yatı ile cümle
yatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom tasarruf hesabına 1.000 dolar yatırdı.Tom deposited 1,000 dollars in his saving account.
Neyse ki, Tom bazı ses yatırımları yaptı.Luckily, Tom made some sound investments.
Tom tüm parasını Mary ve babasının idare ettiği şirkete yatırdı.Tom invested all his money in the company that Mary and her father managed.
Tom o yatırıma daha fazla para yatırmış olmayı diledi.Tom wished he had put more money into that investment.
Tom altı ay içerisinde yatırımını üçe katladı.Tom tripled his investment in six months.
Tom, tüm kartlarını masaya yatırdı.Tom laid all his cards on the table.
Tom yaptığı yatırımdan en az yüzde on dönüş umuyordu.Tom expected at least a ten percent return on his investment.
Tom'un bir yıl içinde yatırımını iki katına çıkardı.Tom doubled his investment in a year.
Tom yatırım hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know a thing about investing.
Tom sadece dün tasarruf mevduadına biraz para yatırdı.Tom deposited some money in his savings account just yesterday.
Geçen yıl şirket özel yatırımcılara satıldı.Last year, the company was sold to private investors.
Limana vardığımızda rüzgar yatıştı.When we arrived at the port, the wind subsided.
Yatakta yatıyorsun.You are laying in the bed.
Hükümet tarımda daha fazla yatırım yapmalı.The government should invest more money in agriculture.
Kedi masanın üstünde yatıyor.The cat is on the table.
Hükümet eğitime az yatırım yapıyor.The government invests little in education.
Yabancı yatırımcılar paralarını ABD'den çekti.Foreign investors withdrew their money from the United States.
Tom'un özel bir yatı var.Tom has a private yacht.
Tom bazı kötü yatırımlar yaptı.Tom made some bad investments.
O akıllıca yatırım yaparak bir servet biriktirmiş.She accumulated a fortune by investing wisely.
Çocukları yatırıyor.She's putting the children to bed.
Tom yatılı okula gitti.Tom went to a boarding school.
Tom yerde bilinçsiz yatıyordu.Tom lied unconscious on the ground.
Hükümet eğitime fazla yatırım yapmıyor.The government doesn't invest much in education.
Yatırımcılar, gerçek değer yaratma ile hüsnükuruntuyu ayırt etmeliler.Investors must distinguish between genuine value creation and wishful thinking.
Tom, oğlunu yatağa yatırıyor.Tom is putting his son into the bed.
O, oğlunu bir İngiliz yatılı okuluna gönderdi.He sent his son to an English boarding school.
Oğlunu ne zaman yatırırsın?What time do you put your son to bed?
O mali skandala neden olan asıl kişi ABC yatırım bankasının başkanıdır.The main person who caused that financial scandal is the president of ABC investment bank.
Bebeğini yatırdın mı?Have you ever put your baby into bed?
Tom bir yatırım bankacısı.Tom is an investment banker.
O umut verici bir işte iki yüz dolarlık yatırım yaptı.He invested two hundred dollars in a promising business.
O bu işte yatırım yapmam için beni ikna etmeye çalışıyordu.He was trying to convince me to invest in that business.
Hiç kimse ülkeme yatırım yapmadı.Nobody invested in my country.
Kimse ülkeme yatırım yapmaz.Nobody invests in my country.
Bu evi yatırım için aldım.I bought this house as an investment.
Kimse benim ülkemde yatırım yapmak istemez.Nobody wants to invest in my country.
Hiç kimse ülkemde yatırım yapmak istemedi.Nobody wanted to invest in my country.
Yatırımcı müşterisinin sermayesini çaldı.The investor stole the capital of his client.
Paranı o bankaya gerçekten yatırmak istiyor musun?Do you really want to put your money in that bank?
Tom hala yerde baygın yatıyor.Tom is still unconscious on the floor.
Onların tartışmasını yatıştırmak için en iyi yolun ne olduğunu düşünüyorsunuz?What do you think is the best way to defuse their argument?
O yerde yatıyor.She's lying on the floor.
Tom yerde yatıyor.Tom is lying on the ground.
Tom yatakta yatıyor.Tom is lying in bed.
Kurbanın vücudu halı üzerinde yüzü aşağıya bakacak şekilde yatıyordu.The victim's body was lying face down on the rug.
Tom'u yatıralım.Let's get Tom to bed.
Suçlama başka bir yerde yatıyor.The blame lies elsewhere.
Onunla mı yatıyorsun?Are you sleeping with her?
O, çocukları yatırır.She puts the boys to bed.
Bu, stresi yatıştırmak için mükemmel bir yöntem.It's an excellent method to relieve stress.
Sinirlerinizi yatıştırın.Calm your nerves down.
Onlar varını yoğunu ona yatırdı.They've bet the farm on it.
Tom hastaneye yatırıldı mı?Was Tom hospitalized?
Tom yatıya kaldı.Tom stayed over.
Tom hastaneye yatırıldı.Tom was hospitalized.
Tom yatıyordu.Tom was lying.
Tom'un öfkesi yatıştı.Tom's anger subsided.
Herkes yatıyor.Everybody's in bed.
Bu bir yatırım.It's an investment.
İlgili Sayfalar