Her zaman yardım aldım.I've always had help.
Kaçmana yardım etmeye geldim.I've come to help you escape.
Sana yardım etmeye geldim.I've come to help you.
Yardım etmek için yapabileceğim her şeyi yaptım.I've done everything I can to help.
Yardım edebilip edemeyeceğimi bilmiyorum.I don't know if I can help or not.
Sana yardım edebilip edemeyeceğimizi bilmiyorum.I don't know if we can help you or not.
Sana bu sefer yardımcı olamam.I just can't help you this time.
Ben sadece yardım edemem.I just can't help.
Ben sadece sorunun üstesinden gelmene yardım etmek istiyorum.I just want to help fix the problem.
Sadece bana yardım edecek birini istiyordum.I just wanted somebody to help me.
Sadece geçen gün neden yardım edemediğimi açıklamak istedim.I just wanted to explain why I couldn't help the other day.
Ben sadece Tom'a yardım etmek istedim.I just wanted to help Tom.
Sadece yardım etmek istedim.I just wanted to help.
Tom'a yardım etmeye çalıştığını biliyorum.I know you're trying to help Tom.
Yardım etmeye çalıştığını biliyorum.I know you're trying to help.
Tom'a yardım etmem gerekebilir.I may have to help Tom.
Sana yardımcı olabilecek birini tanıyor olabilirim.I may know someone who can help you.
Asla yardımını istemedim.I never asked for your help.
Yardımını hiç beklemedim.I never expected your help.
Tom'u bana yardım etmesi için ikna ettim.I persuaded Tom to help me.
Şimdi tüm iyi insanların kendi ülkelerinin yardımına gelme zamanıdır.Now is the time for all good men to come to the aid of their country.
Yardımcı olmaya çalışıyordum.I was trying to be supportive.
Yardım için gittim.I went for help.
Belki sen onun yardımını arayacaksın.Perhaps you will seek his aid.
Sanırım yardım etmemi istiyorsun.I suppose you want me to help.
Kesinlikle tüm yardımını takdir ediyorum.I sure appreciate all your help.
Sanırım belki yardım edebilirim.I think maybe I can help.
Sanırım belki Tom'a yardım edebilirim.I think perhaps I can help Tom.
Sanırım belki Tom Mary'ye yardım edebilir.I think perhaps Tom can help Mary.
Sanırım o yardımcı olur.I think that helps.
Bence yardımıma ihtiyacın olabilir.I think you might need my help.
Bence biraz yardıma ihtiyacın olabilir.I think you might need some help.
Bence yardıma ihtiyacın var.I think you need help.
Tanrı size yardımcı olabilir!May God help you!
Bana İngilizcemde yardım edersen, sana Fransızcanda yardım ederim.I'll help you with your French, if you help me with my English.
Bunu Fransızcaya çevirtmek istiyorum. Bana yardım eder misiniz?I'd like to get this translated into French. Could you help me?
Yardıma ihtiyacınız olursa, beni aramaya çekinmeyin.If you need help, feel free to call me.
Yardıma ihtiyacın olursa, sadece iste.If you need help, just ask.
Ben senin yardımına bağlıyım.I'm depending on your help.
Bana yardım etmen için sana güveniyorum.I'm depending on you to help me.
O çok yardımcı oldu.That helped a lot.
Sana yardım etmek için her zaman buralarda olmayacağım.I won't always be around to help you.
Yardım etmek için gönüllü olduğuna minnettarım.I'm grateful you volunteered to help.
Yardım için gönüllü olmana sevindim.I'm happy you volunteered to help.
Yardım etmeye gönüllü olduğun için teşekkürler.Thanks for volunteering to help.
Tom'un garajı temizlemesine yardım etmek için bir gönüllüye ihtiyacım var.I need a volunteer to help Tom clean the garage.
Senin yardımın olmadan onu yapamazdım.I wouldn't have been able to do that without your help.
Gelecek hafta ona yardım edip edemeyeceğini Tom sana sormak istiyor.Tom wants to ask you if you'll help him next weekend.
Birkaç saatliğine size yardım etmeye hazır olacağım.I'd be willing to help you for a couple of hours.
Sana yardım etmeme izin vereceğini sanmıyorum.I don't suppose you're going to let me help you.
Tom'u yardım etmesi için ikna etmeye çalışmam gerekiyor.I'm supposed to try to persuade Tom to help.
Üzgünüm, yardım etmek için yapabileceğim bir şey yok.I'm sorry, there's nothing I can do to help.
Biraz yardıma ihtiyaç duyacağıma oldukça eminim.I'm pretty sure I'm going to need some help.
Sana yardım etmek için yeterli zamanım olduğundan emin değilim.I'm not sure I have enough time to help you.
Ben sadece kendi evinizdeymiş gibi davranmanıza yardım etmeye çalışıyorum.I'm only trying to help you help yourself.
Sana uyumana yardım edecek bir şey vereceğim.I'll give you something to help you sleep.
Tom Mary'den hiç yardım almayacak.Tom won't be getting any help from Mary.
Onlar bize yardım etmek için yeterince güçlü değildi.They weren't strong enough to help us.
Belki sana yardım edebileceğimi düşünüyordum.I was thinking maybe I could help you.
Birbirimize yardım edebileceğimizi umuyordum.I was hoping we could help each other.