yasayı ile cümle

yasayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Coroa de honra são as cãs, a qual se obtém no caminho da justiça.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Corona de honra son las canas; en el camino de la justicia se encuentra
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Corona magnifica è la canizie, ed essa si trova sulla via della giustizia
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.En ärekrona äro grå hår; den vinnes på rättfärdighetens väg.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Grå Hår er en dejlig Krone, den vindes på Retfærds Vej.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Grå hår er en fager krone; den finnes på rettferdighets vei.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Graue Haare sind eine Krone der Ehren, die auf dem Wege der Gerechtigkeit gefunden wird.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Grijze haren zijn het sieraad van hen, die de goede weg bewandelen.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Harmaat hapset ovat kunnian kruunu; se saadaan vanhurskauden tiellä.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Igen szép ékes korona a vénség, az igazságnak útában találtatik.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.백발은 영화의 면류관이라 의로운 길에서 얻으리라
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Koroną chwały jest sędziwość; znajduje się na drodze sprawiedliwości.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Koruna ozdobná jsou šediny na cestě spravedlnosti se nalézající.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Les cheveux blancs sont une couronne d`honneur; C`est dans le chemin de la justice qu`on la trouve.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Orang jujur akan dianugerahi umur panjang; ubannya bagaikan mahkota yang gemilang
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Ozdobnou korunou sú šediny; najde sa na ceste spravedlivosti.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Perii albi sînt o cunună de cinste, ea se găseşte pe calea neprihănirii. -
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Prelep venec je siva glava, ki se nahaja na potu pravičnosti.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Tóc bạc là mão triều thiên vinh hiển, Miễn là thấy ở trong đường công bình.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Tóc bạc là mão triều thiên vinh_hiển , Miễn_là thấy ở trong đường công_bình .
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Η πολια ειναι στεφανος δοξης, ευρισκομενη εν τη οδω της δικαιοσυνης.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Белите коси са венец на слава, Когато се намират по пътя на правдата.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.Венец славы – седина, которая находится на пути правды.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.עטרת תפארת שיבה בדרך צדקה תמצא׃
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.تاج جمال شيبة توجد في طريق البر.
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.白 髮 是 榮 耀 的 冠 冕 . 在 公 義 的 道 上 、 必 能 得 著
Ağarmış saçlar onur tacıdır, Doğru yaşayışla kazanılır.白髮 是 榮耀 的 冠冕 . 在 公義 的 道上 、 必能 得 著
Akıllarındaki tek fikir şu: dünyada yaşadığınız yer yaşayıp yaşamayacağınızı belirlememeli.제 생각에 그들은 그들 마음 속에 하나의 가치, 그 가치는, 여러분들이 세계 어느 곳에 살고있다는 것이, 여러분들이 세계 어느 곳에 살고 있든지 간에 제약받지 않는다는 것입니다.
Akıllarındaki tek fikir şu: dünyada yaşadığınız yer yaşayıp yaşamayacağınızı belirlememeli.Uważam, że przyświeca im jedna myśl, taka, że to, gdzie żyjesz nie powinno determinować tego, czy żyjesz.
Akıllarındaki tek fikir şu: dünyada yaşadığınız yer yaşayıp yaşamayacağınızı belirlememeli.אני חושב שלכולם יש את אותו רעיון בראש, שהוא, איפה שאתה חי בעולם, לא צריך לקבוע אם תחיה בעולם.
Akıllarındaki tek fikir şu: dünyada yaşadığınız yer yaşayıp yaşamayacağınızı belirlememeli.この世のどこで生きているのかによって この世に生きていいかどうかが決まってはならない (拍手)
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.a Izrael, iščoč postave pravičnosti, ni dospel do take postave.
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.A Izrael szukając zakonu sprawiedliwości, nie doszedł zakonu sprawiedliwości.
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.A Izrael ženúc sa za zákonom spravedlivosti k zákonu spravedlivosti nedospel.
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.còn như dân Y-sơ-ra-ên tìm luật pháp của sự công bình, thì không đạt đến luật pháp ấy.
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.còn như dân Y-sơ-ra-ên tìm luật_pháp của sự công_bình , thì không đạt đến luật_pháp ấy .
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.Israel derimot, som søkte rettferdighetens lov, de vant ikke frem til denne lov.
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.Izráel ellenben, mely az igazság törvényét követte, nem jutott el az igazság törvényére.
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.Izrael pak následovav zákona spravedlnosti, k zákonu spravedlnosti nepřišel.
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.의의 법을 좇아간 이스라엘은 법에 이르지 못하였으니
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.Mas Israel, buscando a lei da justiça, não atingiu esta lei.
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.men Israel, som jagede efter en Retfærdigheds Lov, nåede ikke til en sådan Lov.
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.mentre Israele, che ricercava una legge che gli desse la giustizia, non è giunto alla pratica della legge
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.mientras que Israel, que iba tras la ley de justicia, no alcanzó la ley
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.mutta Israel, joka tavoitteli vanhurskauden lakia, ei ole sitä lakia saavuttanut.
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.pe cînd Israel, care umbla după o Lege, care să dea neprihănirea, n'a ajuns la Legea aceasta.
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.tandis qu`Israël, qui cherchait une loi de justice, n`est pas parvenu à cette loi.
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.under det att Israel, som for efter en rättfärdighetslag, icke har kommit till någon sådan lag.
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.ο δε Ισραηλ ζητων νομον δικαιοσυνης, εις νομον δικαιοσυνης δεν εφθασε.
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.А Израиль, искавший закона праведности, не достиг до закона праведности.
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.Защото свидетелствувам за тях, че те имат ревност за Бога, само че не е според пълното знание.
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.Ізраїль же, вганяючи за праведностю, не настиг закону праведности.
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.וישראל בבקשו אחרי תורת צדקה לתורת הצדקה לא הגיע׃
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.ولكن اسرائيل وهو يسعى في اثر ناموس البر لم يدرك ناموس البر.
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.但 以 色 列 人 追 求 律 法 的 義 、 反 得 不 著 律 法 的 義
Aklanmak için Yasanın ardından giden İsrail ise Yasayı yerine getiremedi.但 以色列人 追求 律法 的 義 、 反 得 不 著 律法 的 義
Ama bizim yaşımızda, birkaç savaş yaşayınca bazı şeyleri öğreniyorsun.Ale po doświadczeniach kilku wojen człowiek się uczy.
Ama bizim yaşımızda, birkaç savaş yaşayınca bazı şeyleri öğreniyorsun.Ma alla nostra età, dopo aver combattuto tante guerre, si imparano certe cose.
Ama bizim yaşımızda, birkaç savaş yaşayınca bazı şeyleri öğreniyorsun.Mas, na nossa idade, depois de termos vivido várias guerras, aprendemos algumas coisas.
Ama bizim yaşımızda, birkaç savaş yaşayınca bazı şeyleri öğreniyorsun.Meidän iässämme, kun on kokenut sotia, on oppinut jotakin.
İlgili Sayfalar