Başın belaya girerse ben yardım ederim, babam da eder.If you run into trouble, I'll help, and so will my father.
Tom'un yardımımı istediğini hatırlıyorum.I remember Tom asking for my help.
Araba sürmeyi öğrenmeme yardım et.Help me learn how to drive.
Sana yardım edebilecek iyi bir avukat biliyorum.I know a good lawyer who can help you.
Bazen yardımı kabul etmek onu önermekten daha zordur.Sometimes, accepting help is harder than offering it.
Senin yardımına ihtiyacımız olduğu için buradasın.You are here because we need your help.
Doktor, yardım et.Doctor, help me!
Ona yardım edilemez.He is beyond help.
Oğlum, arabamı tamir etmeme yardım et.Son, help me fix my car.
Sana yardımcı olamam. Benim yardıma ihtiyacım var.I cannot help you. I myself need help.
Marika bana İngilizcede yardım eder.Marika helps me in English.
Tatoeba gibi projeler, Berberi dilinin hayatta kalmasına yardımcı olabilir.Projects like Tatoeba can help the Berber language survive.
Tatoeba insanların azınlık dillerini öğrenmesine yardım edebilir.Tatoeba can help people to learn minority languages.
Taşınırsam bana yardım eder misin?Would you help me if I moved?
O, insanlara nasıl yardım edeceğini biliyor.He knows how to help people.
Mary annesinin yemek pişirmesine yardım eder.Mary helps her mom cook.
Bu benim için büyük bir yardımdı.It was a big help for me.
Sadece yardımcı olmak istiyorum.I just want to help.
Sadece yardım etmek istiyorum.I just want to help.
Meşgul olman umurumda değil. Lütfen bana şimdi yardım et.I don't care if you're busy. Please help me now.
Bana yardım etmeyin. Ben bunu kendi başıma yapmak istiyorum.Don't help me. I want to do this by myself.
Tom'un yardımına dayanma.Don't count on Tom's help.
Aptal olma. Sana yardım edeyim.Don't be a fool. Let me help you.
Tom'un ahırı boyamama yardım etmesi gerekiyordu ama gelmedi.Tom was supposed to help me paint the barn yesterday, but he never showed up.
Yatak odasını temizlememe yardım eder misin?Would you help me clean the bedroom?
Tom Mary'ye yardım edeceğini söyledi.Tom said he was going to help Mary.
Tom yardım etmek için zamanın olup olmadığını bilmek istiyor.Tom wants to know if you have any time to help.
Tom neden ona yardım edemediğini Mary'ye söyledi mi?Did Tom tell Mary why he couldn't help her?
Valizlerini taşımana yardım etmemi ister misiniz?Would you like me to help you with your suitcases?
Ev ödevinde sana yardım etmemi ister misin?Would you like me to help you with your homework?
Eğer istersek Tom bize yardım eder mi?Would Tom help us if we asked?
Teklif etsen, Tom yardımını kabul eder mi?Would Tom accept your help if you offered it?
Tom neden bize yardım ederdi?Why would Tom help us?
Tom niçin bize yardım etmeyecek?Why won't Tom help us?
Tom'a yardım edebileceğini düşünüyorum.I think you can help Tom.
Yardım için arıyorum.I'm calling for help.
Tom'a yardım etmenin benim sorumluluğum olduğunu düşünürdüm.I used to think it was my responsibility to help Tom.
Sadece kendimize yardım edemedik.We just couldn't help ourselves.
Yardım etmiyorsun.You're not helping.
Annenin, oturma odasını temizlemesine yardım etmelisin.You should help your mother clean the living room.
Yardım için teşekkürler.Thanks for the help.
Lütfen derhal yardım gönderin.Please send help right away.
Lütfen Tom'a yardım et.Please help Tom.
Bize yardım edebilecek biri varsa, o da Tom'dur.If anybody can help us, it's Tom.
Tom Mary'nin onun hard diski yeniden formatlamasına yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help him reformat the hard disk.
Tüm yardımını ne kadar çok takdir ettiğimi söyleyemem.I can't tell you how much I appreciate all your help.
Bununla ilgili yardımına minnettarım.I appreciate your help on this.
Bana yardım etme çabalarını takdir ediyorum.I appreciate your efforts to help me.
Bize yardım ettiğin için sana teşekkür etmek istiyorum.I'd like to thank you for helping us.
Yardım eden herkese teşekkür etmek istiyorum.I'd like to thank everyone who helped.
İkinizi de bana yardım ettirmek istiyorum.I'd like to get you both to help me.
Tom'un bize yardım edemeyecek kadar çok meşgul olacağını düşündüm.I thought Tom would be too busy to help us.
Böyle bir program zenginlere yardım edecek fakat fakirlere zarar verecektir.Such a program will help the rich but harm the poor.
Tam yardımımıza ihtiyacı olduğunda Tom'u terk edemeyiz.We can't abandon Tom just when he needs our help.
Tom'u Mary'ye yardım etmeye zorlayamazsın.You can't force Tom to help Mary.
Tom şişeyi açamıyor. Ona yardım eder misin?Tom can't get the bottle open. Could you help him?
Tom'u bana yardım ettiremem.I can't get Tom to help me.
Biraz yardım olmadan hastaneye yetişemem.I can't make it to the hospital without some help.
Senin yardımın olmadan bu kitaplığı taşıyamam.I can't move this bookcase without your help.
Gerçekten sana hiç yardım edemem.I can't really help you at all.