Sami bir doktor yardımcısının taklidini yaptı.Sami impersonated a physician assistant.
Office 97'de Office Yardımcısının ilk sürümünde kullanılan koddu.It was the code used in initial version of the Office Assistant in Office 97.
Başkan yardımcısının uygulamada bir sorumluluğu yoktur.The vice president has practically no responsibilities.
Dostler'in yardımcısının ifadesine göre, Kesselring idam kararı cevabını verdi.According to Dostler's adjutant, Kesselring responded by ordering the execution.
Korint donanması ise Xenoclides ve dört yardımcısının komutası altındadır.Team Captains are Tyrant and his four assistants.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyThat's what the Vice Principal said.
Müşteşar yardımcısının telefonlarından buluşmak istemediğin bir kadını eker gibi kaçamazsınızYou can't dodge calls from the Deputy Secretary like it's a woman you're standing up on a date.
Yardımcısının AdıAssistant's Name
Yardımcısının adı:Assistant's name:
Başkan yardımcısının uygulamada bir sorumluluğu yoktur.Le colonel en chef n'a aucun rôle opérationnel.
Bunlar, başkanın ve başkan yardımcısının ayrı ayrı bulunduğu 2 gruba ayrılır.Por segunda vez, el Presidente y el Vicepresidente vinieron de dos partidos distintos.
Başkan yardımcısının uygulamada bir sorumluluğu yoktur.El Presidente no dispone de poderes ejecutivos directos.
Office 97'de Office Yardımcısının ilk sürümünde kullanılan koddu.Si trattava del codice utilizzato nelle prime versioni dell'Assistente di Office in Office 97.
Arabanın yanına gittiğinde Başkan Yardımcısının kardeşinin çoktan ölmüş olduğunu görür.In de parkeergarage aangekomen is de broer van de vicepresident al dood.
Başkan yardımcısının uygulamada bir sorumluluğu yoktur.Het ambt van vicepresident bestaat niet.
Office 97'de Office Yardımcısının ilk sürümünde kullanılan koddu.Office 97 was verder de eerste versie van Office met Office Assistant.
Başkan yardımcısının uygulamada bir sorumluluğu yoktur.Prezydent nie ponosi odpowiedzialności za wykonywanie funkcji.
Office 97'de Office Yardımcısının ilk sürümünde kullanılan koddu.Asystent po raz pierwszy pojawił się w Office 97.
2010 yılında Danıştay Başkan yardımcısının kararnamesi ile Ulusal İltica Hukuku Mahkemesi'ne atanmıştır.W 2010 został wpisany na listę arbitrów rekomendowanych Sądu Arbitrażowego przy Krajowej Izbie Gospodarczej.
Arabanın yanına gittiğinde Başkan Yardımcısının kardeşinin çoktan ölmüş olduğunu görür.Efter att ha hittat sin farbrors bil med skotthål vid förarsättet inser han att hans farbror blivit mördad.
1999 yılından önce vali yardımcısının sadece valilik makamını temsil etme hakkı vardı.Раніше право на його призначення мав лише президент Мексики.
Başkan yardımcısının uygulamada bir sorumluluğu yoktur.Η επιλογή του αρχηγού δεν έχει συγκερκιμένους κανόνες.
Başkan yardımcısının uygulamada bir sorumluluğu yoktur.Tilsynsrådet har ikke ledelsesmæssige kompetencer.
Başkan yardımcısının uygulamada bir sorumluluğu yoktur.Stortingspresidenten har ingen særlig myndighet etter Grunnloven.
Office 97'de Office Yardımcısının ilk sürümünde kullanılan koddu.Office 97 là phiên bản đầu Office đầu tiên xuất hiện Office Assistant.
Başkan yardımcısının uygulamada bir sorumluluğu yoktur.Phó chủ tịch điều hành thường không nhất thiết phải có trong ban giám đốc.
Arabanın yanına gittiğinde Başkan Yardımcısının kardeşinin çoktan ölmüş olduğunu görür.被害者の遺影に合掌したのち両親と向き合った際、本部長は落涙していたという。
Bunlar, başkanın ve başkan yardımcısının ayrı ayrı bulunduğu 2 gruba ayrılır.此後總統和副總統分開選出。
Başkan yardımcısının uygulamada bir sorumluluğu yoktur.副總統則為備位元首,法律上無任何實權。
Ve kendisini kardeşinin başkan yardımcısının kardeşini öldürmediğine inandırır.בנוסף הוא מאמת עם צ'יף את העובדה כי הוא אחיו האבוד.
Bu durumda başkan ile başkan yardımcısının Finlandiya’da ikamet ediyor olması gerekir.Dans ce cas, le président et le vice-président doivent être domiciliés en Finlande.
Bu durumda başkan ile başkan yardımcısının Finlandiya’da ikamet ediyor olması gerekir.En estos casos, los domicilios del presidente y del vicepresidente deberán encontrarse en Finlandia.
Bu durumda başkan ile başkan yardımcısının Finlandiya’da ikamet ediyor olması gerekir.I detta fall ska både ordföranden och vice ordföranden ha sin hemort i Finland.
Bu durumda başkan ile başkan yardımcısının Finlandiya’da ikamet ediyor olması gerekir.Tässä tapauksessa sekä puheenjohtajan että varapuheenjohtajan kotipaikan pitää olla Suomessa.
Bu durumda başkan ile başkan yardımcısının Finlandiya’da ikamet ediyor olması gerekir.В этом случае место жительства председателя и заместителя председателя должно находиться в Финляндии.
Bu durumda başkan ile başkan yardımcısının Finlandiya’da ikamet ediyor olması gerekir.في هذه الحالة يتوجب أن يكون مكان سكن المدير ونائب المدير في فنلندا.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyAko povedal riaditeľ.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyAsa a zis directorul adjunct.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyC'est ce que le vice-principal a dit.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyDas hat der stellvertretender Schulleiter gesagt.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyDet är vad vice-rektorn sa.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyDet er hvad direktøren sagde
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyĐó là những gì thầy hiệu phó đã nói
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyEzt az Igazgató úr mondta.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyItulah apa yang wakil kepala sekolah maksudkan.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyJak řekl ředitel.
Bu müdür yardımcısının söylediği şey라고 교감선생님께서 말씀하시더라.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyQuesto è quello che il vice-preside ha detto.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeySe on mitä vararehtori sanoi.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyTo je rekel ravnatelj.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyTo właśnie powiedział Dyrektor
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyΑυτό είπε ο υποδιευθυντής.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyТова каза директорът.
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyЭто то, что имел в виду директор.
Bu müdür yardımcısının söylediği şey.זה מה שאמר המנהל
Bu müdür yardımcısının söylediği şeyهذا ما قاله نائب مدير المدرسة
Bu müdür yardımcısının söylediği şey今月の自習室入室者50名 ただの番号だが
Müşteşar yardımcısının telefonlarından buluşmak istemediğin bir kadını eker gibi kaçamazsınızNemůľete mu nebrat telefon jako holce, se kterou máte rande a jdete pozdě.
Müşteşar yardımcısının telefonlarından buluşmak istemediğin bir kadını eker gibi kaçamazsınızNie możesz unikać wiceministra jak dziewczyny, z którą nie chcesz iść na randkę.
Müşteşar yardımcısının telefonlarından buluşmak istemediğin bir kadını eker gibi kaçamazsınızNo puede evadir llamadas del subsecretario como si fuera una mujer a la que está dejando plantada.