yasayı ile cümle

yasayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve eğer o yasayı bilmiyorsanız da, kesinlikle teknik terim hakkında bilginiz vardır.Se não conhecem a lei, de certeza que conhecem a terminologia.
Ve eğer o yasayı bilmiyorsanız da, kesinlikle teknik terim hakkında bilginiz vardır.Und wenn Sie die Theorie nicht kennen, kennen Sie definitiv die Bedeutung.
Ve eğer o yasayı bilmiyorsanız da, kesinlikle teknik terim hakkında bilginiz vardır.Và nếu như bạn không biết về luật, bạn chắc chắn phải biết thuật ngữ này.
Ve eğer o yasayı bilmiyorsanız da, kesinlikle teknik terim hakkında bilginiz vardır.Y si uno no conoce la ley, definitivamente conoce la terminología.
Ve eğer o yasayı bilmiyorsanız da, kesinlikle teknik terim hakkında bilginiz vardır.Ακόμη κι αν δεν γνωρίζετε τον νόμο, σίγουρα ξέρετε την ορολογία.
Ve eğer o yasayı bilmiyorsanız da, kesinlikle teknik terim hakkında bilginiz vardır.Если вы не знакомы с законом, вы наверняка знакомы с его терминологией.
Ve eğer o yasayı bilmiyorsanız da, kesinlikle teknik terim hakkında bilginiz vardır.И да не познавате закона, определено знаете терминологията.
Ve eğer o yasayı bilmiyorsanız da, kesinlikle teknik terim hakkında bilginiz vardır.Якщо ви ще не знайомі із законом, ви напевне знайомі з його термінологією.
Ve eğer o yasayı bilmiyorsanız da, kesinlikle teknik terim hakkında bilginiz vardır.ואם אתם לא מכירים את החוק אתם בהחלט מכירים את הטרמינולוגיה.
Ve eğer o yasayı bilmiyorsanız da, kesinlikle teknik terim hakkında bilginiz vardır.وان لم تكن تعرف هذا القانون، فإنك تعرف ما تعنيه مصطلحاته.
Ve eğer o yasayı bilmiyorsanız da, kesinlikle teknik terim hakkında bilginiz vardır.人口の2.5%は
Ve şehirlerde yaşayın ya da yaşamayın hepimiz bunu önemsemeliyiz.Ar trebui să ne pese tuturor, fie că locuim la oraș, fie că nu.
Ve şehirlerde yaşayın ya da yaşamayın hepimiz bunu önemsemeliyiz.A toto by nás malo všetkých zaujímať, či už žijete v meste alebo nie.
Ve şehirlerde yaşayın ya da yaşamayın hepimiz bunu önemsemeliyiz.Daar moeten we allemaal mee inzitten of je nu in een stad woont of niet.
Ve şehirlerde yaşayın ya da yaşamayın hepimiz bunu önemsemeliyiz.Das geht uns alle an, egal ob wir in Städten leben oder nicht.
Ve şehirlerde yaşayın ya da yaşamayın hepimiz bunu önemsemeliyiz.E dovremmo preoccuparcene tutti che viviamo in città o meno.
Ve şehirlerde yaşayın ya da yaşamayın hepimiz bunu önemsemeliyiz.Et nous devrions tous nous en préoccuper que l'on habite dans les villes ou pas.
Ve şehirlerde yaşayın ya da yaşamayın hepimiz bunu önemsemeliyiz.여러분이 도시에 살든, 아니든 이건 관심을 가져야 할 문제입니다.
Ve şehirlerde yaşayın ya da yaşamayın hepimiz bunu önemsemeliyiz.Và tất cả chúng ta nên quan tâm đến vấn đề này cho dù bạn có sống ở thành phố hay không.
Ve şehirlerde yaşayın ya da yaşamayın hepimiz bunu önemsemeliyiz.Θα πρέπει να νοιαστούμε όλοι γι' αυτό είτε μένουμε σε πόλεις είτε όχι.
Ve şehirlerde yaşayın ya da yaşamayın hepimiz bunu önemsemeliyiz.І ми усі повинні занепокоїтися цим, живемо ми у містах, чи ні.
Ve şehirlerde yaşayın ya da yaşamayın hepimiz bunu önemsemeliyiz.Нам всем нужно над этим задуматься, неважно, в городе мы или нет.
Ve şehirlerde yaşayın ya da yaşamayın hepimiz bunu önemsemeliyiz.לכולנו צריך להיות אכפת מכל זה, בין אם אנחנו חיים בערים ובין אם לאו.
Ve şehirlerde yaşayın ya da yaşamayın hepimiz bunu önemsemeliyiz.ويجب أن ننتبه جميعاً لذلك سواء كنا نسكن في المدن ام لا.
Ve şehirlerde yaşayın ya da yaşamayın hepimiz bunu önemsemeliyiz.これは覚えておかねばなりません 人口増加の90%は都市です
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.De wetten die Mozes heeft gegeven, zijn het kostbaarste bezit van Jakobs volk.
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.En lov gav Moses oss, en arvedel for Jakobs menighet.
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.En Lov har Moses pålagt os. Hans Eje er Jakobs Forsamling,
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Hukum yang diberi Musa kita taati, milik paling berharga bangsa ini
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.모세가 우리에게 율법을 명하였으니 곧 야곱의 총회의 기업이로다
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Môi-se đã ban một luật pháp cho chúng tôi, Là cơ nghiệp của hội chúng Gia-cốp.
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Môi-se đã ban một luật_pháp cho chúng_tôi , Là cơ_nghiệp của hội chúng Gia-cốp .
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Moise ne -a dat legea, Moştenirea adunării lui Iacov.
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Moïse nous a donné la loi, Héritage de l`assemblée de Jacob.
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Moisés nos prescreveu uma lei, uma herança para a assembléia de Jacó.
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi."Moisés nos prescribió la ley, la heredad de la congregación de Jacob
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Mooses antoi meille lain, perintönä Jaakobin seurakunnalle.
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Mose gav åt oss en lag, en arvedel for Jakobs menighet.
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Mose hat uns das Gesetz geboten, das Erbe der Gemeinde Jakobs.
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Postavo nam je zapovedal Mojzes, dedino zboru Jakobovemu.
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Törvényt parancsolt nékünk Mózes, örökségül Jákób községének.
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Una legge ci ha ordinato Mosè; un'eredità è l'assemblea di Giacobbe
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Zákon nám prikázal zachovávať Mojžiš, dedičný majetok shromaždenia Jakobovho.
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Zakon podał nam Mojżesz, dziedzictwo zebraniu Jakóbowemu.
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Zákon vydal nám Mojžíš, dědičný shromáždění Jákobovu,
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Νομον προσεταξεν εις ημας ο Μωυσης, την κληρονομιαν της συναγωγης Ιακωβ.
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Закон дал нам Моисей, наследие обществу Иакова.
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Закон заповяда нам Моисей, Наследство на Якововото общество.
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.תורה צוה לנו משה מורשה קהלת יעקב׃
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.بناموس اوصانا موسى ميراثا لجماعة يعقوب.
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.摩 西 將 律 法 傳 給 我 們 作 為 雅 各 會 眾 的 產 業
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.摩西 將 律法 傳給 我 們作為 雅各 會眾 的 產業
Yani, eğer yaşayıp.. ..birlik hakkında bir farkındalık kazanmak istiyorsanız, önce "ayrı" olmalısınız.Es una pequeña pregunta...
Yaptıkları işten ötürü onlara sınırsız saygı, sevgi gösterin. Birbirinizle barış içinde yaşayın.a aby ste ich preveľmi milovali pre ich dielo. Majte pokoj medzi sebou!
Yaptıkları işten ötürü onlara sınırsız saygı, sevgi gösterin. Birbirinizle barış içinde yaşayın.Abyście ich jak najbardziej miłowali dla ich pracy. Pokój też zachowajcie między sobą.
Yaptıkları işten ötürü onlara sınırsız saygı, sevgi gösterin. Birbirinizle barış içinde yaşayın.A velice je milujte pro práci jejich. A mějte se k sobě vespolek pokojně.
Yaptıkları işten ötürü onlara sınırsız saygı, sevgi gösterin. Birbirinizle barış içinde yaşayın.Ayez pour eux beaucoup d`affection, à cause de leur oeuvre. Soyez en paix entre vous.
Yaptıkları işten ötürü onlara sınırsız saygı, sevgi gösterin. Birbirinizle barış içinde yaşayın.e que os tenhais em grande estima e amor, por causa da sua obras. Tende paz entre vós.
Yaptıkları işten ötürü onlara sınırsız saygı, sevgi gösterin. Birbirinizle barış içinde yaşayın.És az õ munkájokért viseltessetek irántok megkülönböztetett szeretettel. Egymással békességben éljetek.
Yaptıkları işten ötürü onlara sınırsız saygı, sevgi gösterin. Birbirinizle barış içinde yaşayın.habt sie desto lieber um ihres Werks willen und seid friedsam mit ihnen.
İlgili Sayfalar