yatı ile cümle
yatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1979 yılında yatılık kaldırılarak öğrenciler burslu hale getirildi.W 1979 roku odbyły się protesty uczniów.
Kitap başlangıçta az sattı ve Şah parasının büyük bir bölümünü kitabın tanıtılmasına yatırdı.Na początku książka słabo się sprzedawała i Shah zainwestował znaczną sumę pieniędzy w jej reklamę.
Sonunda tepkiler yatıştırıldı.W końcu uspokajają się.
"Ben, evden kaçmak için, gizlice parasız yatılı sınavına girdim.Za udzielanie się w kołach wolnomyślicielskich został wydalony z uczelni.
Partinin en büyük mali yatırımıydı.Była to największa inwestycja tej fundacji.
Kendinizi geriye doğru yatırmayın ve düşmekten korkmayın.Tylko się nie potknij i nie upadnij.
Sağ yatıp sağ kalkmışlar!Wszystkie to prawe dopływy Wisły.
Kulüp şu an da Amerikalı bir yatırımcı tarafından yönetilmektedir.Obecnie elektrownia podlega pod amerykański fundusz inwestycyjny.
Bunun için baş, geriye yatırılıp çene yukarı kaldırılır (baş-çene pozisyonu).W dolnej części są wzniesione, potem odginające się w dół.
Dönüş esnasında hücum açısının düz ve yatışsız uçuşa nazaran daha fazla olması gerekir.Gdziekolwiek zwrócę lot, tam czekać będzie Gniew nieskończony, nieskończona rozpacz!
Yatırım beklenenden az olmuştu.Planowane inwestycje ograniczono.
"Yatırımcıyı heyecanlandıran teşvikler".Model człowieka, w którego zainwestowano”.
Yatırım oralara kayacak.Inwestycja pochłonie ok.
Firmanın bina ve mülkleri üzerinde yatırımcılar yeni bir iş kurdular: Bayerische Flugzeugwerke AG.Na terenie przedsiębiorstwa inwestorzy założyli nowy interes nazwany 'Bayerische Flugzeugwerke AG (BFW).
Günlerini genellikle yüzüstü yatıp, TV seyrederek geçiriyordu.Większość czasu spędza na spaniu, jedzeniu lub oglądaniu telewizji.
Evsizdir, sokaklarda yatıp kalkmaktadır.Jest bez pracy, śpi w przytułku.
Pek çok ülkede halkı girişimlere yatırım yapmakta sınırlayan limitler bulunmamaktadır.1 km, w którym poważnie ograniczono jakiekolwiek inwestycje budowlane.
Dört yatak odası sayesinde merkez altı kişiye kadar yatılı konuk kabul edebilmektedir.Pokoje gościnne pozwalają na nocleg grup do 40 osób.
Bernard L. Madoff Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'nin direktörlüğünü yapmıştır. ^Bernard L. Madoff Investment Securities była jednym z potentatów na rynku finansowym na Wall Street.
Konsey, Azerbaycan ile İngiltere arasında ticareti ve yatırımı teşvik eder.Konflikt zbrojny doprowadził do ustania komunikacji i wymiany handlowej między Azerbejdżanem i Armenią.
Kültürel yatırımlar gerçekleşmiştir.Prowadzono działalność kulturalną.
Yapılacak yatırımların gereksiz bulunmuştur.Akcje w celu ratowania go nie są potrzebne.
Eğer yatılı kalması gerekiyorsa konuk edilir, yatırılır.Gdy jesteście zmęczeni, połóżcie się.
Londra'da yatırım bankası Morgan Stanley'de kariyerine başladı.Pracował w usługach finansowych banku Morgan Stanley.
Yunan mitolojisi'nde, Epione (Yunanca: Ἠπιόνη) ağrı yatıştırma tanrıçası.Epione (gr. Ἠπιόνη Epiónē, łac. Epione) – w mitologii greckiej bogini ukojenia bólu.
Dokuz yaşına kadar 9 kez hastaneye yatırılmıştır.Do klasztoru wstąpił mając 9 lat.
Ayrıca, hayvancılık alanında da yatırımı olan yerleşim birimi yılda 3,2 milyon litre süt üretmektedir.Tutejsza hodowla krów mlecznych produkuje ponad 3,2 mln l mleka rocznie.
Litvanya, liman alt yapısına ait büyük yatırımlarını kaybetti.Turner stracił jednak większość swojego majątku na wybudowanie obiektu.
Bu yüzden yatırımcılar gittikçe daha pahalı sözleşmeler almışlardır.Zachęcało to najeźdźców do coraz odważniejszych działań.
Hakem ringin dışında yerde bilinçsiz yatıyordu.Ganek usytuowany był niesymetrycznie, w prawej części frontowej elewacji.
Şehrin yüksek ekonomik büyüme oranı çok sayıda yatırımcı çekmiştir.Za jego kadencji nastąpił znaczny wzrost dobrobytu miasta, zrealizowano wiele inwestycji.
Akıllıca yatırımlar yapıyorsun.Skuteczne inwestowanie.
Yere yatırdım.Ściąganie na ziemię.
11 yaşında okuması için İngiltere'ye, yatılı kız okuluna gönderildi.W wieku trzynastu lat została wysłana do szkoły w Anglii.
Öğrenciler yatılı bölge okullarında eğitime devam etmektedir.Umożliwiono młodzieży odbywanie prób w pomieszczeniach studyjnych.
Cansız bedeni öylece yatıyordu.Pozbawiony Zmysłów zasypia.
Aralarında çıkan kavgayı Şerif Rance yatıştırır ve Sid'in ceketinin göğsüne iki maçakızı kardı iğneler.Szeryf Jack Rance uspokaja wszystkich i szpilką przypina dwie karty do kurtki Sid'a jako znak oszusta.
Yatırıldığı otelde üç gün sonra 39 yaşında öldü.Zastali tam leżącą w łóżku, liczącą 73 lata jego matkę.
Büyük yatırımların yapıldığı kuruluşlar bunu genellikle kendi paralarıyla finanse edemez.Pomagamy sobie określonymi regułami, których zwykle używamy bez płacenia za to.
Ayrıca kasabada bir de yatır vardır.W miastach również odpadki.
Yatırılan paranın geri dönüşü kesin olarak takip edilebilir.Wypracowany zysk może być inwestowany, dzięki czemu następuje akumulacja kapitału.
Yatırımcılar onun yarım milyar dolarlık şirketine sahip olmak istiyordu.Przewidywano, że lotnisko z infrastrukturą miało kosztować pół miliarda złotych.
Evde durduğu zaman ise yatıp uyumayı tercih eder.Gdy docierają na miejsce, postanawiają najpierw się zdrzemnąć.
Ali ise bir süre ortalığın yatışmasının beklenmesini istedi.Stwierdził wówczas, że pragnie żyć w ciszy przez pewien czas.
Fakat orada ölü bir ruh yatıyordur.Obok leży martwe ciało.
Ailenin köpeği sağ alt köşede yatıyordu.Ja i brat mieszkaliśmy w prawym skrzydle”.
Munzevi keşiş Pirro'ya dinsel öğütler vererer onu yatıştırmaya çalışır.W ostatnich wersetach psalmu podmiot liryczny błaga, by Bóg go wysłuchał.
Yıldırım tehlikesi varken "kesinlikle" yere yatılmamalıdır.W związku z ryzykiem wystąpienia objawów lękowych "z odbicia" nie należy odstawiać alprazolamu nagle.
Süreya, 1947-48 döneminde İstanbul'daki Haydarpaşa Lisesinde parasız yatılı öğrenci olarak öğrenim görmüştür.Liceum Haydarpaşa w Stambule, do którego Süreya uczęszczał w latach 1947-48.
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .Varuleverantörernas investeringar i konsumentmarknadsföring ökar med 21 % per år .
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.CURB-65-poängen är användbar för att fastställa om vuxna behöver läggas in på sjukhus.
Krup bu yaş grubunda hastaneye yatırılanların yaklaşık % 5'ini oluşturur.Krupp står för cirka 5 % av sjukhusintagningarna av denna åldersgrupp.
Kuru olarak tuza yatırma: Bu yöntemde aynen yukarıdaki yol izlenir.Och låt dem inte gå med svajande gång för att dra uppmärksamheten till sina dolda behag.
En büyük yatırımcıları Equitrust, Setubal (M. M. Warburg & CO), tbg ve T-Venture şirketleridir.De största investerarna är Equitrust, Setubal (M. M. Warburg & CO) tbg och T-Venture.
Bu kurallar çoğunlukla kişinin hastaneye yatırılıp yatırılmayacağına karar vermede kullanılır.Dessa regler används ofta för att fastställa om personen i fråga ska läggas in på sjukhus eller inte.
Ayrıca yabancı yatırımlar da teşvik edildi.Man välkomnade också utländska investeringar.
Şehir büyük yabancı yatırımlar ve daha fazla ticari faaliyete ev sahipliği yapmaktadır.Staden attraherar även stora utländska investerare och större volymer av handel.
Toprak mezardaki gömüt başı batıya dönük, sağ yanına hocker (ana rahmindeki gibi) yatırılmıştır.De ligger i nordsydlig riktning, med ansiktena till höger (västerut i riktning (qibla) mot Mekka).
Bu da yatırgaçların verimini arttırır.Detta skulle skapa fler arbeten för ungdomar.
Pnömoni ciddi ise, hastalığa yakalanan kişi genellikle hastaneye yatırılır.Om lunginflammationen är allvarlig, blir den drabbade i allmänhet inlagd på sjukhus.
İlgili Sayfalar