yatırım ile cümle
yatırım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Eğitim geleceğe yatırımdır.Education is an investment in the future.
Yabancı yatırımcılar bölgesel politik huzursuzluktan dolayı vazgeçti.Foreign investors backed off because of regional political unrest.
Yatırım şimdi ona % 6 kazanç sağlıyor.The investment now yields him 6%.
Yatırımda % 6 getiri garanti ediliyor.A 6% yield is guaranteed on the investment.
O akıllıca yatırım yaparak, bir servet biriktirmiş.By investing wisely, she accumulated a fortune.
Onun yurt dışı yatırımlarda çok deneyimli olduğunu duydum.I heard that he was very experienced in overseas investments.
Benim tavsiyem devlet tahvillerine yatırım yapmandır.My recommendation is that you invest in government bonds.
Çin'de doğrudan yabancı yatırımlar geçen yıl 3 milyar dolar tutarındaydı.Foreign direct investments in China amounted to $3 billion last year.
Bir yatırımcı grup firmanın kaldıraçlı satın alımını deniyor.An investors' group is attempting a leveraged buy-out of the firm.
Menkul kıymetlerde bir milyon yen yatırım yapabilir.He can invest a million yen in stocks.
Menkul kıymetlere 500.000 yen yatırım yaptı.He invested 500,000 yen in stocks.
Borsada yatırım yaparak bir vurgun yaptı.He made a killing by investing in the stock market.
Borsa yatırımında çok para kaybetti.He lost a lot of money in the stock investment.
O, büyüyen bir işe iki yüz dolar yatırım yaptı.He invested two hundred dollars in a growing business.
O, o bölgedeki yoksullara yardım etmek için onun enerjisine yatırım yapıyor.She has been investing her energy in helping the poor in that area.
Birçok kişi, altının en güvenli yatırım olduğunu hissediyor.Many people feel that gold is the most secure investment.
Yatırım yaptığımda riski göze aldım.I took a risk when I made the investment.
Yatırım firması, değersiz hisse senedi satın alarak müşterilerini aldattı.The investment firm tricked customers into buying worthless stock.
Parası olan Amerikalılar yatırım için korkuyorlardı.Americans who had money were afraid to invest it.
Yabancı yatırımcılar, Amerika'daki paralarını geri çektiler.Foreign investors withdrew their money from America.
Temiz, yenilenebilir enerjiye yatırım yapmalıyız.We need to invest in clean, renewable energy.
Tom son birkaç yıldır bir yatırım bankasında çalışıyor.Tom has been working in an investment bank for the last few years.
Neyse ki, Tom bazı ses yatırımları yaptı.Luckily, Tom made some sound investments.
Tom o yatırıma daha fazla para yatırmış olmayı diledi.Tom wished he had put more money into that investment.
Tom altı ay içerisinde yatırımını üçe katladı.Tom tripled his investment in six months.
Tom yaptığı yatırımdan en az yüzde on dönüş umuyordu.Tom expected at least a ten percent return on his investment.
Tom'un bir yıl içinde yatırımını iki katına çıkardı.Tom doubled his investment in a year.
Tom yatırım hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know a thing about investing.
Geçen yıl şirket özel yatırımcılara satıldı.Last year, the company was sold to private investors.
Hükümet tarımda daha fazla yatırım yapmalı.The government should invest more money in agriculture.
Hükümet eğitime az yatırım yapıyor.The government invests little in education.
Yabancı yatırımcılar paralarını ABD'den çekti.Foreign investors withdrew their money from the United States.
Tom bazı kötü yatırımlar yaptı.Tom made some bad investments.
O akıllıca yatırım yaparak bir servet biriktirmiş.She accumulated a fortune by investing wisely.
Hükümet eğitime fazla yatırım yapmıyor.The government doesn't invest much in education.
Yatırımcılar, gerçek değer yaratma ile hüsnükuruntuyu ayırt etmeliler.Investors must distinguish between genuine value creation and wishful thinking.
O mali skandala neden olan asıl kişi ABC yatırım bankasının başkanıdır.The main person who caused that financial scandal is the president of ABC investment bank.
Tom bir yatırım bankacısı.Tom is an investment banker.
O umut verici bir işte iki yüz dolarlık yatırım yaptı.He invested two hundred dollars in a promising business.
O bu işte yatırım yapmam için beni ikna etmeye çalışıyordu.He was trying to convince me to invest in that business.
Hiç kimse ülkeme yatırım yapmadı.Nobody invested in my country.
Kimse ülkeme yatırım yapmaz.Nobody invests in my country.
Bu evi yatırım için aldım.I bought this house as an investment.
Kimse benim ülkemde yatırım yapmak istemez.Nobody wants to invest in my country.
Hiç kimse ülkemde yatırım yapmak istemedi.Nobody wanted to invest in my country.
Yatırımcı müşterisinin sermayesini çaldı.The investor stole the capital of his client.
Bu bir yatırım.It's an investment.
Tom o yatırımı yapmış olsaydı, bugün bir milyarder olurdu.If Tom had made that investment, he'd be a billionaire today.
Bu yatırım, riskten kaçınanlar için değildir.This investment is not for the risk-averse.
Devlet tahvillerine ne kadar yatırım yapmayı planlıyorsunuz?How much money do you plan to invest in government bonds?
Bilgiye yatırım her zaman en iyi faizi öder.An investment in knowledge always pays the best interest.
Eyalet hükümeti bir yılda 100 milyon realden fazla yatırım yapacak.The government of the State will invest more than R$ 100 million a year.
Dün Mary, yatırım dolandırıcılığı nedeniyle iki yıl sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı.Yesterday Mary was sentenced to two years eight months in jail for investment fraud.
Bildiğine yatırım yapmalısın.You should invest in what you know.
Tasarruflarımı bu mağazada yatırım yaptırdım.I have my life savings invested in this store.
Tom bana yatırım tavsiyesi verdi.Tom gave me investment advice.
Öfke iyi bir yatırımdır. Her zaman, kaybettiğinden fazlasını geri alırsın.Anger is a good investment. You always get back more than you give out.
Bazı kötü yatırımlar yaptık.We made some bad investments.
Uzun vadede fayda sağlayabilecek alanlara yatırım yapılmamıştı.The money was not invested in areas where it could bring benefit over the long term.
Sermayesi için karlı bir yatırım arıyordu.He looked for a profitable investment for his capital.