yatağın ile cümle

yatağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu şiirde de, adam bir bambu yer yatağına takılmış.Och i det här fallet, har mannen fastnat för en sovmatta av bambu.
Bu şiirde de, adam bir bambu yer yatağına takılmış.Takýmto spôsobom sa jeden človek stal závislým na bambusovom koberčeku na spanie.
Bu şiirde de, adam bir bambu yer yatağına takılmış.Tutaj zakochanego zaprząta bambusowa mata do spania.
Bu şiirde de, adam bir bambu yer yatağına takılmış.Und in diesem Fall wurde ein Mann süchtig nach einer Schlafmatte.
Bu şiirde de, adam bir bambu yer yatağına takılmış.Và trong trường hợp này, người đàn ông chú ý vào chiếc chiếu trúc.
Bu şiirde de, adam bir bambu yer yatağına takılmış.Και, στην περίπτωση του ποιήματος, ο άντρας έχει αγκιστρωθεί σε ένα στρώμα από μπαμπού.
Bu şiirde de, adam bir bambu yer yatağına takılmış.А в този случай мъжът се е вгледал в бамбукова постелка за сън.
Bu şiirde de, adam bir bambu yer yatağına takılmış.А в цьому випадку, чоловік зачарований бамбуковим простирадлом.
Bu şiirde de, adam bir bambu yer yatağına takılmış.А в этом случае мужчину завораживает бамбуковая подстилка.
Bu şiirde de, adam bir bambu yer yatağına takılmış.ובמקרה הזה, הגבר נקשר למזרן במבוק.
Bu şiirde de, adam bir bambu yer yatağına takılmış.و فى هذة الحالة يكون الرجل قد تعلق بالمرتبة الخيزران.
Bu şiirde de, adam bir bambu yer yatağına takılmış.朗読します ユアンチャンという男の詩です
Bu şiirde de, adam bir bambu yer yatağına takılmış.而喺呢一首詩入面,一個男人對一張竹蓆情有獨鍾
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıBabcia była niesamowicie czuła i kochana dla tej małej dziewczynki. Nocą spały na podłodze.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıBunica o iubea mult pe fetița asta. Noaptea dormeau pe jos.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıDe oma was ongelofelijk gesteld op het meisje. Ze sliepen 's nachts op de grond.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıDie Großmutter war hin und weg von ihrem kleinen Mädchen. In der Nacht schliefen die beiden auf dem Boden.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıElles dormaient sur le sol la nuit.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardı외할머니는 매우 다정했고 소녀에게 많은 애정을 가지고 있었죠. 둘은 밤에 마루에서 잤습니다.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıLa abuela realmente amaba profundamente a esta niña. Dormían juntas en el piso de su hogar.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıNgười bà cực kỳ yêu thương cháu gái mình. Ban đêm, họ ngủ trên sàn nhà.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıΗ γιαγιά λάτρευε το κοριτσάκι. Κοιμόντουσαν στο πάτωμα τη νύχτα.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıБабата беше невероятно любяща, дълбоко обичаща това малко момиченце. През нощта те спяха на земята.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıБабушка обожала, безгранично любила ту маленькую девчушку. Ночью они спали на полу.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıהסבתא הייתה מאוהבת ומלאת חיבה כלפי הילדה הקטנה הזו. הם ישנו על הרצפה בלילה.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardıكانت الجدة مغرمة بهذه الفتاة الصغيرة بشكل لا يصدق و تحبها بشدة. كانتا تنامان على الأرض في الليل.
Büyükanne kıza son derece derin ve güçlü bir sevgiyle bağlıydı. geceleri yer yatağında uyuyorlardı彼らは夜には床の上で眠りました 韓国では床の下にレンガを置くことで家の中を暖めていて
Çok uzun boylu ve senin yatağında yatıyor.El este foarte înalt [br] şi el doarme în pat.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Alasan lain adalah semak yang luar biasa ini bersinar.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.A másik ok az, hogy ez a bokor világít.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.A outra razão é que este arbusto espantoso brilha.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Celălalt motiv este că acest tufiș uluitor luminează.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Ďalším dôvodom je žiara tohto keru.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Dalším důvodem je to, že tento keř úžasně září.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.De andere reden is dat deze fantastische struik licht geeft.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Den anden grund er at denne fantastiske busk gløder.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Der andere Grund ist, dass dieser Busch glüht.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Innym powodem jest fakt, że ten wspaniały krzew.. świeci.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.이 놀라운 산호들이 빛나는 다른 이유가 있습니다.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.L'altra ragione è che questo incredibile corallo si illumina.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.La otra razón es que este arbusto asombroso brilla.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.L'autre raison est que cet étonnant buisson brille.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Một lý do khác là bụi san hô đáng kinh ngạc này bừng sáng.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Вторая причина - этот удивительный куст светится.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Другата причина е, че този невероятен храст свети.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Інша причина - цей кущ світиться.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.הסיבה השניה היא שהשיח המופלא הזה קורן.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.والسبب الاخر هو ان هذه الاعشاب تلمع
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.この珊瑚は
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz. Bizim şansımız yaver gitti.Dacă ai noroc, când sapi dai de stratul de cenuşă și noi am reușit.
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz. Bizim şansımız yaver gitti.Jos olet onnekas, ja kaivat paikassa kuten tämä. voit löytää tuhkakerrostuman, josta kaivaa, ja me kaivoimme.
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz. Bizim şansımız yaver gitti.Mit Glück finden Sie an diesem Ort tatsächlich das Aschenbett, und das taten wir.
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz. Bizim şansımız yaver gitti.Si tienes suerte, y escavas un lugar como ese, y encuentras la capa de cenizas para excavarla, y lo hacemos.
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz.찾아야 합니다. 만일 여러분이 운이 있다면, 이런 곳들을 파헤치고, 사실 잿더미 속을 파헤쳐야 찾을 수 있는 그것을 보게 될겁니다.
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz.Z odrobiną szczęścia znajdzie się miejsce do wykopalisk sprzed 228 milionów lat.
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz.ולגלות, בעצם, את כל מה שהיה קיים -- לא רק הדינוזאורים, אלא כל הסיפור. אם יש לך מזל, ואתה חופר במקום כזה,
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz.こんな場所も堀ります 火山灰の層を見つけて掘っています 2億2800万年前の地層から
Elişa eve vardığında, çocuğu yatağında ölü buldu.A keď vošiel Elizeus do domu, hľa, chlapec bol mŕtvy, položený na jeho posteli.
Elişa eve vardığında, çocuğu yatağında ölü buldu.Cînd a ajuns Elisei în casă, iată că murise copilul, culcat în patul lui.
Elişa eve vardığında, çocuğu yatağında ölü buldu.Cuando Eliseo llegó a la casa, he aquí que el niño estaba muerto, tendido sobre su cama

İlgili Sayfalar