Ana içeriğe geç
Sözlük

yasak bölge ile cümle

yasak bölge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
43
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu bina şimdi yasak bölgededir.This building is off limits now.
Bu alan yasak bölge.This area is off-limits.
Bu alan halka yasak bölge.This area is off limits to the public.
Yasak bölge.Oh, sorry, mate.
Sözde, petrol vergileri Amerika politikasının üçüncü ayağı -- yasak bölge.Now supposedly, oil taxes are the third rail of American politics -- the no-fly zone.
Anlaşma ayrıca, 25 km'lik bir uçuşa yasak bölge de belirlemişti.It also established a 25km no-fly zone.
Fransa, Libya üzerinde uçuşa yasak bölge olması gerektiğini söyleyen ilk ülkelerden biri oldu.The French were one of the first to say there should be a military no-fly zone over Libya.
NATO, BM'den net bir görev alması halinde, Libya üzerinde uçuşa yasak bölge kurmayı düşünecek.NATO will consider establishing a no-fly zone over Libya, if it receives a clear UN mandate.
Yasak Bölge, Paul Walker'ın (ö.Huelgas Ensemble, dir. Paul Van Nevel.
Mesela Area 69(Area 51 den baz alınmıştır), Yasak Bölge (Restricted Area) veya hayalet kasabalar.Zona Proibita - Area 69: parodia della famosa Area 51.
Uçuşa yasak bölge, üzerinde herhangi bir hava taşıtının uçmasının yasak olduğu bölge.Een no-flyzone is een gebied waar een vliegverbod heerst.
Yasak bölgede mi bulundun?Ben jij in de verboden zone geweest?
Uçuşa yasak bölge, üzerinde herhangi bir hava taşıtının uçmasının yasak olduğu bölge.Flygförbudszon är ett territorium över vilket flygplan inte är tillåtet att flyga.
Ayrıca 1420 MHz frekansı, dünyadaki telsiz vericileri için yasak bölgedir.Крім того, частота 1420 МГц є зарезервованою, і не використовується ні в якій радіопередавальній апаратурі.
Yasak Bölge, Paul Walker'ın (ö.Dzielnica Wola (пол.)
Alınan kararla yaratılan uçuşa yasak bölge de bu tarihte kaldırıldı.Expediția neautorizată pe care o face în această regiune se soldează cu dispariția sa.
Uçuşa yasak bölge, üzerinde herhangi bir hava taşıtının uçmasının yasak olduğu bölge.Lentokieltoalue on alue, jonka ilmatilassa lentokoneet eivät saa lentää.
Yasak Bölge, Paul Walker'ın (ö.현 교장은 폴 부(Paul Voo)이다.
Uçuşa yasak bölge, üzerinde herhangi bir hava taşıtının uçmasının yasak olduğu bölge.המרחב האווירי סביב האזור כולו הוכרז כאסור לטיסה.
Amerika politikasının üçüncü ayağı -- yasak bölge.미국 정책의 3 번째 구간 -비행 금지 구역-입니다.
Amerika politikasının üçüncü ayağı -- yasak bölge.là một vấn đề không thể đá động tới trong chính trường Mỹ --
Amerika politikasının üçüncü ayağı -- yasak bölge.היא לוכד הברקים בפוליטיקה האמריקנית - איזור אסור לטיס.
Amerika politikasının üçüncü ayağı -- yasak bölge.هي السكك الثالثة من السياسة الأميركية -- منطقة حظر الطيران.
Amerika politikasının üçüncü ayağı -- yasak bölge.ガロンあたり1ドルの課税が高すぎることには
Millet, bekleyin. Yasak bölge.Anhalten, das ist Sperrgebiet.
Millet, bekleyin. Yasak bölge.Esperem, isto é uma área restrita.
Millet, bekleyin. Yasak bölge.Esperen, esta es un área de acceso restringido.
Millet, bekleyin. Yasak bölge.Lidi...Čekejte, tohle je zakázaný prostor.
Sözde, petrol vergileri Amerika politikasının üçüncü ayağı -- yasak bölge.În mod normal, taxele petroliere sunt a treia cale ferată a politicii americane --zona interzisă.
Sözde, petrol vergileri Amerika politikasının üçüncü ayağı -- yasak bölge.Mówi się, że podatki paliwowe to tabu amerykańskiej polityki - jak je ruszysz, to po tobie.
Sözde, petrol vergileri Amerika politikasının üçüncü ayağı -- yasak bölge.Nun angenommen, Steuern für Öl sind das dritte Gleis der Amerikanischen Politik -- eine Flugverbotszone.
Sözde, petrol vergileri Amerika politikasının üçüncü ayağı -- yasak bölge.Oliebeskatning er angiveligt tabu i amerikansk politik -- en flyveforbudszone.
Sözde, petrol vergileri Amerika politikasının üçüncü ayağı -- yasak bölge.Ora apparentemente, le tasse sul carburante sono il terzo binario della politica americana - la no-fly zone.
Sözde, petrol vergileri Amerika politikasının üçüncü ayağı -- yasak bölge.По общему мнению, налоги на нефть это третье табу американской политики -- запретная воздушная зона.
Sözde, petrol vergileri Amerika politikasının üçüncü ayağı -- yasak bölge.Предполага се, че данъците върху петрола са недосегаеми в американската политика -- забранена за полети зона.
Yasak bölge.Åh, förlåt, kompis.
Yasak bölge.- Necesito ver a su permiso. - ¿Y el permiso?
Yasak bölge.Pysähtykää, kielletty alue.
Yasak bölge.Sorry, stary.
Yasak bölge. Üzgünüm, dostum. Kimse söylemedi.Bocs, haver, lehet, hogy nem szólt neked senki, de úgy egy másfél órát fogunk itt filmezni.
Yasak bölge. Üzgünüm, dostum. Kimse söylemedi.Misschien heeft niemand het jou verteld.
Yasak bölge.Συγνώμη, φίλε.
Yasak bölge.Извини, пријатељу.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod