yardımım ile cümle
yardımım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!Ein Psalm Davids. HERR, ich rufe zu dir; eile zu mir; vernimm meine Stimme, wenn ich dich anrufe.
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!En psalm av David. HERRE, jag ropar till dig, skynda till mig; lyssna till min röst, då jag nu ropar till dig.
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!En salme av David. Herre, jeg kaller på dig, skynd dig til mig! Vend øret til min røst, nu jeg roper til dig!
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!HERRE, jeg råber til dig, il mig til hjælp, hør min Røst, når jeg råber til dig;
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!여호와여 내가 주를 불렀사오니 속히 내게 임하소서 내가 주께 부르짖을 때에 내 음성에 귀를 기울이소서
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!Mazmur Daud. Aku berseru kepada-Mu, ya TUHAN, tolonglah aku segera! Dengarlah aku bila aku berseru kepada-Mu
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!Ó Senhor, a ti clamo; dá-te pressa em me acudir! Dá ouvidos � minha voz, quando a ti clamo!
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!Pieśó Dawidowa. Panie! wołam do ciebie, pośpiesz się do mnie: posłuchaj głosu mego, gdy wołam do ciebie.
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!{Psalm Davidov.} O GOSPOD, kličem te, hiti k meni, čuj glas moj, ko te kličem!
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!(Salmo de David) Oh Jehovah, a ti clamo; acude pronto a mí. Escucha mi voz cuando te invoco
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!Salmo. Di Davide. ascolta la mia voce quando t'invoco
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!(Un psalm al lui David.) Doamne, eu Te chem; vino degrabă la mine! Ia aminte la glasul meu, cînd Te chem!
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!Žalm Dávidov. Hospodine, volám na teba! Ponáhľaj sa mi na pomoc! Počuj môj hlas, keď volám k tebe!
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!Žalm Davidův. Hospodine, k toběť volám, pospěš ke mně; pozoruj hlasu mého, když tebe vzývám.
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!"Ψαλμος του Δαβιδ." Κυριε, προς σε εκραξα σπευσον προς εμε ακροασθητι της φωνης μου, οταν κραζω προς σε.
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!מזמור לדוד יהוה קראתיך חושה לי האזינה קולי בקראי לך׃
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!مزمور لداود. يا رب اليك صرخت. اسرع اليّ. اصغ الى صوتي عندما اصرخ اليك.
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!〔 大 衛 的 詩 。 〕 耶 和 華 阿 、 我 曾 求 告 你 . 求 你 快 快 臨 到 我 這 裡 . 我 求 告 你 的 時 候 、 願 你 留 心 聽 我 的 聲 音
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!〔 大衛 的 詩 。 〕 耶和華 阿 、 我 曾 求告 你 . 求你 快快 臨到 我 這裡 . 我 求告 你 的 時候 、 願 你 留心 聽 我 的 聲音
Şimdi hatırladım... Dilenci gibi yaşasanda yardımımı istemeyecektin.Ah, aku ingat sekarang....Meski kau tinggal di rumah kami, kamu tidak mau ku bantu.
Şimdi hatırladım... Dilenci gibi yaşasanda yardımımı istemeyecektin.Ah, ik herinner het me nu...Zelfs al zou je een bedelaar zijn, je wilt mijn hulp niet.
Şimdi hatırladım... Dilenci gibi yaşasanda yardımımı istemeyecektin.Ah,imi amintesc acum... chiar daca locuim in aceeasi casa, tu nu vrei sa te ajut.
Şimdi hatırladım... Dilenci gibi yaşasanda yardımımı istemeyecektin.Ah, jag kommer ihåg nu...Även om du blir en tiggare, så vill du inte ha min hjälp...
Şimdi hatırladım... Dilenci gibi yaşasanda yardımımı istemeyecektin.빌어먹는 한이 있더라도 내 도움은 안받는뎄지 참.
Şimdi hatırladım... Dilenci gibi yaşasanda yardımımı istemeyecektin..או, אני זוכר עכשיו. אפילו שאת מרוששת, את לא צריכה את עזרתי
Şimdi hatırladım... Dilenci gibi yaşasanda yardımımı istemeyecektin.آه ,لقد تذكرت الآن .. على الرغم من أنك ستكونين فقيرة فأنتِ لا تريدين مساعدتي
Şimdi hatırladım... Dilenci gibi yaşasanda yardımımı istemeyecektin.スンジョ ちょっと来い
Vay canına, cidden yardımımıza ihtiyaçları var. Ama tek çıkış yolu yukarı çıkmak. Oraya nasıl geçeceğiz?Fajn.
Vay canına, cidden yardımımıza ihtiyaçları var.야, 쟤들이 진짜 우리 도움을 필요로 하는것 같은데
Vay canına, cidden yardımımıza ihtiyaçları var.Mand, de virkelig har brug for vores hjælp deroppe.
Vay canına, cidden yardımımıza ihtiyaçları var.Mereka benar-benar butuh bantuan kita di atas sana.
Vay canına, cidden yardımımıza ihtiyaçları var.Ragazzo, hanno davvero bisogno dl nostro aiuto lassù.
Vay canına, cidden yardımımıza ihtiyaçları var.يا رجل , انهم بحاجة لمساعدتنا فى الاعلى حقا .
Vay canına, cidden yardımımıza ihtiyaçları var.とにかくここから上に脱出しないと
Ve birer toplumsever olan Robert ve Jane Meyerhoff "Yardımımız dokunabilir" dedi.Die Philanthropen Robert und Jane <br/>Meyerhoff sagten: "Wir würden gerne helfen."
Ve birer toplumsever olan Robert ve Jane Meyerhoff "Yardımımız dokunabilir" dedi.Filantropowie Robert i Jane Meyerhoff oferowali pomoc.
Ve birer toplumsever olan Robert ve Jane Meyerhoff "Yardımımız dokunabilir" dedi.Iar Robert şi Jane Meyerhoff, filantropi, au spus: "Vrem să ajutăm."
Ve birer toplumsever olan Robert ve Jane Meyerhoff "Yardımımız dokunabilir" dedi.로버트와 제인 마이어호프같은 자선가들이 "돕고 싶다"고 말했지요.
Ve birer toplumsever olan Robert ve Jane Meyerhoff "Yardımımız dokunabilir" dedi.Los filántropos Robert y Jane Meyerhoff dijeron: "Nos gustaría ayudar".
Ve birer toplumsever olan Robert ve Jane Meyerhoff "Yardımımız dokunabilir" dedi.Og Robert og Jane Meyerhoff, filantroper, sagde, "Vi vil gerne hjælpe."
Ve birer toplumsever olan Robert ve Jane Meyerhoff "Yardımımız dokunabilir" dedi.Robert e Jane Meyerhoff, dei filantropi, hanno detto, "Ci piacerebbe dare una mano."
Ve birer toplumsever olan Robert ve Jane Meyerhoff "Yardımımız dokunabilir" dedi.Robert e Jane Meyerhoff, filantropos, disseram: "Queremos ajudar."
Ve birer toplumsever olan Robert ve Jane Meyerhoff "Yardımımız dokunabilir" dedi.Robert en Jane Meyerhoff, filantropen, wilden helpen.
Ve birer toplumsever olan Robert ve Jane Meyerhoff "Yardımımız dokunabilir" dedi.Robert és Jane Meyerhoff, emberbarátok mondták, "Szeretnénk segíteni."
Ve birer toplumsever olan Robert ve Jane Meyerhoff "Yardımımız dokunabilir" dedi.Robert et Jane Meyerhoff, philanthropes, ont dit: " Nous aimerions aider. "
Ve birer toplumsever olan Robert ve Jane Meyerhoff "Yardımımız dokunabilir" dedi.Và rồi Robert và Jane Meyerhoff, 2 nhà từ thiện nói :" Chúng tôi muốn giúp".
Ve birer toplumsever olan Robert ve Jane Meyerhoff "Yardımımız dokunabilir" dedi.Και ο Ρόμπερτ και η Τζέιν Μέγιερχοφ, φιλάνθρωποι, είπαν, "Θα θέλαμε να βοηθήσουμε."
Ve birer toplumsever olan Robert ve Jane Meyerhoff "Yardımımız dokunabilir" dedi.А філантропи Роберт і Джейн Меєргоф сказали: "Ми хотіли б допомогти".
Ve birer toplumsever olan Robert ve Jane Meyerhoff "Yardımımız dokunabilir" dedi.Филантропы, Роберт и Джейн Майрхофф, сказали: "Мы хотим помочь".
Ve birer toplumsever olan Robert ve Jane Meyerhoff "Yardımımız dokunabilir" dedi.ורוברט וג'יין מאירוף , תורמים, אמרו : "היינו רוצים לסייע"
Ve birer toplumsever olan Robert ve Jane Meyerhoff "Yardımımız dokunabilir" dedi.وروبرت وجين ميرهوف وهما فاعلي خير قالا: "نرغب بالمساعدة."
Ve birer toplumsever olan Robert ve Jane Meyerhoff "Yardımımız dokunabilir" dedi.ロバートは 「テレビでみる黒人の子供たちの
Yardımıma ihtiyacın olursa söyle.És szólj, ha segíteni kell.
Yardımıma ihtiyacın olursa söyle.Et dis-moi si je peux t'aider.
Yardımıma ihtiyacın olursa söyle.Και αν χρειαστείς βοήθεια ζήτησε μου.
Yardımıma ihtiyacın olursa söyle.واذا احتجت لمساعدة اخبريني
Yardımıma koş, Ya Rab, kurtuluşum benim!(37:23) поспеши на помощь мне, Господи, Спаситель мой!
Yardımıma koş, Ya Rab, kurtuluşum benim!(38:23) Viens en hâte à mon secours, Seigneur, mon salut!
Yardımıma koş, Ya Rab, kurtuluşum benim!Apressa-te em meu auxílio, Senhor, minha salvação.
Yardımıma koş, Ya Rab, kurtuluşum benim!apresúrate a socorrerme, oh Señor, salvación mía