Yardımıma ihtiyacınız olursa beni arayın.Call me if you need my help.
Yardıma ihtiyacınız olursa beni arayın.Call me if you need assistance.
Geçen hafta size yardım edebildiğime memnun oldum.I'm glad I was able to help you last week.
Biz birbirimize yardımcı olmalıyız, doğanın kanunu bu.We must help each other, it's nature's law.
Bu bir yardımcı.It's a vice.
Bir ihtimal meşgul olursa, ona yardım et.If by any chance he's busy, help him.
O meşgul ise, ona yardım et.If he's busy, help him.
Yardım istedi, ama kimse gelmedi.She requested help, but no one came.
Bay White onlara yardım etmek istedi.Mr. White wanted to help them.
Keşke bize yardım etmek için burada olsa.I wish that he were here to help us.
Keşke o bize yardım etmek için burada olsa.I wish that he was here to help us.
Bana yardım etseydin, başarırdım.If you had helped me, I would have succeeded.
Senin yardımın olmasa başaramazdım.Without your help I would have had no success.
Başın belaya girerse ben yardım ederim, babam da eder.If you run into trouble, I'll help, and so will my father.
Korece konuşan bir yardımcıya ihtiyacım var.I need an assistant who speaks Korean.
Parkı temizlememize yardım ederek biraz zaman harcayabilir misin?Can you spend a little time helping us clean up the park?
Zor zamanlarda bana yardımcı olan sınıf arkadaşlarıma teşekkürler!Thanks to my classmates, who helped me during hard times!
Tom yardımımı istedi.Tom asked for my help.
Tom yardım istedi.Tom asked for help.
Gerçekten yardıma ihtiyacım yok.I really don't need help.
Onların yardımına ihtiyacı var.They need your help.
O kedinin masadan inmek için yardıma ihtiyacı var.That cat needs help to climb off a table.
Ona yardım etmesini söyle.Tell her to help him.
Yardımın olmadan başarılı olmazdım.Without your help, I would not have succeeded.
Bazen yardımı kabul etmek onu önermekten daha zordur.Sometimes, accepting help is harder than offering it.
Senin yardımına ihtiyacımız olduğu için buradasın.You are here because we need your help.
Biri bana yardım ediyor.Someone help me.
Tom karısına yardım ediyor.Tom is helping his wife.
Büyükbabama yardım ediyorum.I am helping my grandfather.
Ona yardım etmeye çalışıyorum.I am trying to help him.
O bana yardım ediyor.He's helping me.
Eti kendi başıma kesemem. Bana yardım et.I cannot cut the meat by myself. Help me.
Sana yardımcı olamam. Benim yardıma ihtiyacım var.I cannot help you. I myself need help.
Tek başıma bir boğayı kesemem. Bana yardım edecek iki kişiye ihtiyacım var.I cannot slaughter a bull by myself. I need two people to help me.
Neden ondan yardım istemiyorsun?Why don't you ask him for help?
Marika bana İngilizcede yardım eder.Marika helps me in English.
Hiç yemek pişirmede karına yardım etti mi?Have you ever helped your wife in cooking?
Bana Japoncada yardım edebilir misin?Can you help me with Japanese?
Esperanto dilinde "hoşça kal" ve "merhaba" demek istiyorum. Yardım edebilir misin?I'd like to say "goodbye" and "thank you" in Esperanto. Can you help me out?
Esperanto dilinde "hoşça kal" ve "merhaba" demek istiyorum. Yardım edebilir misiniz?I'd like to say "goodbye" and "thank you" in Esperanto. Can you help me out?
Ona Taninna'ya ev ödevinde yardım ettiğimi söyle.Tell her that I am helping Taninna with her homework.
Taşınırsam bana yardım eder misin?Would you help me if I moved?
O, insanlara nasıl yardım edeceğini biliyor.He knows how to help people.
Bana yardım etmeni rica ediyorum.I beg you to help me.
Bize yardım etmeni rica ediyorum.I beg you to help us.
Size o konuda yardım edeyim.Let me help you with that.
Yardım malzemeleri felaket bölgesine hızla ulaştırılmıştır.Relief supplies were raced to the disaster area.
Ben biliyorum ama ona yardımcı olamam.I know but I can't help it.
Bir dahaki sefere sana yardım edebileceğimi sanıyorum.I hope that I will be able to help you at some other time.
Kör bir adama yardım etmek bir nezaket eylemidir.Helping a blind man is an act of kindness.
Rehber köpekler görme özürlü insanlara yardım ederler.Guide dogs help blind people.
Akşamları orta derecede egzersiz uyumaya yardım eder.Moderate exercise in the evening helps induce sleep.
Akşam anneme yardım ederim.I help my mother in the evening.
Defansif sürüş kazadan kaçınmana yardımcı olabilir.Defensive driving can help you avoid accidents.
Yardımınıza ihtiyacım var. Ve ben sizin de başkanınız olacağım.I need your help. And I will be your president, too.
Bize yardım etmesi için ona güvenebiliriz.We can depend on her to help us.
"Bay Ogawa değil misin?" "Evet, öyleyim. Size yardımcı olabilir miyim?""Aren't you Mr. Ogawa?" "Yes, I am. Can I help you?"
Bize gerekli olan yardım bu.That's the help we need.
Ben sana yardım etmekten mutlu olurdum.I'd be happy to help you.
O, gönüllü olarak annesinin temizlik yapmasına yardımcı oldu.He voluntarily helped his mum clean.