürler.Von den Jungvögeln sterben allerdings etwa 50 Prozent im ersten Lebensjahr.
Kanguru yavrularının aksine canavar yavruları keseye daha geri dönmezler.Anders als bei Kängurus kehren junge Beutelteufel nicht wieder in den Beutel zurück.
Ancak yavruların süt içmeyi tamamen bırakmaları bundan sonra 5 hafta daha sürer.Bis die Welpen von der Muttermilch entwöhnt sind, vergehen meistens noch fünf Wochen.
Bu durum küçük yavruların, büyük kardeşlerini taklit etmesi sonucu gerçekleşir.Sie meint, dass sich ihre Tante um die kleinen Geschwister kümmern kann.
İlgili Sayfalar