Tom'a yardım etmenin benim sorumluluğum olduğunu düşünürdüm.I used to think it was my responsibility to help Tom.
Yardım etmek için buradayız.We're here to help.
Biz size yardım edeceğiz.We'll help you out.
Yardıma ihtiyacımız var.We need help.
Dün öğleden sonra Tom'a yardım etmemiz gerekiyordu.We were supposed to help Tom yesterday afternoon.
Yarın akşam Tom'un bize yardım etmesini istiyoruz.We want Tom to help us tomorrow evening.
Tom'un Mary'ye yardım etmesini istiyoruz.We want Tom to help Mary.
Size yardımcı olmak için bir yol bulduğumuzu düşünüyoruz.We think we've found a way to help you.
Tom'a yardım etmeliyiz.We need to help Tom.
Sadece kendimize yardım edemedik.We just couldn't help ourselves.
Yardımına ihtiyacımız yok.We don't need your help.
Biz Tom'un yardım etmesine hiç ihtiyaç duymuyoruz.We don't need to help Tom at all.
Bize yardım etmeyi planlayıp planlamadıklarını biz bile bilmiyoruz.We don't even know if they're planning to help us or not.
Gerçekten yardımını kullanabiliriz.We could really use your help.
Sana yardım edebiliriz.We can help you.
Tom'a yardım edebiliriz.We can help Tom.
Tom'un bize yardım edebilip edemeyeceğini görmeye gidelim.Let's go see if Tom can help us.
Bana yardım etmelisin.You've got to help me.
Yardım etmiyorsun.You're not helping.
Tom sana yardım ettiği için şanslısın.You're lucky Tom helped you.
Annenin bulaşıkları yıkamasına yardım etmelisin.You should help your mother wash the dishes.
Annenin, oturma odasını temizlemesine yardım etmelisin.You should help your mother clean the living room.
Onlara yardım edemezsin.You can't help them.
Yardım için her zaman bana sorabilirsiniz.You can always ask me for help.
Bu yardımcı olmayacak.That's not going to help.
Tom ağırbaşlı olmadıkça, onun bize yardım etmesini istemiyorum.Unless Tom is sober, I don't want him helping us.
Tom'un yardımı olmadan bu mümkün değil.This isn't possible without Tom's help.
Tom'a yardım edebileceğimiz başka bir yol olmalı.There must be another way we can help Tom.
Yardım için teşekkürler.Thanks for the help.
Lütfen derhal yardım gönderin.Please send help right away.
Lütfen Tom'a yardım et.Please help Tom.
Hiç kimse Tom'a yardım etmeye çalışmadı.Nobody tried to help Tom.
Kimse Tom'a yardımcı olmayacak.Nobody else would help Tom.
Kimse bana yardım edemez.Nobody can help me.
Bir kadına alenen yardım etme. Şüpheli görüneceksin.Don't help a woman in public. You'll look suspicious.
Bize yardım edebilecek biri varsa, o da Tom'dur.If anybody can help us, it's Tom.
İçeriden birinin yardımıyla işlenmiş bir suçtu.It was an inside job.
Gerçekten sana yardım etmemi bekliyor musun?Do you really expect me to help you?
Bana yardım et ve ben de sana yardım edeceğim.Help me and I will help you.
Tom Mary'nin onun hard diski yeniden formatlamasına yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help him reformat the hard disk.
Tom bugün Mary'ye yardım edemeyecek kadar çok meşgul olduğunu söylüyor.Tom says that he's too busy to help Mary today.
Tüm yardımını ne kadar çok takdir ettiğimi söyleyemem.I can't tell you how much I appreciate all your help.
Bununla ilgili yardımına minnettarım.I appreciate your help on this.
Bana yardım etme çabalarını takdir ediyorum.I appreciate your efforts to help me.
Yardım için minnettarım.I appreciate the help.
Sunabileceğin her yardımı takdir ediyorum.I appreciate any assistance you can offer.
Tüm yardımınızı takdir ediyorum.I appreciate all your help.
Neden polise yardım etmek istiyorsun?Why do you want to help the police?
Neden polise yardım etmek istemiyorsunuz?Why don't you want to help the police?
Sana bunlarda yardım edeyim.Let me help you with those.
Genç çocuk yaşlı kadına yardım etti.The young boy helped the old woman.
Arkadaşım bana yardım etti.My friend helped me.
Bize yardım ettiğin için sana teşekkür etmek istiyorum.I'd like to thank you for helping us.
Yardım eden herkese teşekkür etmek istiyorum.I'd like to thank everyone who helped.
Yardım etmek istiyorum.I'd like to help.
Yardım etmek isterdim ama katılmam gereken önemli bir toplantım var.I'd like to help, but I've got an important meeting to attend.
Yardım etmek isterim ama yetişecek bir uçağım var.I'd like to help, but I've got a plane to catch.
Sana yardım etmek istiyorum.I'd like to help you.
Senin hedeflerine ulaşmana yardım etmek istiyorum.I'd like to help you reach your goals.
Yapabilirsem sana yardım etmek isterim.I'd like to help you if I can.