yatağın ile cümle

yatağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Onları alıp buraya gel de... ...üstüne giydirelim, daha sonra da yatağına geri dönmelisin.Beh, vai a riprenderlo e portalo qui, lo rimettiamo su e poi devi tornare a dormire.
Onları alıp buraya gel de... ...üstüne giydirelim, daha sonra da yatağına geri dönmelisin.Bueno, ve a buscarlo y tráelo aquí, te lo pondremos de vuelta y luego tienes que volver a la cama.
Onları alıp buraya gel de... ...üstüne giydirelim, daha sonra da yatağına geri dönmelisin.잠옷 입고 너는 다시 잠자리에 들면되
Onları alıp buraya gel de... ...üstüne giydirelim, daha sonra da yatağına geri dönmelisin.Oke, kalau begitu, ambil dan bawa kesini. Kamu pakai lagi dan kembali ke tempat tidur.
Onları alıp buraya gel de... ...üstüne giydirelim, daha sonra da yatağına geri dönmelisin.Ok, geh und hol ihn hierher, dann ziehen wir ihn wieder an und du gehst wieder zu Bett
Onları alıp buraya gel de... ...üstüne giydirelim, daha sonra da yatağına geri dönmelisin.To idź i przynieś ją tutaj, nałożymy ją z powrotem i będziesz musiała wrócić do łóżka.
Onları alıp buraya gel de... ...üstüne giydirelim, daha sonra da yatağına geri dönmelisin.Wel, ga ze halen en breng ze naar hier. Dan trekken we ze weer aan en dan kun je terug naar bed gaan.
Onları alıp buraya gel de... ...üstüne giydirelim, daha sonra da yatağına geri dönmelisin.سوف نلبسهم لك وبعده تزهب الي سريرك للنوم
Onları alıp buraya gel de... ...üstüne giydirelim, daha sonra da yatağına geri dönmelisin.着て寝ようね 嫌だ
Onlar yatağından altın 05:00 güneş ile caddenin karşısında Millie gönderdi그들은 기상에 황금 5시 선샤인 통해 건너편 밀리 전송
Onlar yatağından altın 05:00 güneş ile caddenin karşısında Millie gönderdiHe lähettivät Millie kadun kautta kultainen viisi auringonpaiste herättää up Mr.
Onlar yatağından altın 05:00 güneş ile caddenin karşısında Millie gönderdiIls ont envoyé Millie traverser la rue à travers la Golden Five soleil heures de réveiller
Onlar yatağından altın 05:00 güneş ile caddenin karşısında Millie gönderdiŐk küldtek Millie az utca túloldalán keresztül az arany 05:00 napsütés illető területek fel Mr.
Onlar yatağından altın 05:00 güneş ile caddenin karşısında Millie gönderdiPoslali Millie naproti cez päť hodín Zlatého slnka prebudiť
Onlar yatağından altın 05:00 güneş ile caddenin karşısında Millie gönderdiPoslali Millie naproti přes pět hodin Zlatého slunce probudit
Onlar yatağından altın 05:00 güneş ile caddenin karşısında Millie gönderdi Sayın Sandy Wadgers, demirci kadar.De skickade Millie över gatan genom den gyllene 05:00 solsken för att väcka upp Mr Sandy Wadgers, smeden.
Onlar yatağından altın 05:00 güneş ile caddenin karşısında Millie gönderdi Sayın Sandy Wadgers, demirci kadar.Poslali so Millie čez cesto skozi zlato sonce five uro, da bi dvignil up gospod Sandy Wadgers je kovač.
Onlar yatağından altın 05:00 güneş ile caddenin karşısında Millie gönderdi Sayın Sandy Wadgers, demirci kadar.Вони послали Міллі через дорогу крізь золоту 5:00 сонце, щоб підняти до г-н Сенді Wadgers, коваль.
Onlar yatağından altın 05:00 güneş ile caddenin karşısında Millie gönderdi Sayın Sandy Wadgers, demirci kadar.Они послали Милли через дорогу сквозь золотую 5:00 солнце, чтобы поднять до г-н Сэнди Wadgers, кузнец.
Onlar yatağından altın 05:00 güneş ile caddenin karşısında Millie gönderdiميلي إرسالها عبر الشارع من خلال أشعة الشمس الذهبية الساعة الخامسة الى رووس
Onlar yatağından altın 05:00 güneş ile caddenin karşısında Millie gönderdi上氏サンディWadgers、鍛冶屋。
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.A él le gustaba sentarse en su regazo porque decía que era demasiado doloroso estar en cama.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Ele gostava de se sentar ao colo dela porque dizia que tinha dores quando ficava deitado na cama.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Em thích ngồi trong lòng bà vì em nói rằng nếu phải tự nằm trên giường thì đau đớn lắm.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Hij zat graag op haar schoot omdat het pijnlijk voor hem was om in bed te liggen.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Îi plăcea să îi stea în braţe pentru că spunea că este dureros pentru el să stea în propriul pat.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.허버트는 할머니 무릎에 앉는 걸 좋아했어요. 왜냐하면 허버트 스스로 침대에 누워있는게 아프다고 했거든요.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Lubił siedzieć jej na kolanach, bo mówił, że leżenie w łóżku jest dla niego zbyt bolesne.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Preferiva sedere nel suo grembo perchè a letto le sofferenze peggioravano.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Rád jí seděl na klíně, říkal, že pro něj bylo bolestivé ležet v posteli.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Rád sedával v jej lone, pretože ako vravel, bolo pre neho bolestivé ležať v posteli.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Szeretett az ölében ülni, mert azt mondta, túl fájdalmas az ágyában feküdnie.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Του άρεσε να κάθεται στην αγκαλιά της γιατί έλεγε πως του ήταν επώδυνο να ξαπλώσει στο κρεβάτι του.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Він любив сидіти в неї на колінах, оскільки він казав, що йому було боляче лежати у своєму ліжку.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Он любил сидеть у нее на коленях, так как он говорил, что ему больно лежать в своей постели.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.הוא אהב לשבת בחיקה בגלל שהוא אמר שכואב לו לשכב במיטה שלו.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.كان يحب الجلوس البقاء في حضنها لأنه قال أنه مؤلم بالنسبة له الإستلقاء على فراشه
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.ベッドに横たわるのがとても痛いというからです 祖母がお茶を淹れに立ちあがるときに、私が代わりに彼を
Petrus ona, ‹‹Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor›› dedi. ‹‹Kalk, yatağını topla.›› Eneas hemen ayağa kalktı.A Peter mu povedal: Eneášu, Ježiš Kristus ťa uzdravuje. Vstaň a posteľ si. A hneď vstal.
Petrus ona, ‹‹Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor›› dedi. ‹‹Kalk, yatağını topla.›› Eneas hemen ayağa kalktı.Disse-lhe Pedro: Enéias, Jesus Cristo te cura; levanta e faze a tua cama. E logo se levantou.
Petrus ona, ‹‹Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor›› dedi. ‹‹Kalk, yatağını topla.›› Eneas hemen ayağa kalktı.,,Enea,`` i -a zis Petru, ,,Isus Hristos te vindecă; scoală-te, şi fă-ţi patul.`` Şi Enea s'a sculat îndată.
Petrus ona, ‹‹Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor›› dedi. ‹‹Kalk, yatağını topla.›› Eneas hemen ayağa kalktı.In Peter mu veli: Eneja, Jezus Kristus te ozdravlja; vstani in postelji si sam! In precej vstane.
Petrus ona, ‹‹Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor›› dedi. ‹‹Kalk, yatağını topla.›› Eneas hemen ayağa kalktı.I řekl mu Petr: Eneáši, uzdravujeť tebe Ježíš Kristus; vstaň a ustel sobě. A hned vstal.
Petrus ona, ‹‹Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor›› dedi. ‹‹Kalk, yatağını topla.›› Eneas hemen ayağa kalktı.I rzekł mu Piotr: Eneaszu! uzdrawia cię Jezus Chrystus; wstańże, a pościel sobie. I zarazem wstał.
Petrus ona, ‹‹Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor›› dedi. ‹‹Kalk, yatağını topla.›› Eneas hemen ayağa kalktı.베드로가 가로되 애니아야 예수 그리스도께서 너를 낫게 하시니 일어나 네 자리를 정돈하라 한대 곧 일어나니
Petrus ona, ‹‹Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor›› dedi. ‹‹Kalk, yatağını topla.›› Eneas hemen ayağa kalktı.Og Peter sa til ham: Æneas! Jesus Kristus helbreder dig; stå op og red selv din seng! Og straks stod han op,
Petrus ona, ‹‹Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor›› dedi. ‹‹Kalk, yatağını topla.›› Eneas hemen ayağa kalktı.Pedro le dijo: "Eneas, ¡Jesucristo te sana! Levántate y arregla tu cama." De inmediato se levantó
Petrus ona, ‹‹Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor›› dedi. ‹‹Kalk, yatağını topla.›› Eneas hemen ayağa kalktı.Petrus zei tegen hem: "Jezus Christus geneest u, Aeneas. Kom uit uw bed en maak het zelf op."
Petrus ona, ‹‹Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor›› dedi. ‹‹Kalk, yatağını topla.›› Eneas hemen ayağa kalktı.Pierre lui dit: Énée, Jésus Christ te guérit; lève-toi, et arrange ton lit. Et aussitôt il se leva.
Petrus ona, ‹‹Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor›› dedi. ‹‹Kalk, yatağını topla.›› Eneas hemen ayağa kalktı.Pietro gli disse: «Enea, Gesù Cristo ti guarisce; alzati e rifatti il letto». E subito si alzò
Petrus ona, ‹‹Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor›› dedi. ‹‹Kalk, yatağını topla.›› Eneas hemen ayağa kalktı.І рече йому Петр: Єнею, оздоровлює тебе Ісус Христос; устань, та й постели собі. І зараз устав.
Petrus ona, ‹‹Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor›› dedi. ‹‹Kalk, yatağını topla.›› Eneas hemen ayağa kalktı.Петр сказал ему: Эней! исцеляет тебя Иисус Христос; встань с постели твоей. И он тотчас встал.
Petrus ona, ‹‹Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor›› dedi. ‹‹Kalk, yatağını topla.›› Eneas hemen ayağa kalktı.ויאמר אליו פטרוס אניס רפאך ישוע המשיח קום הצע לך אתה ויקם פתאם׃
Petrus ona, ‹‹Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor›› dedi. ‹‹Kalk, yatağını topla.›› Eneas hemen ayağa kalktı.‎فقال له بطرس يا اينياس يشفيك يسوع المسيح. قم وافرش لنفسك‎. ‎فقام للوقت‎.
Petrus ona, ‹‹Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor›› dedi. ‹‹Kalk, yatağını topla.›› Eneas hemen ayağa kalktı.彼 得 對 他 說 、 以 尼 雅 、 耶 穌 基 督 醫 好 你 了 . 起 來 、 收 拾 你 的 褥 子 . 他 就 立 刻 起 來 了
Petrus ona, ‹‹Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor›› dedi. ‹‹Kalk, yatağını topla.›› Eneas hemen ayağa kalktı.彼得對 他 說 、 以 尼雅 、 耶穌基督 醫好 你 了 . 起來 、 收拾 你 的 褥子 . 他 就 立刻 起來了
Romeo bağırır ve sonra; Ve şimdi yatağın üzerine düşer ve sonra başlar, Ve Tybalt çağrılarıA teď padá na postel, a pak se spustí, a Tybalt hovory, a pak na Romeo pláče,
Romeo bağırır ve sonra; Ve şimdi yatağın üzerine düşer ve sonra başlar, Ve Tybalt çağrılarıA teraz padá na posteľ, a potom sa spustí, a Tybalt hovory, a potom na Romeo plače,
Romeo bağırır ve sonra; Ve şimdi yatağın üzerine düşer ve sonra başlar, Ve Tybalt çağrılarıA teraz spada na jej łóżku, a potem zaczyna się i Tybalt połączeń, a potem na Romeo płacze,
Romeo bağırır ve sonra; Ve şimdi yatağın üzerine düşer ve sonra başlar, Ve Tybalt çağrılarıE agora cai em sua cama, e então se inicia, E Tybalt chamadas, e, em seguida, Romeo chora,

İlgili Sayfalar