Tom sizin yardımınıza güveniyor.Tom is counting on your help.
Kirayı ödeyemediğim için ondan yardım istedim.Since I couldn't pay the rent, I asked him for help.
Tom sıkışıklıktan çıkmama yardım etti.Tom helped me out of a jam.
Bunu yaparsan sana yardım edebilirim.If you do it, I might be able to help you.
Lanet yardımına ihtiyacım yok.I don't need no fucking help.
Arkadaşımdan yardım istemeye karar verdim.I decided to ask my friend for help.
Ona yardımcı olmaya çalıştım ama yapabileceğim hiçbir şey yoktu.I tried to help him, but there was no way I could.
Ona yardım etmeye çalıştım ama yapabileceğim hiçbir şey yoktu.I tried to help her, but there was no way I could.
Ona yardım edemem.I cannot help it.
Yardımını gerçekten taktir ediyorum.I really appreciate all your help.
Kollajen, dokuların birleştirilmesine yardımcı olan bir proteindir.Collagen is a protein that aids the joining of tissues.
Mali açıdan ona yardım ettik.We helped him financially.
Tuzlu su ile gargara yapmak öksürüğü durdurmaya yardım eder.Gargling with salt water helps stop coughing.
Bana yardım edersen, mutlu olurum.I'd be happy if you'd help me.
Bana yardım edersen, minnettar kalırım.I'd appreciate it if you'd help me.
Evi boyamama yardım et!Help me paint the house!
Biz Tanrı'nın yardımıyla hayatta kalacağız!We will survive with God's help!
Onu yapmayı bitirir bitirmez sana yardım edeceğim.As soon as I've finished doing that, I'll help you.
Elimden geldiğince size yardım edeceğim.I'll help you to the best of my ability.
Sana yardım edecek diğer insanlara çok fazla güvenmemelisin.You shouldn't depend too much on other people to help you.
Tom Mary'ye doğru şeyi yapması için yardım etmek istedi.Tom wanted to help Mary do the right thing.
Lütfen yemeği hazırlamama yardım et.Please help me prepare the food.
Gel ve bana yardım et.Come and help me.
Taşınmama yardım etti.He helped me move.
Çok yardımseversin.You were very helpful.
Teşvikler her zaman yardımcı olur.Incentives always help.
Size yardımcı olmak için benim için zevktir.It's my pleasure to help you.
On dakika bana yardım eder misiniz?Could you help me for ten minutes?
Ona yardım etmedik, bu yüzden bunu kendi başına yaptı.We did not help him, so he made it by himself.
Dün onlara yardım ettim.I helped them yesterday.
Doktorlar ve hastaneler herkese yardım etmelidir.Doctors and hospitals should help everyone.
Mary annesinin yemek pişirmesine yardım etti.Mary helped her mother to cook.
Lütfen, kızıma yardım edin.Please, help my daughter.
Nerede olduğunu bilmiyorsan, sana yardım edemem.I can't help you if I don't know where you are.
Kabine ordudan Okinawa'ya bir afet yardımı heyeti göndermesini istedi.The cabinet asked the army to send a disaster relief mission to Okinawa.
Hükümet ordunun Okinawa'ya bir afet yardımı heyeti göndermesini istedi.The government asked the army to send a disaster relief mission to Okinawa.
Yardımıma ihtiyacın olursa, beni ara.Call me if you need my assistance.
Yardımıma ihtiyacınız olursa beni arayın.Call me if you need my help.
Yardıma ihtiyacınız olursa beni arayın.Call me if you need assistance.
Geçen hafta size yardım edebildiğime memnun oldum.I'm glad I was able to help you last week.
Ödevimi yapmaya yardım ettiğin için teşekkürler.Thank you for helping me to do my homework.
Çok teşekkür ederim. Yardımına minnettarım.Thank you very much. I appreciate your help.
Bu bana çok yardımcı oldu!It helped me a lot!
Biz birbirimize yardımcı olmalıyız, doğanın kanunu bu.We must help each other, it's nature's law.
Esperanto yabancı dil öğretimi için bir yardımcıdır.Esperanto is an aid for teaching foreign languages.
Mary'ye yardım etmek zorundayım.I've got to help Mary.
Sanırım o bana yardım edecektir.I think she'll help me.
Ona yardım ettiğim için asla pişman olmadım.I never regretted having helped him.
Biraz yardım ister misin?Would you like some help?
O, işsizlik yardımı için başvurmak istiyor.He wants to apply for JSA.
Bu bir yardımcı.It's a vice.
Onun bana yardım etmesi sayesinde işi bitirebildim.Thanks to him giving me a hand, I was able to finish the work.
En azından masayı hazırlamaya yardım edeyim.At least let me help set the table.
Onun yardımı olmasaydı, başarısız olurdum.If it hadn't been for his help, I'd have failed.
Uyumaya gitmeden önce ılık süt içmek iyi uyumana yardımcı olur.Drinking warm milk before going to sleep helps you sleep well.
Merhaba. Size nasıl yardım edebilirim?Hello. How can I help you?
Bir ihtimal meşgul olursa, ona yardım et.If by any chance he's busy, help him.
O meşgul ise, ona yardım et.If he's busy, help him.
Yardım için bağırdı fakat kimse onu duymadı.She cried for help, but nobody heard her.
Gel bana yardım et.Come help me.