Yatakta para kazanamadığınız sürece, yatakta kalmayınız.Don't stay in bed, unless you can make money in bed.
Bugün yatakta kalsan daha iyi olurdu.It would be better for you to stay in bed today.
Hasta gözleri kapalı yatakta yatıyordu.The patient was lying in the bed with his eyes closed.
Onu ne zaman görmeye gitsem, o yatakta.Every time I go to see him, he is in bed.
Ben bütün gün yatakta kalmak zorunda kaldım.I had to stay in bed all day.
Bir haftadır grip yüzünden yataktayım.I've been laid up with flu for the last week.
Doktor yatakta kalmamı buyurdu.The doctor ordered me to stay in bed.
Doktor onun yatakta kalması konusunda ısrar etti.The doctor insisted that he stay in bed.
Yatakta kalmalısın.You should stay in bed.
Mary geçen pazartesinden beri yatakta hasta.Mary has been ill in bed since last Monday.
Mary ve ben dün yatakta hastaydık.Mary and I were ill in bed yesterday.
Onlar Mike'ın yatakta hasta olduğunu söylüyorlar.They say that Mike is sick in bed.
Bob şimdi bir hafta boyunca yatakta hastadır.Bob has been sick in bed for a week now.
İki çarşaf yataktaydı.Two sheets were on the bed.
O, yatakta yatıyordu.He lay on the bed.
Yatakta uyuyan bir çocuk bir melek gibi görünüyor.A boy sleeping in bed seems to be an angel.
Yatakta kalamazsın.You must not stay in bed.
Yatakta sigara içmeyi yasaklayan çok sıkı bir kural var.There is a very strict rule forbidding smoking in bed.
Yataktan çık.Get out of bed!
Tom ateş yüzünden yatakta.Tom is in bed with a fever.
Tom geçen Pazar yatakta hastaydı.Tom was sick in bed last Sunday.
Tom yatakta hasta yatıyor.Tom is lying ill in bed.
Tom yatakta hasta uzanıyor.Tom is lying ill in bed.
Asker yatakta acı içinde uzanıyordu.The soldier lay in agony on the bed.
John işe gitme yerine bütün gün yatakta kaldı.John stayed in bed all day instead of going to work.
Yatakta bir süre sessiz durmalısın.Keep quiet in bed for a while.
Jane yatakta hasta.Jane is sick in bed.
Kanada'da zeminde değil yatakta uyuyoruz.In Canada we sleep in a bed, not on the floor.
Doktor, ateşin inene kadar yatakta kalmanı söyledi, değil mi?The doctor told you to stay in bed until your fever goes down, didn't he?
Gelecek Pazartesiye kadar yatakta kalmalısın.You have to stay in bed until next Monday.
Sen eve vardığında yatakta olacağım.I'll be in bed by the time you get home.
Üç ya da dört gün yatakta kalmalısın.You should stay in bed for three or four days.
İki gün yatakta kalmak zorunda kaldım.I have had to stay in bed for two days.
Birkaç gün yatakta kalsan iyi olur.You'd better stay in bed for a few days.
Bütün gün yatakta yatmaktan usandım.I got tired of lying in bed all day.
"Paul bugün yatakta hasta." "Çok kötü.""Paul is sick in bed today." "That's too bad."
Bu sabah Tom kız kardeşinin hâlâ yatakta hasta olduğunu söyledi.This morning Tom said that his sister is still ill in bed.
O, dün yatakta hastaydı.She was sick in bed yesterday.
Dün gece yatakta kitap okurken, ışık açıkken uykuya dalmışım.While I was reading in bed last night, I fell asleep with the light on.
Ne yazık ki o yatakta hastaydı.I regret to say that he is ill in bed.
İşe gitme yerine bütün gün yatakta kaldım.I stayed in bed all day instead of going to work.
Çocuk kısa sürede yatakta uykuya daldı.The child soon fell asleep in the bed.
Ben onu ziyaret ettiğimde kuzenim bir haftadır yatakta hastaydı.My cousin had been sick in bed for a week when I visited him.
Annem yatakta hasta.My mother is sick in bed.
Saat on bire kadar kendimi yatakta yatarken göremiyorum.I can't see myself lying in bed until eleven o'clock.
Grip yüzünden yataktaydım.I was in bed with the flu.
Ben yatakta uyanık yatıyorum.I lay awake in bed.
Ben dün üşüttüm ve yataktaydım.I caught a cold and was in bed yesterday.
Dün bütün gün boyunca yataktaydım.I was in bed all day long yesterday.
Ben yumuşak bir yatakta uyumayı seviyorum.I like to sleep on a soft bed.
Ben bir çocukken, sık sık yatakta kitap okudum.When I was a boy, I often read a book in bed.
Geçen cumadan beri yatakta hastayım.I have been ill in bed since last Friday.
Ben yataktan kalktım ve iyi bir gerindim.I got out of bed and had a good stretch.
Neredeyse öğle oldu ve o hâlâ yatakta.It's nearly noon and he's still in bed.
Lütfen hareket etmeden yatakta uzanın.Please lie still on the bed.
Bebek yatakta uyuyor.The baby is sleeping on the bed.
Bebek yatakta ağlıyordu.The baby was crying in bed.
Hasta hissettiği için yatakta kaldı.Feeling sick, he stayed in bed.
Onu yatakta uzanırken buldum.I found him lying on the bed.
Onun yatakta hasta olduğunu bilmen gerekirdi.You ought to have known that he was sick in bed.