Claudius hükümdarlığı sırasında bizzat birçok davaya yargıçlık etmiştir.Claudius personally judged many of the legal cases tried during his reign.
Uzun zaman şehir mahkemelerinde yargıçlık yaptı.Il a longtemps été le siège du tribunal de la ville.
Claudius hükümdarlığı sırasında bizzat birçok davaya yargıçlık etmiştir.Claudio juzgó personalmente muchos de los pleitos suscitados durante su reinado.
Claudius hükümdarlığı sırasında bizzat birçok davaya yargıçlık etmiştir.Cláudio julgou pessoalmente muitos dos pleitos suscitados durante o seu reinado.
Claudius hükümdarlığı sırasında bizzat birçok davaya yargıçlık etmiştir.Claudius satt själv till doms vid flera rättegångar under sin regeringstid.
Yargıçlık yaşamı 1979’a kadar devam etti.Η παραμονή στην Α΄ κατηγορία είχε επιτευχθεί μέχρι το 1979.
Claudius hükümdarlığı sırasında bizzat birçok davaya yargıçlık etmiştir.Claudius dømte selv i flere av rettssakene som pågikk i hans regjeringstid.
Uzun zaman şehir mahkemelerinde yargıçlık yaptı.Nekateri so dolžnost mestnega sodnika opravljali večkrat.
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.a súdili ľud každého času. Ťažkú vec doniesli k Mojžišovi, a každú vec malú rozsúdili sami.
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.họ xét đoán dân sự hằng ngày. Các việc khó họ giãi lên cho Môi-se; nhưng chính họ xét lấy các việc nhỏ.
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.họ xét_đoán dân_sự hằng ngày . Các việc khó họ giãi lên cho Môi-se ; nhưng chính họ xét lấy các việc nhỏ .
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.그들이 때를 따라 백성을 재판하되 어려운 일은 모세에게 베풀고 쉬운 일은 자단하더라
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.Kteříž soudili lid každého času. Nesnadnější věci vznášeli na Mojžíše, všecky pak menší pře sami soudili.
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.Którzy sądzili lud każdego czasu; trudne rzeczy odnosili do Mojżesza, a każdą rzecz mniejszą sami sądzili.
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.и судили они народ во всякое время; о делах важных доносили Моисею, а все малые дела судили сами.
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.Те съдеха людете на всяко време; мъчните дела донасяха на Моисея, а всяко малко дело съдеха сами.
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.ושפטו את העם בכל עת את הדבר הקשה יביאון אל משה וכל הדבר הקטן ישפוטו הם׃
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.فكانوا يقضون للشعب كل حين. الدعاوي العسرة يجيئون بها الى موسى وكل الدعاوي الصغيرة يقضون هم فيها.
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.他 們 隨 時 審 判 百 姓 、 有 難 斷 的 案 件 、 就 呈 到 摩 西 那 裡 、 但 各 樣 小 事 他 們 自 己 審 判
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.他 們隨時審 判 百姓 、 有 難斷 的 案件 、 就 呈 到 摩西 那 裡 、 但 各 樣 小事 他 們自己 審判
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.예수께서 가라사대 내가 심판하러 이 세상에 왔으니 보지 못하는 자들은 보게 하고 보는 자들은 소경되게 하려 함이라 하시니
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.Беше денят на приготовление за пасхата, около шестия час; и той казва на юдеите: Ето вашият цар!
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.И сказал Иисус: на суд пришел Я в мир сей, чтобы невидящие видели, а видящие стали слепы.
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.ויאמר ישוע אני לדין באתי לעולם הזה למען יראו העורים והראים יכו בעורון׃
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.فقال يسوع لدينونة أتيت انا الى هذا العالم حتى يبصر الذين لا يبصرون ويعمى الذين يبصرون.
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.耶 穌 說 、 我 為 審 判 到 這 世 上 來 、 叫 不 能 看 見 的 、 可 以 看 見 . 能 看 見 的 、 反 瞎 了 眼
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.耶穌說 、 我為審 判 到 這 世上 來 、 叫 不 能 看見 的 、 可以 看見 . 能看 見 的 、 反 瞎 了 眼