Yardım çağırdık ama kimse gelmedi.We shouted for help, but no one came.
O kadar çok işimiz var ki alabileceğimiz her türlü yardımı kabul ederiz.We are so busy we'd take any help we could get.
O kadar yoğunuz ki alabileceğimiz herhangi bir yardımı alırız.We are so busy we'd take any help we could get.
Onun biraz yardım önermesini umdum.I expected him to offer some help.
Kendi kendine yardım en iyi yardımdır.Self-help is the best help.
Sözlük dil öğrenmede önemli bir yardımcıdır.A dictionary is an important aid in language learning.
Başkan gelmedi ama, yerine başkan yardımcısını gönderdi.The president did not come, but sent the vice-president in his stead.
Biz oraya bir araba yardımı ile gidebiliriz.We can go there with the help of a car.
Yanan arabalar, ölen insanlar vardı ve kimse onlara yardımcı olamadı.There were cars burning, people dying, and nobody could help them.
Bana yardım et.Lend me a hand.
Bana yardım et. Bunu yaparsan, daha sonra sana içki ısmarlarım.Give me a hand. If you do, I'll buy you a drink later.
Hey, lütfen bana burada yardım eder misin?Hey, could you give me a hand over here, please?
Biz size yardım ederiz, tamam mı?We'll help you, okay?
Ameliyat ona yardımcı olacak mı?Will surgery help it?
Yardıma ihtiyacı olan herkese yardım etmekten mutlu olacağım.I will be happy to assist whoever needs help.
Sana yardım edeyim. Çantan ağır gözüküyor.Let me help you. Your bag looks very heavy.
Bana yardım etmek zorunda değilsin.You don't have to help me.
Yardım edebilir miyim?Can I help?
Tüm yardımlarına teşekkür etmek amacıyla sana öğle yemeği ısmarlamak istiyorum.I'd like to treat you to lunch to thank you for all your help.
Bana yardımcı olur musun? Bu makineyi nasıl çalıştıracağımı bilmiyorum.Can you help me? I can't make out how to start this machine.
Bize yardımcı olacak birine ihtiyacımız var.We need someone to help us.
Bana yardım edersen seni akşam yemeğine davet ederim.I'll treat you to dinner if you help me.
Sana yardım etmemi ister misin?Do you want me to give you a hand?
Bana yardım etmen çok hoş.It's very nice of you to help me.
Bana Fransızcamda yardım etmek için bu hafta sonu biraz zamanın olacak mı?Will you have a little time this weekend to help me with my French?
Ev ödevi yapmam gerektiğinde erkek kardeşim her zaman bana yardım eder.When I have homework to do, my brother always helps me with it.
Ödevimde bana yardımcı olman çok hoştu.It was very nice of you to help me with my homework.
Bana ödevimde yardımcı olman çok hoş.It is very nice of you to help me with my homework.
Ödevimde bana yardım etmen çok hoş.It is very nice of you to help me with my homework.
Ödevime yardımcı olduğun için sana minnettarım.I'm thankful to you for your helping me with my homework.
Benim yardımıma ihtiyacınız olursa beni arayın.Call on me if you need my assistance.
Yardım gelene kadar katlanalım.Let's endure till help comes.
Yardımınızla ilgili minnettarlığımı ifade etmek istiyorum.I want to express my appreciation for your help.
Lütfen bana yardım et.Help me, please.
Yardımı karşılığında onu akşam yemeğine çıkardım.I took him out to dinner in return for his help.
İşe yarar bir yardım var mı?Is there any help available?
Yardım istemek için onun beni duymasında sorun yaşadım.I had trouble making him hear me calling for help.
Yardım için bağırmanın faydası yok. Hiç kimse seni duymayacak.There is no use crying for help. No one will hear you.
Lütfen yardım gönderin.Please send for help.
Bir yardım çığlığı duydum.I heard a cry for help.
Her kimin ihtiyacı olursa ona yardım et.Give help to anyone who needs it.
Birbirimize yardım etmek önemlidir.It is important to help each other.
Bütün kızlar birbirlerine yardım ettiler.All the girls helped each other.
Bana biraz yardım etsen iyi olur.It would be nice if you helped me a little.
Kız yardım için çığlık attı.The girl cried out for help.
Lütfen bana, yeni elbiseme uyan bir süveter seçmede yardım et.Please help me pick out a sweater which matches my new dress.
Maalesef şu anda size yardımcı olamam.I'm afraid I can't help you now.
Gerçek bir arkadaş bana yardım ederdi.A true friend would've helped me.
O, Allah bize yardım etsin! ' Dedi.He said, 'May God help us!'
O bana yardım edecek kadar kibardı.He was kind enough to help me.
Engelli insanlara yardım etmekten gerçekten hoşlanırım.I really enjoy helping disabled people.
Başkalarının yardımlarını beklememelisiniz.You should not expect the help of others.
Yardım getirtsek iyi olur.We'd better send for help.
Adamlar yardım için bağırdılar.The men cried for help.
Birkaç rehber kitap satın aldım, onların hiçbiri bana yardım etmedi.I bought several guidebooks, none of which helped me.
Bana bir kaç dakika ayırabilir misin? Yardımına ihtiyacım var.Can you spare me a few minutes? I need your help.
Hükümet, sanayinin gelişmesine yardımcı olmak için yeni bir program başlattı.The government started a program to promote industry.
Hükümet, gelişmekte olan ülkelere maddi yardımda bulundu.The government has increased its financial aid to the developing nations.
Sabun kiri çıkarmaya yardım eder.Soap helps remove the dirt.
Sabun kiri çıkarmaya yardımcı olur.Soap helps remove the dirt.