Gelecek hafta ona yardım edip edemeyeceğini Tom sana sormak istiyor.Tom wants to ask you if you'll help him next weekend.
Tom, Mary'nin gelir vergisini hesaplamasına yardım etmek için burada.Tom is here to help Mary figure out her income taxes.
Keşke sana yardım edebilsem ama daha fazla kalamam.I wish I could help you, but I can't stay any longer.
Tom Mary'nin ona yardım etmesini istediğinde ben odada değildim.I wasn't in the room when Tom asked Mary to help him.
Tom'un önerebileceğin herhangi bir yardımı takdir edeceğinden eminim.I'm sure Tom will appreciate any help you can offer.
Tom bize yardım etmek için gelmeseydi çok şaşırırdım.I'd be very surprised if Tom didn't come to help us.
Bu öğleden sonra bana yardım edebilip edemeyeceğini merak ediyordum.I was wondering if you could help me this afternoon.
Tom yardım edecek birini bulması konusunda herhangi bir zorluk çekmeyecek.Tom won't have any trouble finding someone to help.
Tom yardım etmeyeceğini söyledi ama Mary edeceğini söyledi.Tom said he wouldn't help, but Mary said she would.
Bana verebileceğin herhangi bir yardım için minnettar olurum.I would be grateful for any help you could give me.
Yardım etmek için yapabileceğim bir şey olmalı eminim.I'm sure there must be something I can do to help.
Yapılması gerekenleri bitirmene yardım etmek için buradayım.I'm here to help you finish what needs to be done.
Eğer Tom yardım etseydi bu kadar meşgul olmazdın.You wouldn't have been so busy if Tom had helped.
Bize yardım etseydin bu karışıklığın içinde olmazdık.We wouldn't be in this mess if you had helped us.
Birkaç saatliğine size yardım etmeye hazır olacağım.I'd be willing to help you for a couple of hours.
Dün neden bize yardım etmediğini bilmek istiyorum.I want to know why you didn't help us yesterday.
Sana yardım etmeme izin vereceğini sanmıyorum.I don't suppose you're going to let me help you.
Bana yaptığın tüm yardımı unutmayacağım.I'll never forget all the help you've given me.
Ben arkada kalmak ve Tom'un temizlik yapmasına yardımcı olmak zorunda kalacağım.I'll have to stay behind and help Tom clean up.
Arabayı çalıştırmama yardım etmeni istiyorum.I'd like for you to help me get my car running.
Tom'a yardım ettirmenin ne kadar süreceğini merak ediyorum.I wonder what it would take to get Tom to help.
Senin yardımına ihtiyacımız olacağına oldukça eminim.I'm pretty sure we're going to need your help.
Ödevini yapmana yardım etmem gerekmiyor.I'm not supposed to help you do your homework.
Ben sadece yardım etme fırsatı için minnettarım.I'm just grateful for the opportunity to help.
Tom'un bize yardım edeceğine dair bir ihtimal olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if there's a chance Tom will help us.
Keşke yardım etmek için zamanımız olsa ama yok.I wish we had the time to help, but we don't.
Sana yardım etmek için zaman bulabilirim.I might be able to find the time to help you.
Sen Tom'a yardım etmek zorundasın ya da o ölecek.You've got to help Tom or he's going to die.
Tom, Mary'nin evi temizlemesine yardım etmesini istedi.Tom wanted Mary to help him clean the house.
Tom'u yardım etmesi için ikna etmeye çalışmam gerekiyor.I'm supposed to try to persuade Tom to help.
Üzgünüm, yardım etmek için yapabileceğim bir şey yok.I'm sorry, there's nothing I can do to help.
Biraz yardıma ihtiyaç duyacağıma oldukça eminim.I'm pretty sure I'm going to need some help.
Sana yardım etmek için yeterli zamanım olduğundan emin değilim.I'm not sure I have enough time to help you.
Garajımı boyamama yardım etmeni İsterim.I'd like for you to help me paint my garage.
Biz sık sık ev ödevlerimizde birbirimize yardım ederiz.We often help each other with our homework.
Tom Mary'nin çocuk hırsızlarından kaçmasına yardım etti.Tom helped Mary escape from the kidnappers.
Tom ev ödevini yapması için Mary'nin ona yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help him do his homework.
Tom'un, Mary'nin onu yapmasına yardımcı olacağına eminim.I'm sure Tom is going to help Mary do that.
Tom'un ona yardım etmesi için birine izin vereceğinden emin değilim.I'm not sure Tom would let anyone help him.
Yardımına gerek duyarsam seni ararım.I'll call you if I require your assistance.
Tom'a yardım edebileceğimi düşündüm ama edemedim.I thought I could help Tom, but I couldn't.
Tom onun yardımı için Mary'ye teşekkür etmek istiyor.Tom would like to thank Mary for her help.
Tom yardım etmeyi planlamıyordu ama Mary planlıyordu.Tom wasn't planning to help, but Mary was.
Ben sadece kendi evinizdeymiş gibi davranmanıza yardım etmeye çalışıyorum.I'm only trying to help you help yourself.
Sana uyumana yardım edecek bir şey vereceğim.I'll give you something to help you sleep.
Tom bir fotoğrafçının yardımcısı olarak çalıştı.Tom worked as a photographer's assistant.
Yardım etmek isteyen kimse yok gibi görünüyor.There seems to be no one willing to help.
Tom'un sana bahçede yardım edeceğinden eminim.I'm sure Tom will help you in the garden.
Ben Tom'a onun bilim projesinde yardım ediyorum.I'm helping Tom with his science project.
Tom'un yardım etmeye istekli olacağından eminim.I'm certain Tom would be willing to help.
Tom'a yardım ettirebilip ettiremeyeceğimi görmeye gideceğim.I'll go and see if I can get Tom to help.
Bana yardım edebilip edemeyeceğini merak ediyorum.I wonder if you might be able to help me.
Bu kapıyı açmama yardım etmeni istiyorum.I need you to help me get this door open.
Sana yardım edecek birine ihtiyacın var, değil mi?You need someone to help you, don't you?
Tom Mary'den hiç yardım almayacak.Tom won't be getting any help from Mary.
Tom'un odasını temizlemesine yardım etmem gerekiyor.I'm supposed to help Tom clean his room.
Tom'a yardım etmek için bir şey yapmak zorundasın.You've got to do something to help Tom.
Tom'un sadece yardım edemeyecek kadar çok meşgul olduğundan eminim.I'm sure Tom was just too busy to help.
Tom'un yardımın için minnettar olduğuna eminim.I'm sure Tom is grateful for your help.
Tom'un tüm yardımını takdir ettiğinden eminim.I'm sure Tom appreciates all your help.