yasası ile cümle
yasası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ama, Vatanseverlik Yasası içinde finans dünyası ile yakından ilgili bir bölüm var.V Patriot Act je však sekcia, ktorá sa vzťahuje na financie.
Ama, Vatanseverlik Yasası içinde finans dünyası ile yakından ilgili bir bölüm var.Υπάρχει όμως ένα τμήμα της Πατριωτικής Νομοθεσίας που αναφέρεται συγκεκριμένα στα οικονομικά.
Ama, Vatanseverlik Yasası içinde finans dünyası ile yakından ilgili bir bölüm var.Але в патріотичному Акті є розділ, який завідує саме фінансам.
Ama, Vatanseverlik Yasası içinde finans dünyası ile yakından ilgili bir bölüm var.Но есть в Патриотическом Акте секция, которая относится именно к финансам.
Ama, Vatanseverlik Yasası içinde finans dünyası ile yakından ilgili bir bölüm var.Но има и раздел на "Патриотичния акт" който се отнася специално до финансирането.
Ama, Vatanseverlik Yasası içinde finans dünyası ile yakından ilgili bir bölüm var.אבל יש פיסקה בחוק הפטריוט שמתייחסת באופן ספציפי למימון.
Ama, Vatanseverlik Yasası içinde finans dünyası ile yakından ilgili bir bölüm var.لكن هناك بند في قانون الوطنية يشير بالتحديد إلي التمويل .
Ama, Vatanseverlik Yasası içinde finans dünyası ile yakından ilgili bir bölüm var.言及した部分があります それは「反資金浄化法」です
Amerika Birleşik Devletleri Parlamentosu'nda artık Haftasonu Oylama Yasası kanun teklifi var.오늘날 미국의 의회에 생긴 겁니다.
Amerika Birleşik Devletleri Parlamentosu'nda artık Haftasonu Oylama Yasası kanun teklifi var.בקונגרס של ארצות הברית של אמריקה
Amerika Birleşik Devletleri Parlamentosu'nda artık Haftasonu Oylama Yasası kanun teklifi var.في كونغرس الولايات المتحدة الأمريكية.
Amerika Birleşik Devletleri Parlamentosu'nda artık Haftasonu Oylama Yasası kanun teklifi var.もしかしたら投票日は 週末になるかもしれません
Amerika Birleşik Devletleri Parlamentosu'nda artık Haftasonu Oylama Yasası kanun teklifi var.依家有人喺美國國會裏面提議 「週末投票」嘅法案
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Dar eu mi-am dat seama că americanii pricep ironia cînd am văzut legea numită "Nici un copil lăsat în urmă".
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Men jeg vidste at amerikanere forstod ironi da jeg først mødte den lov der hedder No Child Left Behind.
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Tapi saya tahu orang Amerika mengerti ironi ketika saya menemukan Undang-Undang Tidak Ada Anak yang Terlantar.
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Toda vedel sem, da Američani razumejo ironijo, ko sem zasledil zakon "Noben otrok naj ne bo zapostavljen."
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Zrozumiałem, że Amerykanie łapią ironię, gdy natknąłem się na ustawę "No Child Left Behind".
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Але я знав, що американці розуміють іронію, коли натрапив на закон "Жодної дитини поза увагою".
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Но аз знаех, че aмериканците схващат иронията, когато видях закона "Нито едно дете изоставено."
Amerikalılar'ın hicivden anladığını "Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Я понял, что американцам не чужда ирония, когда столкнулся с законом "Ни один ребёнок не оставлен",
Anayasa, Finlandiya’nın en önemli yasasıdır.La constitución es la ley más importante de Finlandia.
Anayasa, Finlandiya’nın en önemli yasasıdır.La constitution est la loi la plus importante en Finlande.
Anayasa, Finlandiya’nın en önemli yasasıdır.Perustuslaki on Suomen tärkein laki.
Anayasa, Finlandiya’nın en önemli yasasıdır.Конституция является важнейшим законом Финляндии.
Anayasa, Finlandiya’nın en önemli yasasıdır.الدستور هو أهم قانون فنلندي.
Anayasa, Finlandiya’nın en önemli yasasıdır.《宪法》是芬兰最重要的法律,其他任何法律都不得与宪法抵触。《宪法》规定芬兰居民的基本权利、
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.Ale má záľubu v zákone Hospodinovom a o jeho zákone rozmýšľa dňom i nocou.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.Ale v zákoně Hospodinově jest líbost jeho, a v zákoně jeho přemýšlí dnem i nocí.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.Ale w zakonie Pańskim jest kochanie jego, a w zakonie jego rozmyśla we dnie i w nocy.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.antes tem seu prazer na lei do Senhor, e na sua lei medita de dia e noite.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.Ci îşi găseşte plăcerea în Legea Domnului, şi zi şi noapte cugetă la Legea Lui!
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.Hanem az Úr törvényében van gyönyörûsége, és az õ törvényérõl gondolkodik éjjel és nappal.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.오직 여호와의 율법을 즐거워하여 그 율법을 주야로 묵상하는 자로다
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.Mais qui trouve son plaisir dans la loi de l`Éternel, Et qui la médite jour et nuit!
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.Más bien, en la ley de Jehovah está su delicia, y en ella medita de día y de noche
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.ma si compiace della legge del Signore, la sua legge medita giorno e notte
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.men har Lyst til HERRENs Lov, og som grunder på hans Lov både Dag og Nat.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.men har sin lyst i Herrens lov og grunder på hans lov dag og natt.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.sondern hat Lust zum Gesetz des HERRN und redet von seinem Gesetz Tag und Nacht!
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.Song lấy làm vui vẻ về luật pháp của Ðức Giê-hô-va, Và suy gẫm luật pháp ấy ngày và đêm.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.Song lấy_làm vui_vẻ về luật_pháp của Ðức_Giê - hô-va , Và suy_gẫm luật_pháp ấy ngày và đêm .
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.Temuč veselje njegovo je v postavi GOSPODOVI in postavo njegovo premišljuje noč in dan.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.tetapi yang suka melakukan Perintah TUHAN dan merenungkannya siang malam
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.utan har sin lust i HERRENS lag och tänker på hans lag både dag och natt.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.vaan rakastaa Herran lakia ja tutkistelee hänen lakiansa päivät ja yöt!
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.αλλ' εν τω νομω του Κυριου ειναι το θελημα αυτου, και εν τω νομω αυτου μελετα ημεραν και νυκτα.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.но в законе Господа воля его, и о законе Его размышляет он день и ночь!
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.Но се наслаждава в закона на Господа, И в Неговия закон се поучава ден и нощ.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.כי אם בתורת יהוה חפצו ובתורתו יהגה יומם ולילה׃
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.لكن في ناموس الرب مسرّته وفي ناموسه يلهج نهارا وليلا.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.惟 喜 愛 耶 和 華 的 律 法 、 晝 夜 思 想 、 這 人 便 為 有 福
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.惟喜愛 耶和華 的 律法 、 晝夜 思想 、 這人 便 為 有福
Apothecary Bu tür ölümlü ilaçlar var ama Mantua yasası o dile getiren onlara herhangi bir ölüm.APOTEKARE Sådana dödliga mediciner jag har, men Mantua lag är döden något han som yttrar dem.
Apothecary Bu tür ölümlü ilaçlar var ama Mantua yasası o dile getiren onlara herhangi bir ölüm.Apoteker Sådanne dødelig medicin, jeg har, men Mantua lov er døden for enhver han, at udstøder dem.
Apothecary Bu tür ölümlü ilaçlar var ama Mantua yasası o dile getiren onlara herhangi bir ölüm.Apothecary dergelijke dodelijke drugs heb ik, maar de wet van Mantua Is de dood aan een hij, die spreekt hen.
Apothecary Bu tür ölümlü ilaçlar var ama Mantua yasası o dile getiren onlara herhangi bir ölüm.APOTHECARY Tais drogas mortais Eu tenho, mas a lei Mantua é a morte a qualquer que ele profere.
Apothecary Bu tür ölümlü ilaçlar var ama Mantua yasası o dile getiren onlara herhangi bir ölüm.Apothecary Tällainen kuolevainen huumeita olen, mutta Mantua laki on kuolema mihinkään hän että lausuu niitä.
Apothecary Bu tür ölümlü ilaçlar var ama Mantua yasası o dile getiren onlara herhangi bir ölüm.Aptekarz Takie śmiertelnych leków mam, ale prawa Mantui Czy śmierć jest do każdego kto wypowiada je.
Apothecary Bu tür ölümlü ilaçlar var ama Mantua yasası o dile getiren onlara herhangi bir ölüm.Astfel de medicamente farmacie muritor am, dar legea de Mantua este moarte pentru el orice care le rosteşte.